Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

DOĞRU İŞ

Zeki KAYALP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Ocak 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Futbol sektörü içinde en doğru işi yapanların başında MHK gelmektedir. Sezon öncesi, sezon içi ve sezon arası yapılan testler, verilen seminerler, eğitim açısından gerçekten çok olumlu. Bizim gibi kapalı toplumların, farklı ülkelerden kronlanmış spor haberciliği ile yaptığı programlar ve yazılan yorumları düşündüğümüzde, hakem camiasının bu olumsuz eleştiriler karşısında neden dönem dönem zihinde maç yönetemediklerini anlayabilirim.

Doğrusu ve yanlışı ile Nazım Burgul'un MHK başına gelmesi, hakemlerin eğitimine bir hız ve ivme kazandırmıştır. Eğitmen bir kişiden de zaten bu beklenirdi. Sezon içinde en çok eleştiriyi alan kesim olmalarına rağmen, koymuş oldukları hedefe ulaşma adına, yapılan eleştirileri olgunlukla karşılayarak, mücadele azminden vazgeçmeyip her zaman daha iyisini nasıl yapabilirim mantığı ile hareket etmeleri, bu camianın geleceği adına çok önemli bir olgudur.

Yöneticilerin, antrenörlerin ve futbolcuların farklı farklı yönlerden estirdikleri rüzgarlar içinde erezyona uğramadan verdikleri mücadele, bence futbolumuz adına olumlu bir sinyaldir. Bu kurumun başındaki kişi, yarı sezonu değerlendirirken biz bu noktalarda hata yaptık diyebilecek kadar onurlu, olgun ve kendinden emin özeleştiri yapabiliyorsa, verilen mesajın herkes tarafından iyice algılanması gerekmektedir.

Hiç bir yöneticinin ve antrenörün ben burda yanlış yaptım dediğini duyar mısınız? Genelde HAYIR. Çünkü gelecekteki hedefleri yalnızca maddi veya ranta yönelik olduğundan, kendi yaptıkları hiç bir işi özeleştirmek istemezler.

Ama hakemlik camiasında bu genelde böyle olmaz. Çünkü, onların hedefi toplumu memnun etme üzerine kurulmuştur.

Bir kere şunu herkesin çok iyi bilmesi gerekmektedir.

Psikolojik olarak pamuk ipliği üzerinde yaşayıp pozitif düşünceden uzak kalmış bir toplum yapısı içinde, verilecek mesajların çok büyük önemi ve anlamı vardır. Tabi, mesajları nasıl aldığınıza bağlı.

Sabah kalkıp işe gitmeden önce gazete başlıklarına bakıyorsunuz. YİNE KAZA. İşe varıyorsunuz. Sekreteriniz size geri dönen çeklerden bahsediyor. Öğleyin bir saatlık yemek arasını değerlendirmek istiyorsunuz. Trafiğe sıkışıp kalıyorsunuz. Bir diğer gün çocuğu okula götürmek istiyorsunuz. Meğer okulda grev varmış. Çocuğun sınav zamanı gelmiş. Bir akşam oturup çalıştırmak istiyorsunuz. Pat.... elektrikler gitmiş. Aybaşı maaşı alıyorsunuz. Görebilene aşkolsun. Yaz ayında tatile gidip bir yıllık stresi atmak istiyorsunuz. Telefon çalıyor. Yan komşunuz rahmetli olmuş. İşleri yoluna koydum derken, bir de bakmışsınız ya KANSER ya da KALP'den gitmişsiniz.

Sporun günlük hali de sosyal yaşantımızdan farklı değil. Kulüplerde para yoktur deniyor. Bir de bakmışsınız hayal edilemeyecek paralar harcanıyor. Spor politikası üretin diyoruz. Bir de bakmışsınız rant politikası dünya rekoru kırmış. Politikaya girmek istiyorsanız, bir kulüp yöneticisi olup tonlarca para harcamak yeterli. Kişi, kurum, kuruluşları mı eleştirmek istiyorsunuz? Çıkınız canlı yayına konuşabileceğiniz en yüksek tonda sesinizi duyurunuz. Kendi özel işinizi futbol için kullanmak mı istiyorsunuz? Doğru adres FUTBOL.

Menfaat beklentiniz mi var? Sporun içerisinde olmanız yeterli.

İşte, böylesi psikolojisi, stresi, siniri ve asapları bozuk, çıkarların ön planda olduğu bir toplum yapısında futbol hakemliği yapıp başarılı olmak mucizelere kalmış. Saniyenin binde biri kadar az bir zamanda doğru veya yanlış karar üretip insanları memnun etmek, daha sonra cüzi bir maaş alıp bütün ülke insanı ile akraba olmak gerçekten her babayiğidin hakkı değildir. Hele hele memnunluk getirmek. Hiç mümkün değil.

Bu olumsuzluklar içinde hakemlik müessesinin dimdik ayakta durduğu, tüm eleştirilere rağmen eğitimden taviz vermeden on sekiz trilyonluk bir futbol piyasasında "ben işimi cüzi miktarlara yapmaya çalışıyorum" mesajını vermesi bence takdir edilecek bir durum. Bunun adına siz ne derseniz deyin ama ben DOĞRU İŞTİR derim...

   754 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   SON NOKTA
15 Ağustos 2008, Cuma   Tuhaf işler...
02 Ağustos 2008, Cumartesi   Üçüncü dünya harbi...
29 Haziran 2008, Pazar   Keçiören Belediyesi, Forest Green ve bizimkiler...
14 Haziran 2008, Cumartesi   Federasyon seçimi hakkında...
01 Haziran 2008, Pazar   Sponsorluk kongresi ve bizimkiler...
29 Mayıs 2008, Perşembe   Üniversite oyunları ve kendi ligimiz...
24 Mayıs 2008, Cumartesi   Mağusa'da birleşim...
17 Mayıs 2008, Cumartesi   Bayan Futbolu hakkında...
12 Mayıs 2008, Pazartesi   Doğa boşluk tanımaz...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital