Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

ÇİKOLATA denilen AŞK . . .

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yaklaşık 6 milyon tonluk tüketim hacmi ve 54 milyar dolarlık cirosu ile çikolata pazarı; dünyadaki en büyük gıda pazarlarından biri...

Beyni mutlu ettiği, kalbi rahatlattığı, dişleri koruduğu ve tansiyona iyi geldiği ifade edilen bilimsel çalışmalar bir yana; çikolatanın bugün dünyanın en sevilen gıda maddelerinden biri olduğu kabul ediliyor. Sağlığın kaynağı da deniliyor çikolata için obezitenin tetikleyicisi de...

Çikolata'nın tarihteki yolculuğu

Çikolatanın ana maddesini oluşturan kakao çekirdekleri ilk kez 6. yy da mayalar tarafından yetiştirilen ve kakao ağacından elde edilmeye başlanmıştır. Kakao, Aztekler tarafından içecek yapımında kullanılmış. Aztek Mitolojisine göre Kakao ağacı cennette yetişen "İyilik ve Kötülük ağacının" yeryüzündeki temsilcisidir. Çeşitli baharatlar katılarak ve sıcak içecek olarak tüketilen kakao, zamanla sütle ve kakao yağı ile karıştırılarak karşı koyulamayacak lezzet, yani çikolata'nın üretimi başarıldı. Kaynaklar, ilk çikolatanın 1700'lü yıllarda İngilizler, ilk sütlü çikolatanın ise 19.y.y.ortalarında İsviçreliler tarafından yapıldığını yazar. İsviçreliler, yumuşak, tatlı ve yenebilir çikolata yapma yöntemini geliştirdiler ve sütle şekeri çikolatayla karıştırarak bugünkü sütlü çikolatayı yapmayı başardılar.

Çikolata

Çikolata; kakao yağı, şeker ve çikolata tipine göre kakao kütlesi ve/veya toz kakao, süt ve/veya süt tozu ve çeşni maddeleri, ayrıca katkı maddelerinin de ilavesi ile tekniğine uygun şekilde hazırlanıp kalıplanarak elde edilen bir üründür. Daha basit bir ifadeyle "çikolata", şeker ile kakao katı maddesinin ve kakao yağını içeren kakao meyvasının bir bileşimidir.

Çikolatalar; bitter çikolata, sütlü çikolata, beyaz çikolata olmak üzere üç tiptedirler.

* Bitter çikolata; şeker, kakao yağı ve kakao kitlesiyle,

* Sütlü çikolata; bunlara süt tozu ilavesiyle, fakat kakao kitlesi daha düşük olarak,

* Beyaz çikolata ise; şeker, kakao yağı ve süt tozu ile imal edilir.

 

Çikolata fabrikalarında üretim

Kakao çekirdekleri bir süre mayalandırıldıktan sonra kurutulup kavrulur, kabuklarından ayrıştırılarak öğütülür. Öğütmeden sonra elde edilen ürün "kakao kitlesi"dir. Çikolata üretimi için çikolata kitlesi, çikolata yağı, şeker, gerekli ise süt karıştırılır ve inceltilir. Aroma ve yapıyı geliştirecek katkı maddeleriyle zenginleştirildikten sonra şekillendirme yapılarak çikolata soğutulup ambalajlanır.

Çikolatayı karşı konulmaz yapan ne?

Çikolatanın içerdiği Phenethylamine(PEA) sinir sistemini uyarır, ağrıları dindirir ve insanın kendini iyi hissetmesini sağlar. Çikolata aynı zamanda afrodizyak ve keyif verici özelliğiyle de biliniyor. Kadınların ise erkeklere nispeten çikolatanın bu özelliklerine karşı daha duyarlı olduğu söyleniyor.

 

Bir lezzet aşkı; çikolata

Çikolatada; kakao antioksidanları, karbonhidratlar, yüksek miktarda bitkisel protein, potasyum ve magnezyum; az miktarda kalsiyum ve tuz; demir zerreleri; A vitamini, B1 (tiamin) B2 (riboflavin), D, E vitaminleri ve kafein bulunur. Bunların pek çoğu çikolatayı sağlık açısından faydalı kılarken çikolatanın yüksek şeker ve kalori değerinin de gözönüne alınması gerektiğini vurguluyor uzmanlar. Yenildiği zaman vücutta mutluluk hissi veren ''serotonin'' hormonu salgılanmasına yardım eden çikolatanın günlük tüketim miktarını uzmanlar 100 gram olarak belirlemiş.

Bilim adamları, çikolatanın kakaodan kaynaklanan ve serbest radikallere karşı savaşan çok güçlü doğal antioksidanlar içermesi nedeniyle kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağladığını belirtirken siyah çikolatanın, tansiyonu düşürebildiği ve kan dolaşımına farklı faydaları olduğu yaklaşık 20 yıldır biliniyor.

American Heart Association'ın da onayladığı bir araştırma, sağlıklı beslenmenin bir parçası olarak tüketilecek bir parça çikolatanın veya içilecek sıcak çikolatanın insan sağlığı için iyi olduğunu vurguluyor.

*********

Portakal, C vitamininden çok daha fazlası

 

Geride bıraktığımız soğuk kış günlerinde; grip ve soğuk algınlığı hastalıklarına karşı C vitamini deposu olan portakalın tüketimini arttırmak sağlığımız açısından önemli bir destek sağlarken portakalın ve C vitamininin yararlarının bildiklerimizle sınırlı olmadığını belirtmek gerekiyor

Washington, Yafa ve Valencia gibi çeşitlerle Ülkemizde de yetiştirilen ve turunçgiller familyasından, diğer bir ifadeyle narenciye ürünlerinden olan portakal, C vitamininin yanı sıra B vitamini, potasyum, kalsiyum, folik asit ve magnezyum da içeriyor. Uzmanlar; lif, organik asitler ve şeker açısından da zengin olan portakalın, kanseri önlemeden, kanın temizlenmesine, karaciğeri çalıştırmadan, cildi güzelleştirmeye kadar pek çok şeye yaradığını söylüyor:

* Kırmızı portakal, bol bol "Likopen" içerir. Domateste de bol miktarda bulunan bu yararlı karotenoid, başta prostat kanseri olmak üzere pek çok kansere karşı koruyucu etki sağlıyor. Likopen antioksidan aktivitesiyle, cilt ve beden yaşlanmasını geciktirici etkileriyle de biliniyor.

* Portakal, kemik gelişimi ve diş sağlığı için önemli bir mineral olan flor bakımından zengindir.

* Portakaldaki C vitamini damarların yumuşak kalması için vücudu destekleyerek damar tıkanıklığını önlemeye, kanın temizlenmesine ve vücut direncini arttırmaya yardımcı oluyor.

* Diğer tüm narenciye ürünleri gibi portakal da içerdiği 'flavonoid' adlı antioksidanlar sayesinde atardamarlar ve kalbin zarar görmesine karşı vücudu destekliyor.

* Kabuklarında bulunan uçucu maddenin bazı kanser türlerinin tedavilerinde çok önemli iyileştirici bir madde olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

********

Yoksullara dağıtılan yiyeceklerde de kısıtlama

Başta buğday olmak üzere, dünya gıda fiyatları son bir yılın en yüksek düzeyine çıkmış durumda. Gıda fiyatlarındaki artışa neden olarak ise, gelişmekte olan ülkelerdeki talebin yükselmesi, dünya nüfusunun artması, küresel ısınmaya bağlı kuraklık ve sellerde görülen artış gösteriliyor. Dünya Gıda Örgütü de, gıda fiyatlarındaki artışa bağlı olarak yoksullara dağıtılan yiyecek miktarında kısıtlama yapılacağını açıkladı. Örgüt yöneticisi J. Sheeran, Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada daha fazla bağış almamaları durumunda, ya gıda yardımının miktarında ya da yardım yapılan insanların sayısında kesintiye gitmek zorunda kalacaklarını belirtti.

 

   1117 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   Cildi koruyan gıdalar
29 Haziran 2008, Pazar   Ç İ N Tuzu Dedikleri...
22 Haziran 2008, Pazar   S O Y A m u c i z e s i
15 Haziran 2008, Pazar   Değişen zamana paralel şekillenen Gıda Seçimlerimiz...
08 Haziran 2008, Pazar   SÜPER GIDALAR (II)
01 Haziran 2008, Pazar   S Ü P E R G I D A L A R
25 Mayıs 2008, Pazar   Güvenli SÜT
18 Mayıs 2008, Pazar   MARGARİN Gerçeği
11 Mayıs 2008, Pazar   G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t i m i
04 Mayıs 2008, Pazar   H E L L İ M' in ö y k ü s ü...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital