Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Altın adam Ramazan
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Spor ve sanat bir arada
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

MARİFET İLTİFATA TABİDİR

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Nisan 2007, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sevilay Sadıkoğlu'nun kaleminden...

 

Geçenlerde Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi öğretim elemanı arkadaşlarla, öğrencilerin başarılarının çalışma şartlarının rahatlığından kaynaklandığından söz ediyorduk.

Ben de gözlemledim. Doğrusu o fakültede öğrenci olmayı çok isterdim. Hocalarla öğrenciler öylesine güzel bir iletişim kurmuşlar ki, takdir etmemek, onlara gıpta etmemek insanın elinde değil...

Söz dönüp dolaşıp "marifet iltifata tabidir" sözüne geldi. Bu söz konuştuğumuz konuyla bire bir örtüşüyordu.

Akşam Prof. Dr. Üstün Dökmen'in "Küçük Şeyler" adlı kitabını okurken karşıma "Marifet İltifata Tabidir" başlıklı bir yazı çıkmaz mı?

Yazıyı aynen size de aktarıyorum.

Dilimizde, dünden gelen birtakım atasözleri var. Bugün bunlardan bazılarını hâlâ beğeniyoruz, bugünkü bilgilerimize uygun buluyoruz, bazılarını ise beğenmiyoruz. Örneğin "Kızını dövmeyen dizini döver" sözü, eğitim psikolojisi kapsamındaki günümüz bilgileriyle bağdaşmıyor, tedavülden kalkmış gözüküyor. Ancak bazı atasözleri hâlâ geçerli. Bunlardan birisi şu; "Marifet iltifata tabidir."

"Marifet iltifata tabidir" sözü, bir insanda bir beceri geliştirmek istediğimizde, o insana iltifat etmek gerektiğini belirtiyor. Bu söz, psikolojideki edimsel şartlama yaklaşımını adeta özetlemektedir.

Edimsel şartlama kısaca şu: Bir insan veya hayvan, belirli bir uyarıcı karşısında bir davranış sergilediğinde, eğer bir pekiştireç elde ederse-örneğin bir yiyecek veya aferin alırsa-gelecekte aynı davranışı sergileme ihtimali artar. Köpeğiniz, adını söylediğinizde yanınıza gelme ihtimali yükselir. Ya da diyelim ki bir çocuk eline bir kitap aldı ve resimlerine bakmaya başladı; siz ona "aferin" derseniz, gelecekte çocuğun aynı davranışı tekrarlama ihtimali artar.

Kısacası siz, hayvanlara veya insanlara, bir şekilde iltifat ederseniz, onların kendilerine özgü marifetler-beceriler edinmelerine katkıda bulunmuş olursunuz.

(Bu noktada şunu belirtmekte yarar var: Edimsel şartlamada, dış kaynaklı-güdümlü bir öğrenme, daha doğrusu bir "öğretme" söz konusudur. Çocuğun yaşı büyüdükçe, dışarıdan verilen geribildirimlerin-pekiştireçlerin yerini iç kaynaklı aferinler almalıdır. Örneğin bir genç, birileri ona "aferin" dediği için değil, başarmaktan haz duyduğu için çalışmalıdır. Ancak çocuklar büyüdüklerinde, dışarıdan verilen aferinler, azalarak da olsa devam etmelidir. Yetişkinlerin de, ara ara da olsa aferine ihtiyaçları vardır.)

Marifet iltifata tabidir sözü, geleneksel kültürümüzün sezgi gücünü sergiliyor. Gerçi somut-soyut (yani yiyecek vererek veya överek) iltifat etmek, beceri geliştirmede tek yol değildir. İnsanlar hatta hayvanlar, model alma veya keşfetme yoluyla da öğrenirler. Ancak pekiştireç verme-iltifat etme de öğretmede önemli bir yoldur.

Okulda aferin, evlilikte iltifatın her türlüsü, işyerinde para-övgü, sokakta teşekkür, insanların gelişmelerine, mutlu olmalarına yol açar.

 

Benim ülkem ne zaman ki

Resim, müzik, beden eğitimi öğretmenlerinin

Kapısında kuyruk olacak,

Biz o zaman resimde, müzikte, sporda ve

Bunların etkisiyle bilimde daha başarılı olacağız.

Bilime, sanata, spora iltifat

Kişiler iltifat yoluyla gelişebilirler; aynı zamanda çevrelerine iltifat ederek veya etmeyerek çevrelerini şekillendirirler. İbn-i Sina "Bilim ve sanat iltifat görmediği ülkeyi terk eder" demiş.

Eğer bilime, sanata iltifat ederseniz bunları geliştirirsiniz. Doğaya iltifat ederseniz, doğal yaşamı korursunuz. Ava iltifat ederseniz, doğal yaşamı zedeleyebilirsiniz.

Spora iltifat ederseniz sporu geliştirirsiniz. Gördüğüm kadarıyla toplum olarak spora yeni yeni iltifat etmeye başladık. Ben ilkokuldayken, resim, müzik, beden eğitimi derslerinde çoğunlukla matematik yapardık. Günümüzde artık böyle değil, resim dersinde resim yapılıyor. Ancak yine de toplumca, futbol dışındaki sporlara yeterince ilgi göstermediğimizi düşünüyorum. Halen okullarımızda veli-öğretmen görüşmelerinde fizik, matematik öğretmenlerinin kapısında kuyruklar oluşuyor da, ne hikmetse resim, müzik öğretmenlerinin kapılarında kuyruklar oluşmuyor...

 ********************

"WEISMAN VE KIZILYUZ"

Yakın Doğu Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Kulübü, bu eğitim yılının ilk oyununu sahneliyor. G.Tabori'nin yazdığı "Weisman ve Kızılyüz" adlı oyun 12 Nisan Perşembe akşamı saat 20:30'da Yakın Doğu Üniversitesi AKKM'de sahnelenecek.

Issız bir dağ başında yolunu kaybeden bir Yahudi ile Westerin filmlerinden figüran rollerine çıkan bir "Kızılderili" arasındaki çatışmayı "Ahlaki bir maç"a dönüştürerek ele alan oyun; kara mizah ile trajik olanı, yer yer acıtan bir gerçeklik ile, yer yer de grotesk bir biçimde ele almaktadır.

Tarih boyunca evrimleşen ırkçılığın ve soykırımın dramını, kara komedinin çarpıcı etkisi ile yansıtmaya çalışan deneysel bir çalışma.

Yönetmenliğini İbrahim Altıok (Sahne Sanatları Fakültesi Öğr. Gör.)'un

Sanat danışmanlığını Yrd.doç.Zerrin Akdenizli (Sahne Sanatları Fakültesi Öğr. Gör.)'nin yaptığı;

Yönetmen yardımcılıklarını Özlem Özkaram (K T Devlet Tiyatroları) ve Nergül Tuncay (K T D T);

Reji Asistanlıklarını ise Feride Sarıdaş (Sahne Sanatları Dramatik Yazarlık ikinci sınıf)

Akile Kıvanç Rıza (Sahne Sanatları Dramatik Yazarlık ikinci sınıf) yaptılar.

Oyuncular:

Alkım Seven (Tiyatro Kulübü)

Orkun Avcı (Tiyatro Kulübü)

Dilek Yıldızbaş (Tiyatro Kulübü)

Murat Ölmez (Tiyatro Kulübü)

Hayriye Gerçiler (Tiyatro Kulübü)

**************

Sevdalar siparişle gelmiyor

Bir vitrin camından da seçilmiyor

Gelip bir yerlerden

Yerleşiveriyor yüreklere

Bir daha gitmiyor

S.S.

   1927 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
19 Ağustos 2008, Salı   İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları...
14 Ağustos 2008, Perşembe   Tatil notlarım... Karadeniz’e yolculuk...
24 Temmuz 2008, Perşembe   İçimizden biri: Arif Albayrak
15 Temmuz 2008, Salı   Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...
09 Temmuz 2008, Çarşamba   Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...
17 Haziran 2008, Salı   Çocuğuma okul arıyorum...
10 Haziran 2008, Salı   Ölüm
29 Mayıs 2008, Perşembe   Öğretmen olmak...
21 Mayıs 2008, Çarşamba   Kendi dünyasında tanrı olmak...
23 Nisan 2008, Çarşamba   Sen Kaderimsin...


Yorum Sayısı:   1
  dilek yıldızbas         - istanbul 25 Haziran 2007, Pazartesi 03:13 
bu oyunda oynamak benim icin cok buyuk bı gururdu.oynun üstünden bu kadar zaman gectikten sonra bu yazıyı görmek ccok mutlu ettı benı.tiyatro bir hayattır.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital