|
American Natural Health dergisi, farklı üniversitelerin araştırmalarını derleyerek kalp sağlığını korumaya yardımcı olan gıdaların bir listesini yayınladı. Çikolata ve yeşil çay gibi bilinen gıdaların yanı sıra portakal ve cevizin de çok faydalı olduğu ifade edilen araştırmada tavsiye edilen diğer yiyecekler arasında somon, yulaf ezmesi, kuşkonmaz, kuru erik ve yer elması da vardı.
Geçtiğimiz aylarda Kıbrıs Türk Kalp Derneği'nin yaptığı açıklamada ülkemizdeki birinci ölüm nedeninin kalp ve damar hastalıkları olduğunu gösteren istatistik sonuçları yansımıştı basına. Dernek başkanı Öner Özerdem, Dünya Sağlık Örgütünün sivil toplum örgütleri ile devletleri; tansiyon, şişmanlık, kolesterol ve sigarayla mücadelede aktif politikalar üretmeye zorladığına işaret ederek disiplinli bir programla benimsenecek yaşam şekliyle kalbimizi korumanın önemini vurgulamıştı.
Yapılan araştırmalar; toplumlardaki kalp hastalığı riskinin sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve sigarayı bırakmakla yüzde 80 oranında azaltılabileceğini gösteriyor. Natural Health Dergisinde yayınlanan kalp sağlığını korumaya yardımcı gıdaların sağlıklı beslenmenin bir parçası olarak düzenli tüketilmesini öneriyor uzmanlar.
Çikolata
Araştırmada, günde 3 parça bitter çikolata yemenin, kolesterolü yüzde 36, kalp krizi riskini ise yüzde 50 düşürdüğü ifade ediliyor. Çikolatadaki etken madde polifenolün; kanın incelmesine yardımcı olup, pıhtılaşmayı engellediği için kalp krizi riskini düşürmeye yardımcı olduğu ifade ediliyor.
Yeşil çay
Bilimsel çalışmalar, yeşil çaydaki okside olmamış polifenollerin, kılcal kan damarlarının dayanıklılığını arttırdığı üzerinde duruyor.Yüksek oranda antioksidan içeren yeşil çay, Dr L.A. Mitscher'in uzun yıllar yaptığı araştırmaların da konusu olmuş. Mitscher, yeşil çayla ilgili yazdığı kitabında yapılan araştırmaları ortaya koyarak yeşil çayın kolesterol ve tansiyonu düzenlemeye ve damar sertliğini önlemeye yardımcı olduğuna değiniyor.
Somon balığı
Kalp sağlığı için gerekli olan Omega 3 asidi, somon balığında yüksek oranda bulunuyor. Kapsül şeklinde eczanelerde bile satılan somon balığı yağı aynı zamanda yüksek oranda EPA ve DHA gibi doymamış yağ asitlerini de içeriyor. Araştırmalar, bu yağ asitlerini içeren yiyeceklerin tüketiminin koroner kalp hastalıklarının azaltılması ile ilişkili olduğunu göstermiş.
Ceviz
Bol miktarda B1, B2, Ave E vitaminleri içeren ve kötü kolesterolün düşmanı olarak da bilinen cevizden günde bir avuç tüketmenin kalbe giden kan dolaşmını düzenlemeye, damar sertleşmesini önlemeye ve kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olduğu bildiriliyor.
Yulaf ezmesi
İçerdiği lifler sayesinde kalp sağlığını korumaya yardımcı olan yulaf ezmesi ayrıca protein, kalsiyum, demir, çinko, bakır, magnezyum ve E vitamini de içeriyor. Yapılan çalışmalarda gıda liflerinin kolesterol düşürücü etkisi üzerinde görüş birliği var.
Kuru Erik
Antioksidan oranı en yüksek gıdalardan biri olan kuru eriğin zengin lif içeriğiyle kalp hastalıkları riskini azalttığı bildiriliyor. Kuru erikten günde 16 tane tüketmek günlük lif ihtiyacının yüzde 25'ini karşılıyor.
Kuşkonmaz (ayrelli)
Vücuttaki zararlı yağ hücrelerinin atılmasına ve kolesterolün düşmesine yardımcı olarak kalbe iyi geldiği bildirilen kuşkonmaz diüretik etkisiyle de biliniyor.
Portakal
Portakal, greyfurt ve limon gibi turunçgiller kötü kolesterol seviyesini düşürmeye, damarların yumuşak kalması için vücudu destekleyerek damar tıkanıklığını önlemeye ve vücut direncini arttırmaya yardımcı oluyorlar. Portakaldaki 'flavonoid' adlı antioksidanlar, atardamarlar ve kalbin zarar görmesine karşı vücudu destekliyor.
Yer elması
Birçok antioksidan içeren yer elmasının, serbest radikallerin vücuttan atılmasına yardımcı olarak kalp sağlığını koruduğu ifade ediliyor.
*********
Elleriniz ne kadar hijyenik?
22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan mesajda 2008'in sanitasyon yılı olarak ilan edildiği belirtilirken etkin sanitasyon (temizlik ve hijyen) koşulları sağlandığı ve el yıkama gibi hijyenle ilgili farkındalık düzeyinin arttırıldığı takdirde birçok hastalığın önlenebileceği vurgulandı.
Erişkin bir insanın elinin temiz gibi göründüğü durumlarda bile, bir santimetrekarelik alanında elin sırtında 2 bin, avuç içinde 4 bin, bileklerde ise 6 bin adet bakteri bulunur. Bu bakteriler, vücudumuzda doğal olarak bulunurlar ve sağlıklı bir vücudun parçasıdırlar. Ancak vücudumuzda bulunması normal kabul edilen bu bakterilerin gıdaya geçmesi zehirlenmelere neden olabiliyor. ABD'de her yıl 76 milyon gıda zehirlenmesi vakası olduğu, zehirlenmelere neden olan gıdaların yüzde 40'ının bozulma nedeninin de yetersiz el hijyeni olduğu saptandığı ifade ediliyor. Bu orana bakıldığına, el temizliğinin basite alınmaması gerekiyor.
Gıda üretimi yapan fabrikalar yanında restaurant, cafe gibi işyerlerinde çalışanların en öncelikle el hijyenine dikkat etmesi gerektiği kadar bizim de evlerimizde yiyeceklere dokunmadan önce elimizin temizliğinden emin olmamız gerekiyor. Mutfakta çalışırken çiğ ete, çiğ yumurtaya veya kirli bir yüzeye dokunduktan sonra ellerimizi iyice yıkayıp kurulamak, el hijyenini sağlamak ve yapacağımız yemeklerin güvenli olması adına oldukça önemli.
Etkileri bakımından katı el sabunu ile sıvı sabun arasında farklılık olmasa da toplu yaşanan yerlerde sıvı sabun kullanımı tercih edilmeli. Çünkü, kullanımdan sonra temizlemeden bırakılan katı sabunun kendisi bile kirlilik nedeni olabiliyor.
Öksürürken ağzımızı elimizle kapatmak veya avcumuzun içine hapşırmak bakterilerin elimize bulaşmasına yetecektir. Aynı havayı soluduğumuz diğer kişilerin hastalanmaması için yaptığımız bu davranış sonrasında elin yıkanmaması hastalık bulaştırma aracı olarak risk yaratır. Elleri, tuvaleti kullandıktan, öksürüp hapşırdıktan sonra doğru şekilde yıkamak mikroplara karşı son derece etkili olduğu gibi, hastalıklara neden olabilen virüslerden de korunmanın en basit yolu.
********
Kahve buzdolabında mı saklanmalı ?
Kahve, özellikle de aroması açısından çok iyi muhafaza edilmesi gerekir. Bir yudumunda saklı olan lezzet duygusunu ne kadar hissederseniz, kahvenin aroması da o kadar iyi korunmuş demektir. Kahvenin muhafaza edilmesi konusu da karışıktır biraz.
Çekirdek kahve buzdolabının derin dondurucu gözünde uzun süre saklanabilirken, hazır kahve (instant kahve, yani nescafe olarak bildiğimiz) veya öğütülmüş (ground) kahve (Türk kahvesi) buzdolabının +4 dereceli normal kısmında saklanamaz. Çünkü bu koşullardaki sıcaklıkta havadaki su yoğunlaşması kahvenin kısa sürede bozulmasına yol açar. Bu kahveleri, oda sıcaklığında hava almayacak şekilde kapalı kavanozlarda saklamak en ideal korumayı sağlayacaktır.
|