|
Daha tanışalı iki yıl bile olmadı ...
Temiz, mert ve güven verici görünüşünün yanında, saygı da uyandırdı bende...
Zaman geçtikçe yanılmadığımı anladım.
Sevilip sayılmaya değer bir insandı...
Asker kökenli olması, katı bir disiplinle yetiştirilmesi, yaşadığı bazı şanssız olaylar onun sevgi dolu yüreğini nasırlaştıramamıştı anladığım kadarıyla...
* * *
İki küçük oğluna hem anne, hem baba olmuş yıllarca...
Oysa zaman acımasızca geçip gidiyordu...
Çocuklar büyüdü, iki fidan oldu...
Az daha yuvadan uçup gidecekler. Geriye ya dönecek, ya da onları savuran rüzgarların peşisıra sürüklenecekler... Ama alın yazıları güzel olacak mutlaka... Çünkü; baba gereken her şeyi fazlasıyla yaptı onlar için. Daha çok şey yapacak...
* * *
Ya kendisi, ne yaptı kendisi için?..
Yalnızlığa, tek başınalığa mı mahkum etti kendi kendini?..
* * *
Akşam üstleri eve gittiği zaman, var mıydı onu kapıda bir karşılayanı, bir hoşgeldin diyeni?..
Günün nasıl geçti?.. Yorulmuşsundur, hadi bir kahve içelim diyeni?..
* * *
Sevgili arkadaşım belki bu gün farketmiyor bu eksikliği... Çünkü daha çok genç...
Kendini oyalayacak çok şeyi vardır belki...
Kitap okuyor, konserlere, sinemaya gidiyordur arkadaşlarıyla ama nereye kadar?..
Birkaç yıl sonra, çocuklar da uçup gidince yuvadan temelli, ne olacak?..
* * *
Kimsenin özeli beni ilgilendirmez. Kimsenin yaşantısını kimseninki ile kıyaslamam. Ama onu yıllar önce gurbete uğurladığımız kardeşime benzettim fiziksel olarak. Sessiz ve sevgi dolu yüreğiyle... Mutlu olsun istedim... Mutluluğu ertelemesin istedim...
* * *
Bu düşündüklerimi ona söylemeye cesaret edemedim. Vakit geç olmadan, böylesi bir yol buldum kendimce...
* * *
Fazlaca düşünmeye de gerek yok ki...
"Varsa yüreğine sinmiş bir can, bir nefes
Hiçbir şey için kendini feda etmeye değmez.
Uzat ellerini elbet sevdiğin seni bekler
Unutma kardeşim mutluluk ertelenmez..."
***********
ARALIK KAPI
Sevilây SADIKOĞLU
erişilmez sevgilim
gözlerimdeki hüzün senden kalma
yüzümün gülmeyişi senden
kıpkızıl batarken her akşam güneş
bir bıçak daha saplanır yüreğime
kırmızıya boyanırım
aşk sensin
hüzün de
mutluluk ne diye sorma sakın!
giderken,
göğsümden söküp aldığın yüreğimde gizlenen
kutsal bir şeydi o...
geceler boyu gözyaşlarım boğar beni
alın yazımla boğuşurum,
silemem.
sabah olur, sarıya boyanırım
sevdan terketmez beni gün boyu
nereye gitsem hep sen varsın
bazen bir çocuk kadar haşarı
bir heykel kadar mağrursun hayalimde
ve yıllardır taptığım adamsın sen.
çekip gitsen de apansız,
gülüşün dolar ya yüreğime
unuturum herşeyi
gökkuşağına boyanırım...
geceler boyu yollarını gözlerim
gel derim gelmezsin
öylesine özlerim ki seni,
tüm renkler silinir de dünyamdan
siyaha boyanırım...
aşk sensin, hüzün de
mutluluk ne diye sorma ne olur!
bir daha elini tutamayacağım,
her gece rüyalarımda
bir görünüp bir kaybolan
erişilmez sevgilim, sensin o...
************
İLKBAHARDA
Kış geri döndü gözlerime
Mevsimler şaşırdı
Yağmurlar bir türlü dinmek bilmedi
Sen gideli bir türlü durulmadı denizler
Yıllar geçer
Tam bitti derken
Yeniden çıkagelir hüzün
Sarar tüm benliğimi
Kahrolurum...
İlkbaharlarda
Kış geri döndü gözlerime
Yağmurlar bir türlü dinmek bilmedi...
S.S.
|