Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Altın adam Ramazan
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Spor ve sanat bir arada
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Bir Zamanlar Larnaka

Bedia BALSES

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Temmuz 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

-Denizin Mavisine Hasret Kalanların Şehri-

Başımı yastığa her koyuşumda

Mersin kokan zamanlar uzaklaşır

Kend(t)imden gö(e)çerim...

Denizin mavisine müptela olmuş, tuzlu tadını rehber edinmiş bir şehrin, anıları, şiirleri ve hayalleriyle büyümüş bir çocuğum. Göçün soğuk yüzüne geçmişini, dostlarını, maviliğini, denizini, martılarını bırakan bir ailenin, doğduğu yerleri anımsamayan temsilcisiyim. Tıpkı Elif Şafak'ın dediği gibi hissedenlerdenim:

"Gidersin. Gittiğinde yanardağ gibi seni dışına püskürtüverir şehir. Belki de hep böyle sürer gider bu. Belki de sonu yoktur bunca göçebeliğin. Belki de döner ve gider, gider ve dönersin. Kendi ayak izlerinde yürüye yürüye geçtiğin yolları silersin."

İşte kendi ayakizlerimi takip ettiğim bir zaman çizgisinde Larnaka sevdasıyla büyüyen iki genç ve güzel insanın çalışmasıyla kesişti yolum. Müge Orun Ertorun ve Emir Ertorun'un İskele Festivali çerçevesinde açmış oldukları "Bir Zamanlar Larnaka" isimli fotoğraf sergisi koskocaman tarihi, yiten nice değeri, lakapları, sineması, panayırı, müzik grupları, güzellik yarışmaları, yelken yarışlarıyla ve daha nice nice siması, insanıyla ünlü Larnaka'yı ayağımıza kadar getirdi. Öyle karelere, öyle insanlara, öyle anılara tanıktı ki bu isimler, geçmişini arayan, doğduğu yerleri anımsamayan, Larnaka masallarıyla büyüyen bizlere ve ailelerimize eşsiz bir armağan gibiydi. Onlarla yaptığım görüşmede duydukları heyecanı, yaşadıkları zorlukları, duygusal anları konuştuk. 1930'lara kadar dayanan fotoğrafların sergiye taşınabilme sürecini anlattılar. Tüm İskele Halkı'nın kendilerine nasıl destek verdiklerini, ellerinde olan binlerce fotoğraftan sadece 300'ünün sergide kullanıldığını, yeni projeleri olduğunu ve bu çalışmalarının süreceği müjdesini verdiler. Bu serginin hazırlık döneminde kültür ve sanata verdiği değerle de bilinen İskele Belediye Başkanı Halil Orun, 1968-1974 yılları arasında yapılan Larnaka Deniz Festivali haberlerinin derlenmesinde Halkın Sesi ve Altay Sayıl, arşivlerindeki fotoğrafları paylaşan Dr. Serdar Saydam ve Turgut Göker gibi isimlerden büyük yardım aldıklarını belirttiler. Yine de en anlamlı desteğin İskele Halkı'ndan geldiğini vurgulayan Müge ve Emir, en büyük zorluğun Larnakalılar'ın savaş zamanından kurtarabildikleri fotoğraflarını vermekte tereddüt yaşamasını, anılarını yeni baştan kaybetmekten duyulan korkuları olduğunun altını çizdiler.

Bu genç ve güzel insanlar sevdayı şimdiye, esirliği geçmişe, duruluğu, yalınlığı zamana, kayıp olan yitikliği anılara, Larnaka'yı Larnakalılar'a kavuşturarak tarihin tozlu raflarını emekle araladılar. Bir zamanlar ne olduğumuzu, kim olduğumuzu, nelere sahip olduğumuzu, neler dinleyip, ne seyrettiğimizi, ne giyip, ne yediğimizi, nereleri gezdiğimizi, nasıl su katılmamış deniz kokulu çocuklar olduğumuzu hatırlattılar. Kıbrıs'ın kendi kimliğiyle ayakta durduğu zamanlardan, gerçek aşklardan ve acılardan kesitler sundular. Şimdi birer yıldız gibi uzaktan gülümseyenlerden haber uçurdular.

Larnaka'nın tahta iskelesine, Tuz Gölü'ne, Hala Sultan Tekkesi'ne, Mücahitler Gazinosu'na, şimdi aynı olmayan, aynı kalmayan güzelliklere can suyu kattılar. Maviye, denize, martıya hasret İskele'lilere, anılarında yaşattıkları Larnaka'dan bir tutam deniz kokusu saldılar. Müge Orun Ertorun ve Emir Ertorun'a yaşattıkları güzelliklerden dolayı deniz kokan tüm çocuklar adına teşekkür ederim.

**********

Şarkılar Bizi Bekler

Larnaka'nın sahilinde

Taşlı-kumlu anılar

Yarin bal dudağında

Deniz tuzu tadı var

Larnakalım, esmer tenlim

Kara gözlü dilberim

Sahiller bizi bekler

Haydi gel yürüyelim

Martılar ağlar şimdi

İskele öksüz kaldı

Larnaka'nın hasreti

Aşkımızı da yaktı

Larnakalım, esmer tenlim

Kara gözlü dilberim

Sahiller bizi bekler

Haydi gel sevişelim

Bedia Balses

****************

Larnaka'dan Uzakta

Dün gece sisli sahilleri adımladım

Anılarım şıpırdadı ayaklarımda

İlk kez Larnaka'dan uzakta

Duydum yalnızlığımı,

Dün gece sisli sahillerde kend(t)imi aradım...

Cemal Balses

**********************

Kapılar Açıldıktan Sonra

Kapılar açıldıktan sonra İskeleye gittim.

Türk mahallesine küçük iskele yanından girdim.

Hayret! Lambiroların yazıhanesi yok!

Ağaçlar yok! Altında oturanlar yok!

Cami yoluna döndüm.

Yusuf Hoca yani Mulla Yusuf yok!

***

Kalenin karşısında Aslan Garaj yok.

Ali dayının sıcak hellim kokusu yok!

Behlül'e çağıran Ayten aba yok!

Denizde yıkanan Deli Eşref yok!

Ona eşlik eden Sancaktar da yok!

***

Sola döndüm, sinemaya doğru yürüdüm.

Pasta kokusu yok,

Anladım, Hasan Subaşı yok!

Cennet Sineması'nda afişler yok,

Bu hafta 'Seven ne yapmaz?'

Haftaya 'Camoka'nın İntikamı'

Filmleri çağıran Şakir yok!

Bir ümitle Tuz İskelesine gittim.

Sandallar var, balıkçılar yok...

Ağlar kuruması için güneşe asılmadı.

Ağları tamir eden Hacı Sadık yok.

Bekir dayı yok! Denize dalan yok,

***

Yıllar sonra kasabasına dönen yalnız bir kovboy gibi

Şaşkın şaşkın bakındım etrafıma.

Bu gördüğüm benim İskelem değil

Sevdiğim hiç bir şeyden eser yok!

Hüseyin Garip

(kaynak: www.serdarsaydam.com)

******************************

Zamana Asılı Mektuplar

Doğduğumdan beri isimlerine aşina olduğum, hikayeleriyle büyüdüğüm kişiler ve mekanlar hiç görmesem bile yaşamımdaydı. Hummuscu Halilloggo, Re Fadıl, Güzel Kemal, Berber Çulli, Makinist Ahmet, Helvacılar, Sağır ve Dilsiz Üveci, Lambirolar, Re Fadıl'ın meyhanesi, Babutsa mahallesi, Makenzi Plajı, Larnaka Deniz Panayırı, Larnaka Esir Kampı, Burnusuz Salih'in Galifi, Cennet Sineması, kafamdaki Larnaka'nın sadece bir kaç parçasıydı... Bu yerler ve kişiler babam (Halil Orun) tarafından masal gibi anlatılırdı. Her nedense bu kişileri kafamda birer masal kahramanı gibi canlandırıp o yerleri de çok farklı hayal ederdim. Kapılar açıldıktan sonra babamla Larnaka'ya gittiğimizde kafamada canlandırdığım yerleri görme şansı buldum. Ama hiç bir mekan bize anlatılan yerler kadar güzel ve sıcak değildi. Masal kahramanlarımızın hiçbiri anlatılan yerlerde değillerdi. Bu yüzden Larnakalılar'ın anılarında, yüreğinde kalan zamanları, olayları, kişileri ve mekanları yeniden İskele'ye taşıma fikri oluştu. Kendimizin birer aynası olan bu sergiyi, taşıdığımız ve hissettiğimiz Larnakalı ruhu adına gerçekleştirdik.

Müge Orun Ertorun

*****************

Başucu Kitaplarından

Belki de hayattan beklediğimiz saadet onun bize borçlu olduğundan fazlaydı. Bizler gençlik yaşımızda hakikatin ille hayalimizle uymasını istiyoruz.

İki Gelinin Hatıraları (Honore De Balzac - Mavi Yelken Yayıncılık)

***************

Hayat, insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır.

Gabriel Garcia Marquez

************

   1716 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ağustos 2008, Cuma   Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Kristal Kelimeler
08 Ağustos 2008, Cuma   YANGIN
01 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR ÖLDÜRÜLMESİN
28 Temmuz 2008, Pazartesi   ‘O’ DAR KORİDORDA
18 Temmuz 2008, Cuma   Döşünden Yaralı Dağlar
13 Temmuz 2008, Pazar   GECENİN “ÖTEKİ” ŞİİRİ
04 Temmuz 2008, Cuma   KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ
27 Haziran 2008, Cuma   Bırak Saçlarını İstanbul Rüzgarına
20 Haziran 2008, Cuma   BAŞKALDIRICI HAZİRAN
14 Haziran 2008, Cumartesi   UÇAKLAR DÜŞERDİ ARAMIZA


Yorum Sayısı:   3
  sanat=insan         - kibris 12 Temmuz 2007, Perşembe 22:18 
Sanat=insan
insan=sanat
  Ayse Karanfil         - Mağusa 10 Temmuz 2007, Salı 05:25 
Yorum yaparken, eleştiri yaparken sağlıklı yapalım lütfen. Sanat gündemini bu kadar takip ediyorsanız eğer H,Çakmak ın yeni çıkan kitabı ve hala süren Bir Zamanlar Larnaka sergisi iin yazılmış iki yazı için bu yorum. Yani ikisi de sanatsal etkinlik. İsterseniz kişisel değil de gerçekten de sanat adına yapın eleştirinizi. Komik oluyorsunuz.
  ayşem gül         - girne 07 Temmuz 2007, Cumartesi 17:11 
2 haftadır aynı şeyi yapıyorsunuz...geçmişe ait birtakım bilgileri alıp sayfanıza koyuyorsunuz.. insanların larnaka sewgilerini we hasretlerini sayfanızda kullanıyorsunuz.. sanat sayfası bu değil,,lütfen artık sanat yapın ya da sayfanızın ismini değiştirip sayfanıza "geçmişe ait bilgiler" ismini koyunuz...


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital