Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Motosikletçiler dert küpü
İlk düdüğü bekliyorlar
Devlet yaptı sıra bölge halkında
Sentetik çime nasıl geçeriz?...
GG'nin ayakları yere basmıyor
Futbolu yaz boz tahtası olmaktan kurtarmalıyız...
Kiprianu: Anlaşmayı Kıbrıslı Türkler ve Rumlar onaylayacak
Volkan Öncüer son yolculuğa uğurlandı
Hentbolun 17 yıllık tarihi
Eğitim genelgesi Rum partilerini karıştırdı
Dünya Kupası heyecanı başladı
Markidis: Konjonktür elverişli değil ama şimdi Talat var
Çanakkale ile Mehmetçik yenişemedi 1-1
Easykart'ın kralları belli oldu
Anı maçı Tatlısu'nun: 3-1
Rum basınının iddiasına göre; DİKO ile DİSİ görüş ayrılığında

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Temmuz 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

'Sınırsız/Kültürlerin Yolculuğu ' isimli etkinliğe katılmak için Almanya'daydım. Almanya'nın Kierspe bölgesinde gerçekleşen etkinlik, sanatı ve kültürlerarası sınırsızlığı bir kez daha öne çıkardı. Konuştuğumuz diller farklı olsa da, şiirin kendi sesi, müziğin tınıları ve resmin kendi dili, önüne geçti her şeyin.Üç saat süren etkinlikte, birçok şiirimi okuma şansım oldu.Başka ve uzak bir coğrafyada, Kıbrıs hakkında, aşk ve yaşamak hakkında yazdıklarımı okumaktan ayrı bir heyecan ve mutluluk duydum.Orada kaldığım süre zarfında, çeşitli galeriler ve yeni sanat alanlarını da tanıma ve oradaki sanat hakkında da konuşma şansım oldu.Bu yolculukların insanın hayatına dağıldığına inanıyorum.Şimdi yazacağım ve bitecek belki, gelecek hafta başka bir konuda yazacağım.Ama izleri, öğrettikleri ve kattıkları 'sınırlı' ülkemizde sanatı sınırsızlaştırırken çok büyük rol oynayacak diye düşünüyorum.Bu güzel organizasyonun mimarları Alman yazaralar birliği üyesi şair Annette Gonserowski,müzisyen Andreas Koch ve ressam Christophe Bossu'ydu.Herşeyin sanatın her alanının inceliğiyle donanmış olması kaçınılamazdı o yüzden.Umarım daha nice etkinliklerde aşmaya devam ederiz sınırları...

 

 ***

Almanya'da, her penceresinden türlü renkte ve mis kokulu çiçeklerin sarktığı, dört bir yanından uçsuz bucaksız yeşilliklerin ve kırlarda gezinen atların görüldüğü bir oteldi kaldığım. Sabah, odaya kadar ulaşan kahve kokusuyla uyandırıldığınız, boyları neredeyse gökyüzüne kadar ulaşan ağaçların birbirleriyle fısıldayışlarına kulak misafiri olarak uykuya daldığınız bir mekan. Bir süreliğine başka bir şehirde ve başka bir mevsimde yaşandı ve birikti her şey. Yazacaklarımda yağmurun attığı sololar dahil oldu... Bulutlarla gökyüzü sürekli sarmaş dolaştı. Koyu yeşil bir okyanus gibiydi ovalar. Denizlerden alışkın olmasa gözlerim bunca derinliklere, tanımasalar uzayıp giden maviliklerden enginlikleri, boğulacaklardı yeşilliklere bakarlarken. Şiirin gözlerini parlatan dipdiri bir coğrafya vardı karşımda. Şiirin ve yüreğin pasını usulca ve milim milim sıyıran, yazacağınız her dizenin yanına sabırla kendini işleyen manzaralar. Başka bir ülkede, başka şehirlerde, bir yabancı gibi kalırken, aslında kendine daha çok yaklaştıran yolculuklardan birisiydi Almanya. Gerçekleşen sanat etkinliğiyle de, kültürlerin buluşmasıyla da, yolculuğuyla da kesinlikle iyi geldi sınırları aşmak...   

 

 

 

 

***********************************

 

 

 

 

BÜYÜK ŞEHİRLER VE küçük İNSANLAR

 

Büyük şehirlerde doğmalıydık belki de. O; yan komşularını bile tanımayacak kadar büyük,  karmakarışık ve her sokağı her insanı birbirine yabancı bir şehirde. Hani meçhul olur yaşadığın, aşkların da olmasa. Hani sevgilinin ağzından tanır seni sokaklar. Sevgilinin seni sevdiği ve seni düşündüğü kadar izin kalır mekanlarda ve kalabalıklarda... Sevgilinin seni şehre dağıtığı kadar var olursun hani. Şehri şahidin yaparsın. Göl kenarlarındaki ahşabı yıpranmış bankları, renklerini güneşin emdiği reklam tabelalarını, garları, şehirlerarası otobüsleri, sokak satıcılarını, evsiz kedileri, sokak köpeklerini, taksileri şahidin yaparsın... Meçhul olur ya yaşadığın aşkların da olmasa, öyle büyük şehirlerde doğmalıydık belki de...

Sabahleyin gözümüzü açar açamaz, hızlıca yerin bir kaç kat aşağısında her zamanki metroya inmeliydik. Sonra da panoların yazdığı vakitten asla şaşmayan tren, o bildik gıcırtılı sesi ve öncesinde gönderdiği rüzgarıyla yaklaşırken, koşar adım girmeliydik kapılardan birinden içeri. Yol boyu bilmediğimiz onlarca yüz görerek, onlarca değişik dil, onlarca farklı ses duyarak başlamalıydık güne... Metrodan inip köşeyi dönünce, gitarının ayarlarıyla uğraşan ve söyleyeceği şarkılarla para kazanan müzisyene içimizden bir günaydın diyerek devam etmeliydik yola. Kaldırımlarını hınca hınç insanların doldurduğu, ölsek kimsenin dönüp bakmayacağı kadar büyük, karmaşık ve kalabalık bir şehirde doğmalıydık belki de...Her gün başka bir mahallesinden geçip aynı yere varabildiğimiz, her gün bir ayrılığımızı unutturan, doğanın sesinin,insanın sesinin,şiirin sesinin birbiriyle kaynaştığı, müziklerin birbirine karıştığı, sokak satıcıların türlü melodilerle bağırışları, çocuk ağlamaları, yağmur ağlamalarının gözümüze ve kulağımıza doluştuğu bir yerde...Şehirden başka tanıdığımız olmayan bir yolda güne başlayarak ve öyle bir ömrü yaşatan bir coğrafyada doğmalıydık belki de. Bizi kaybeden ve bulmayan bir şehirde, olmasa aşklarımız, yaşadığımız meçhul olarak. Ölümle yaşam arası tek çizgimiz sevdiğimiz kadar olan bir yerde. Öyle, büyük bir şehirde...

 

*****************

   526 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Eylül 2008, Pazar   YUMUŞAK YAZILAR
31 Ağustos 2008, Pazar   BİR EYLÜL KARŞILAMSI
24 Ağustos 2008, Pazar   BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...
17 Ağustos 2008, Pazar   AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...
10 Ağustos 2008, Pazar   ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARI
03 Ağustos 2008, Pazar   KAPILAR
27 Temmuz 2008, Pazar   BENİ YAĞMURA BIRAK
13 Temmuz 2008, Pazar   GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM
06 Temmuz 2008, Pazar   II. Uluslararası Şiir Buluşması
29 Haziran 2008, Pazar   ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BULUŞMASI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Her seste bilgi var...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Pahalılığa son verecek gönüllüler aranıyor...

Ahmet Tolgay

Tiyatroya doyum olur mu?...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

İnsan seyahatinin yükselen trendi: Sağlık ...

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

- İstanbul Patrik Vekili Efendi tarafın...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital