Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı
Hem aldatıldılar, hem hapse gittiler
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor
Başkanlık konusunda uzlaşamadılar
Evraklarını yeğenine verdi polise "kaybettim" dedi
Tatbikatlar iptal
Ertuğruloğlu: Herkes mesajı aldı,UBP tek başına iktidara yürüyor
Esnaf tükenme noktasında, acil önlem şart
Öztürk: Ülkede toplanan sütün yüzde 20'sinin fiyatı borsada belirleniyor
Kıbrıs sorununun çözümü, AB'ye katılıma da yardımcı olacaktır

YORUMLANANLAR
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [6]
Tatbikatlar iptal [2]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [2]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [4]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [5]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [5]



BOŞANMIŞ ÇOCUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

“Bir gün bir yağmurla garip garip

Çoluğu çocuğu terk edeceğim

Bir sevgiyle dolmayacak kalbim, anladım

Alıp başımı gideceğim”  E. Cansever

 

   Ya geride kalan?

   Çocuk?

   Unutulsa da terk edip giden; geride kalan çocuğun beraber büyüyeceği bir mirası vardır artık: Terk edilmişlik.. Terk edilmişliğin kaşı, gözü, yüzü yoktur. Bundan dolayı, bellekteki resim silindiğinde unuttu sanır ötekiler. Başka bir anne ya da baba için hazırdır her şey. Çocuğun yüreğinde yer bulmayı başaran terk edilmişlik duygusu, onunla beraber büyümeye hazırdır oysa. Ömrü boyunca hiçbir sevginin içtenliğine, kalıcılığına yürekten inanamaz artık.

   Sohbetimizin konusu, boşanma olgusunu yermek değil; aksine evlilik sözleşmelerinin bozulmasını gerektiren birçok faktörün, toplum tarafından kabulü o toplumun ve insanının gelişimini de gösterir.

   Konumuz evliliklerin bitmesiyle arada kalan ya da velayeti ana ya da babaya verilen çocuğun yeni duruma uyma sorunudur. Bilmeliyiz ki; çocuklar boşanmaların en haklı gerekçelerine bile aldırmazlar. Ne kadar kötü olursa olsun, eski durumun devamını tercih ederler. Huzursuz aile ortamını, ayrılığa tercih ederler. Ayrılığı ölüme benzetirler. Ana babasının ayrılmasına alışmayı istemezler. Ana babasının boşanması, O’na göre kendisinin de birisinden boşanmasıdır çünkü. Sürekli olarak göremediği ve hayatından çıkan kişi; ona göre onu boşamıştır. Terk etmiştir. 

   Şairin dediği gibi başını alıp gitmek; boşanmanın şokunu geleceğe kalacak yaralara dönüştürür. Başını alıp gitmek, aynı yerde yaşarken de mümkündür. Birbirinize yabancı gelmeye başladığınızda, hafta sonu görüşmeleriniz anlamını yitirip, sıkıcı bir görev haline dönüştüğünde siz başınızı alıp gitmişiniz demektir.

   Bundan dolayı boşanma sürecinde çocuğa yardım etmek gerekir. Bunu yapacak olan da ana baba ve süreçteki herkestir. Öncelikle, sevgili ana babalar, siz sadece eşinizden boşandınız; çocuğunuzdan değil. Boşanmayla birlikte yeni roller edinmiyorsunuz. Haklı gerekçelere dayalı bile olsa İçinizdeki öfkeyi, kırgınlığı, düş kırıklığını ve belki de yılların yorgunluğunu bir kenara bırakmanız ve eski eşinizi çocuğunuzun annesi, babası olarak kabul etmeye başlamanız gerekir.

   Bu ilk adım yeterli değil ama gereklidir. Eski eşinizle paylaştığınız geçmişin etkileri; ikinizin çocuğunuz için doğru adımları ne zaman ve nasıl atacağınızı belirleyen ve engelleyen bir faktördür.

   Çocuğunuz, daha az zamanı hanginizle geçiriyorsa, onu daha fazla özleyecektir. Genelde, boşanmadan sonra çocuğun velayeti anneye verilmektedir. Bu durumda, ‘babayla geçirilecek zaman’ çocuğun dünyasında önemli bir etken haline gelir. Görüşeceğiniz saati ertelemek ya da iptal etmek -çok önemli bir mazeret olsa bile- çocuğu olumsuz etkiler. Bütün bir hafta buluşmanızı bekleyen çocuğunuzun yaşayacağı kırıklık ve değersizlik duyguları, ertelemeler devam ettikçe kalıcı algılar haline dönüşebilecektir. Randevularınızı ertelemek zorunda kaldığınızda, önceden haber vermeye ya da daha öne çekmeye çalışın. Buluştuğunuz zaman, Onunla geçirdiğiniz zamanı hoyratça kullanmaktan kaçının. O lokanta senin, bu sinema benim tarzı bir hareketlilik, ilişkinizde aradığı doyumu vermekten uzaktır. Bol ve pahalı alışverişler de aynı olumsuz etkiyi yapar. Baş başa geçirilen zaman, baba ile çocuğun özel ilişkisiyle doldurulmuş sohbetler, ikili oynanan oyunlar, kucak kucağa izlenen T.V. programları, sadece babalarla yapılabilen çok çeşitli etkinlikler ve en önemlisi: Yaşamınızda onun olmasından dolayı duyduğunuz mutluluk. Beraber geçirdiğiniz zamanın sizin için vazgeçilmez olduğu ve telafisinin olmadığı duygusu.

   Birlikte olmadığınız günlerde bile, onu önemsediğinizi, düşündüğünüzü gösteren girişimlerde bulunun. Öğretmenleriyle ve arkadaşlarıyla tanışın. Ders durumunu sorun. Maçlarını izleyin. Beklenmedik zamanlarda küçük sürprizler yapın. Bütün bunları eski eşinizin yani çocuğunuzun annesinin desteği ve onayıyla yapmaya çalışın. İkinizin kurallarının paralel olmasını sağlayarak ve asla çocuğunuza birbirinizi kötülemeyerek hatta eleştirmeyerek bunları yapmaya çalışın.

   Varlığını ve ona duyumsadığımız sevgiyi asla sorgulamadığımız çocuk, anne babasının ayrılığından değil; ayrılıkla beraber yaşamak zorunda kaldığı ve doğasına aykırı olan ilişkiler karmaşasından etkilenir. Yaşamında denge ve doğru kişilere ait olmuşluk ister. Doğru kişiler ise her zaman sizlersiniz sevgili anne babalar. Şimdilik esen kalın.

 

Ve hazırım yeniden
En uzak yollara gitmeye;
İçimde bir sevinç
Dudaklarımda bir gülüşle;
Bu demektir ki
Oğlum öptü beni;
Omuzumda oturan,
Kimsenin görmediği.J. Marti

   1102 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3916 1.4014
1 STERLİN 2.3972 2.4150
1 EURO 1.8957 1.9090



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

İSTESEK DE İSTEMESEK DE (*)

Ali Baturay

"BİZE BİR ŞEY OLMAZ ZATEN!"

Hasan Hastürer

Az bilgi çok laf...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Aman şeytan karışmasın!..

Ahmet Tolgay

KADINSIZ SİYASET... (2)

Bilbay Eminoğlu

74'ten bir anı ve düşündürdükleri

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Görevi bırakmaya hazırlanan İnce'nin ö...

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital