Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
64 bin 552 alışveriş
2 bin ağaç elektrik kurbanı
HSBC kriz içinde atılım yaptı
Bağcıl'ın 4. yabancısı Enio Da Silva
Türkiye ikinci yarıda: 2-1
Haftalık yıldız falınız
Futbolda alt yapı antrenörleri belirlendi
TRİO
Sabri Ugan spor yazarları ile buluştu
Küba Büyükelçiliği konusunda Güney'deki tartışma sürüyor

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [2]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [2]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [3]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [3]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [4]



MENOPOZ DÖNEMİNDE YAŞANABİLEN RUHSAL SORUNLAR

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Temmuz 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kadında orta yaşın başlamasının belirgin habercisi olan menopoz; ergenlikle başlayan genital kanamaların 2- 3 yıl içinde kesilmeye başlamasıyla tanınır. Menopoz aynı zamanda doğurganlık döneminin bittiğinin de habercisidir. Bazı kadınlar açısından oldukça sıkıntılı ve gerilimli geçebilen, hatta bazen doktor müdahalesine yol açabilen bu süreç, aslında doğal ve beklenen bir gelişim dönemidir. Bununla beraber, kadının bu yeni gelişim dönemine uyumunda, çeşitli iç ve dış etkenler kolaylaştırıcı ya da zorlaştırıcı rol oynarlar.

Menopoz döneminin geleneksel belirtileri; sıcaklık basması ve aşırı terlemedir. Ağlama krizleri ve depresyon, yüz kızarması, baş ağrısı, baş dönmesi, bayılma, yorgunluk, sinirlilik, uykusuzluk da görülebilen bazı değişikliklerdir. Menopozun bitimine kadar yaşanabilen bu belirtiler her kadında görülmez. Araştırmalara göre, her dört kadından sadece biri, menopoz sürecinde bu değişimleri yaşamakta ve yüzde 10- 15 arasındaki kadın, doktor müdahalesine ihtiyaç duymaktadır. Kadınların en azından üçte ikisinin menopoz sonrasında, kendilerini menopozdan önceki dönemden daha iyi hissettikleri de araştırma bulguları arasında.

Menopoz dönemine erken yaşlarda giren kadınların bu geleneksel belirtileri ve bazı ruhsal değişiklikleri yaşama olasılığı daha yüksek. 45 yaş ve sonrasında menopoz geçiren kadınlarda ise, rahatsızlık veren belirtiler çok daha az görülmekte. Erken evlilik, erken doğum yapma, asabi kişilik yapısı ve geçmişteki depresif yaşantılar da menopozun ağır geçmesini tetikleyebilmekte.

Menopoza giren kadının menopozu algılama biçimi, menopoz sürecini ve sonrasını etkiler. Kadın artık yaşlandığını, çekiciliğini kaybettiğini düşünebilir. Doğurganlığının bitmesi, kendini işe yaramaz hissetmesine neden olabilir. Hele bir de "genç kadın, değerli kadındır" odaklı bir kültürün içinde ise, ruhsal bunalımı daha çok artabilir. Menopoz sürecinde beden belirgin değişimlere uğrayabilir. Bu bedensel değişimler, kadında ya da eşinde hayal kırıklığı yaratabilir. Kadın bu duyguların etkisi ile eşinden ve cinsel hayattan uzaklaşıp kabuğuna çekilebilir. Cinsel isteksizlik ya da cinsel ihtiyaçlarının azaldığı yönünde inanç geliştirebilir. Bu duygular ve geliştirilen inançlar yanlıştır. Menopoz cinsel yaşamı etkileyen bir hastalık ya da güçsüzlük dönemi değildir. Çok az kadında vajen duvarının incelmesinden dolayı oluşan rahatsızlık, cinsel ilişkiyi zorlaştırmaktadır. Bu da tıbben çözümü olan bir durumdur.

Bu geleneksel belirtileri yaşayan kadının ve eşinin ilk adımı; ortaya çıkan yetersizlik, değersizlik, işe yaramazlık gibi hislerle mücadele etmektir. Menopozun beklenen ve sağlık açısından yaşanması gereken bir gelişim süreci olduğu unutulmamalıdır. Kadın ve erkeğin, menopoz sürecine yükledikleri anlamı da gözden geçirmeleri gerekir. Menopozdaki kadın, "yaşlı, işi bitmiş" kadın değildir. Hala çekici ve arzu edilebilirdir. Gebe kalma korkusu ve ay hali sıkıntıları bittiğinden; eskiye göre özel hayatında daha kaygısız ve rahattır. Bunun yanında çiftin beden imajlarını karşılıklı olarak gözden geçirmeleri gerekir. Kadın değişirken, eşi de değişmektedir. Her ikisi de artık yirmili, otuzlu yaşlarında değillerdir ve buna uygun değişimler geçirmektedirler. Erkek de, - kadınlarınki gibi belirgin olmasa da - kendi doğasına uygun bir yaşdönümüne girmektedir. Her ikisi de cinslerine özel sorunlarla tek başına uğraşacak güçte ve mecburiyette değillerdir. Her ikisinin de birbirlerine yönelik olarak empati ve anlayış göstermeleri gerekir. Geçmişleri, paylaştıkları duygular ve sadece ikisinin bildiği ve yaşadığı başarılar yeni döneme uyumlarını sağlayacak önemli ayrıcalıklarıdır. Bütün bunların yanında, bu dönemde çocuklar da büyüyüp eğitim, evlilik gibi nedenlerle evden ayrılmaya başlarlar. Bu durum çiftin ikili ilişkilerini geliştirmek ve çift iletişimini her yönü ile artırmak adına önemli bir fırsat olarak algılanmalı ve değerlendirilmelidir.

Bir filozofun deyişi ile yaşamın başladığı noktada ölüme yolculuk başlar. Yaşamınızın her anında, yaşamaya daha çok yaklaşmanız dileği ile esen kalın.

   1418 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

HAZIRLANIYORUZ...

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Unutmadan, sesimiz kısılmadan....

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Biraz da okuyucu konuşsun... Türk emlaki n...

Ahmet Tolgay

KÜRESEL KRİZ GELİP ÇATTI... ÇIKIŞ YOLLARI ...

Bilbay Eminoğlu

İnsanı ağlarken bile güldüren adam: Mağusa...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital