Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Aşırı hız yine affetmedi: 1 ölü, 4 yaralı
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı
Kendi tabancasıyla öldürüldü
Dikkatsizlik kazaya yol açtı: 5 yaralı
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak
Kebapçı dükkanındaki yangın korkuttu
Nehir, cinayeti reddetti
Uyuşturucu zanlısına 15 bin YTL'lik teminat
Liderlerin gündemi federal yönetim
Kalpazanlığa 8 gün daha

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



GÖÇMEDEN GELSEYDİ BARIŞ

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Şubat 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

göçmeden gelseydi barış!

göçmeden umuttan ve inançtan!

bu hırıltıların tacizinde

sağ eli sol eliyle kavgalı

gölgesiyle davalı bizlerden sıyrılıp

açsaydı elverişli bir araziye

yanağını dayamış bir nergis gibi

inkar ederken bildiği tüm adresleri

yattığı tüm coğrafyaların yaygaralarına rağmen

bir tokat gibi vursaydı iyileşemeyen tarih yaralarımızın

ve yanılgılarımızın suratlarına

ilk günkü kiniyle nasıl dayanırsa kapıya bir ihanet acısı

bir günah eliyle koymuş gibi nasıl bulursa bizi

zincirini henüz koparmış bir mahkumun heyecanıyla

tüm aheste şarkılardan firar ederek

ahlaksız bir aşk

kabuksuz yara

kendini baharlardan ayıklayan tufanlar gibi

gelseydi barış

hani gecenin bir yarısı uyanır yağmurun damları dövmesiyle insan

hani soğuk bir gün ışığına bile kurban verir badem, çiçeğini, düşünmeden

hani lafa girer bir sevinç hiç hesapta yokken

tekerrür eder kavurucu bir hüzün hazana kanıp

ve durup dururken gücenir rahmine bu şehir

öyle gürültülü, öyle sarsıcı, öyle ansızın

gelseydi barış

kendine rumuz beğenip bir şiir gibi gelseydi

bir şiir ki; bütün vahşeti aşağılayan

kilitleyen savaşın rehavetlerini dipsiz bir kuyuya

inkar edilemez ve iyileşme ihtimalsiz bir şiir gibi

çıplak, çiğ ve törpülenmemiş gelseydi

tam da annem beni ağlarken

iflasa sürüklenmeden hayal kırıntılarımız

çarmıha gerilmiş İsa kadar acımışken beklemekten kalplerimiz

öylesine yalnız, öylesine bitkin, öylesine mecalsizken

öylesine hevessiz, öylesine ülkesiz, öylesine dilsizken

kapısız bir ev gibi içi dışı birbirine karışmışken

ergenleşmiş ihtimallerin hepsinden sırasıyla nasibimizi almışken

dikenine yabancı bir gül

gülüne yabancı bir bülbüle dönmüşken

ortaya atılmış bir azar gibi her birimiz

havada asılı kalmışken tam da

gelseydi

gelseydi

bu endişelerin girdabına yakalanmadan

bu kavgaların hortumları bizi bir oraya bir buraya savurmadan

aynalar bizi bu perişan suratlarda bulmadan

bulmadan tarih bizi daha fazla

daha çok korkmadan

annem beni daha çok ağlamadan

gelseydi barış

göçmeden!

BESTE SAKALLI

 

************************************

TÜRBAN, SANAT VE BÖLÜNMEK

2007'de miydi yoksa 2006 mıydı? Uzay turizmi tartışılıyordu

Yıl 2008, Amerikalı ve Singapurlu bilim adamları kansere umut olabilecek ilacı tartışıyor

Dünya krizi nasıl atlatsın diye çözüm yarışında

İngilizler nezle virüsünün gelişimini incelemek için fareye nezle bulaştırıyorlar

Avustralya 'online mahkeme' sistemine geçiyor

Türkiye de türbanı tartışıyor, hem de ciddi ciddi

Meydanlar hınca hınç milyonlarca insanla dolu

Dünya gündeminden bu kadar uzakta böylesi argümanlarla çalkalanıyorlar

Kendi dilinden, kendi dininden ve kendi coğrafyasından insanlar

Birbirine bölünüyor

Bağıra bağıra bölünüyor Türkiye

Türbanlılar türbansızlar olarak ayrılırken

Aslında sinsi bir yasanın bedelini ödediklerinin farkında değiller

Kendi kapı komşusuna düşman eden bir yasa, hem de yüksek oy farkıyla

meclisten vize alıyor

Şimdi şiirlerde geçecek artık bölünmemiş bir ülkeye hasret

Fazıl Say piyanosunun tuşlarına dokunmakla dokunmamak arasında gidip gelecek, kalmakla gitmek arasında

Eski zamanları çizecek ressamlar tablolarına

Fotoğraf karelerinde eski mutlu günler girecek

Sanatın dilinde eski günleri anmaktan tüy bitecek

Bölünmeye gerek...

Yıllarca barış şiirlerinin alası yazıldı bu küçücük adada

Kaldırdı ressamlar aradaki sınırları çizerken bu memleketi

İki toplumlu şarkılar söyledi nice isimler

Hala çalışıyoruz, hala uğraşıyoruz

Bir arpa boyu yol gidemiyoruz

Bölünmeye gerek çünkü kafalarda

Öyle anlı şanlı sınırlar da gerekmiyor bölünmeye

Keskin tellere de lüzum yok

Kapılar açıldığı halde kendi kalplerindeki ve beyinlerindeki duvarları yıkamayanlar yüzünden kapalıyız hala

Kapalı bir kadın kadar açığız işte

Ah, Bölünmeye gerek...!

BESTE SAKALLI

****************

Yaşama sanatı bir mutluluğa sıkı sıkı tutunmak değil, mutluluğun hayatımıza farklı farklı şekillerde girmesine izin vermektir.Mutluluk, bir çocuk gibi büyütülmelidir.Charles L.Morgan

**************

SEVGİNİN GÜCÜ

Bir büyü, bir sır, bir güzellik taşır bu sözcük...Sevgi...Rengarenk, kır çiçekleri kadar çeşitlisi var.Minik bir bebeğin yumuk yumuk ellerine dokunurken gözlerimizden taşan sevgi.Bizi yetiştiren ana-babalarımıza duyduğumuz sonsuz minnet duygusundaki çoğalış...İki aşığın bedenlerinden fışkıran enerji, doğadaki eşsiz güzelliklerin hayranlığı...Hepsi, hepsi sevginin sunuluşu, sevginin var oluşu.Aslında hepimiz sevgiyi bir şekilde tanımlayabiliriz.Önemli olan onu bilmek ya da tanımlamak değildir.Onu kullanabilmek, gücünden yararlanabilmek kıvraklığını gösterebilmektir.Başarılarımızda sevginin payı ne kadar çoktur düşünün.Sevilerek yapılan işler bizi mutlu eder, daha kolay başarılar getirir.Özenle korunan sevgiler de daha uzun ömürlü olur.Hastalıklar sevginin gücüyle alt edilir.Bize uzanan ellere, ışık saçan gözlere böyle zamanlarda daha çok ihtiyaç duyarız.Dostluklarımızda, neşeli ve mutlu yüzleri arayışımız da bundandır.Sözler, gerçek mutluluğun aynasıdır.Bu nedenle duygularımızı dile getirmenin sanat'ını kazanmaya çalışmalıyız.Ayşe Tural, İyi ki Varsınız'

 

 

   1167 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Eylül 2008, Pazar   YUMUŞAK YAZILAR
31 Ağustos 2008, Pazar   BİR EYLÜL KARŞILAMSI
24 Ağustos 2008, Pazar   BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...
17 Ağustos 2008, Pazar   AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...
10 Ağustos 2008, Pazar   ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARI
03 Ağustos 2008, Pazar   KAPILAR
27 Temmuz 2008, Pazar   BENİ YAĞMURA BIRAK
20 Temmuz 2008, Pazar   ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR
13 Temmuz 2008, Pazar   GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM
06 Temmuz 2008, Pazar   II. Uluslararası Şiir Buluşması



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİZ FIRSAT MI?

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Sağlıktan eğitime uzanırken...

Ahmet Tolgay

GÜNCEL NOTLAR...

Bilbay Eminoğlu

"Keşke bu otomobil keşfedilmesiydi"...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Yeni bir anket, "Yine CTP- UBP"......

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital