Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Önce dövüldü, sonra tecavüze uğradı
Evrim kazası: Platypus
Okulları grev vurdu
Çin'i deprem vurdu: Binlerce ölü
Ambargoları reddediyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Yonca kavşağı pislikten ve bakımsızlıktan geçilmiyor [3]

RUMLAR NİHAYET İTİRAF ETTİLER

Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye'den gelip adamıza yerleşen soydaşlarımıza "Yerleşik" tanımını yaparak yerli yersiz çıkışlarıyla devamlı olarak bu konuyu gündemde tutmaya çalışan Rumlar, nihayet kendi yerleşikleri ile ilgili olarak, sayıları abartılacak kadar az olmasına rağmen itiraflarda bulunmaya başladılar.

1974 Mutlu Barış Harekatı sonrası adamıza gelip yerleşen soydaşlarımızın bir çoğu, en azından benim tanıdıklarımın büyük çoğunluğu, birinci göç dalgası olarak tanımlanan 1914 yılında adanın İngiltere tarafından tek taraflı olarak Büyük Britanya İmparatorluğuna ilhak edilmesinden sonra Türkiye'ye göç eden kardeşlerimizin torunlarıdır.

24 Temmuz 1923 Lozan antlaşmasından sonra da, antlaşmadaki 20 ve 21.ci maddeye göre onbinlerce Kıbrıs'lı Türk İngiltere hükümranlığı altında yaşamayı reddettikleri için ikinci göç dalgasını başlatarak Türkiye'ye göç ettiler.

Söz konusu toplu göçler başlayınca Mersin'de yoktan yaratılan Yeniköy adlı 300 hanelik bir köy, bu göçleri ispatlayan ve hala daha ayakta duran güzel bir örnektir. Bu köyü Atatürk, sadece Kıbrıs'tan gelen göçmenler için kurdurtmuş, arkasından da Kıbrıs boşalmasın diye göçü durduran bir kararname çıkartmıştır.

Rum tarafında günlük yayınlanan DISY'ci Politis, DIKO'cu Fileleftheros, EOKA B'ci Simerini ve AKEL'ci Haravgi "yerleşik" diye tanımladıkları soydaşlarımız konusundaki her gün haber veya yorum yazıları yayınlayarak konuyu canlı tutmaya çalışıyorlar.

Gerçekte SAMTAY Vakfının arşivindeki belgeler çok zengin. Artık günüm bu belgelerin içinde iğne ile kuyu kazarak geçiyor.

1878 yılından itibaren adaya sistematik olarak yurtdışından taşınan Rumlarla, yani "Rum yerleşik"lerle ilgili derinlemesine bir çalışma başlattım. Rumların başarılı bir şekilde kararttıkları bilgilere rağmen daha evvel yaptığım çalışmalara göre 1964 yılından günümüze kadar adaya taşıdıkları Rum yerleşiklerin sayısı yaklaşık 230 bin.

Bu güne kadar bu yerleşiklerden bahseden hiçbir Rum çıkmadı. Dün nihayet Kıbrıs'ın eski Başsavcısı Alekos Markidis ağzından kaçırıverdi. Rumlar düne kadar melek pozundaydı ve sanki sütten çıkmış ak kaşık gibi adada hiç "Rum yerleşik" yokmuş havalarındaydılar.

Bulgularıma göre 19.cu yüzyılın sonundan başlamak üzere 20.ci yüzyılın başından itibaren Kıbrıs'a belirli yıllarda göçmen olarak on binlerce Rum gönderilmiş.

1900, 1905, 1908, 1920-1925 arası, 1944-1950 arası, 1958-1964 arası ve özellikle 1980 sonrasında sayıları yüz binleri aşan Rumlar adamıza göçmen olarak gönderilmişler veya gelmişler ve adanın demografik yapısını Rum nüfusu lehine başarılı bir şekilde bozarak yapıyı temelinden değiştirmişler.

Nedense bu gerçeği hiç kimse dile getirmiyor. Bizim aramızdaki birkaç kişi bile hiç yüreği cız etmeden Türkiye'yi suçlayabiliyor, AB'ye şikayet mektupları yazabiliyor ama Rumların yerleşiklerini araştırmayı hiç akıl etmiyor. Bu konuda derlediğim bilgileri kitaplaştırmak üzereyim. Kitap yayınlanınca adada kimin demografik yapıyı sistematik bir çalışma ile değiştirdiğini hem güneydeki Rumlar hem de içimizdeki Rum sempatizanları iyice görecekler.

Markides'in dün Rum tarafında yayın yapan Super Sport FM isimli radyoya konuşurken söylediklerine, bana göre de itiraflarına göre, Papadopulos hükümeti, 2004 yılının Şubat ve Mart aylarında, içinde benim de yer aldığım Lefkoşa Uluslar arası havaalanında yapılan görüşmelerden hemen sonra 24-31 Mart tarihleri arasında Bürgenstock'da yapılan Annan planın görüşmeleri akabinde, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a, Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra adada kalacak olan 45 bin "Rum yerleşik"in isim listesini vermiş.

Her ne kadar bu sayı, rakamsal olarak çok komik olup gerçek sayının neredeyse beşte biri olsa da, en azından güneydeki "Rum yerleşik"lerin resmi olarak varlığını ortaya koymaktadır.

Alekos Markidis'in kullandığı cümleler, Rumların konuya nasıl baktıklarını da çok güzel bir şekilde gözler önüne seriyor.

Markides'in söyleşide kullandığı cümle aynen şöyle; "'Yerleşiklerin, özgür bölgelerde bulunan yasal muhacirlerle eşitlenmesi bizim tarafın hoşuna gitmiyor olabilir, ama gerçekte, eğer Kıbrıs sorununu çözmek istiyorsak bu uzlaşıyı kabul etmemiz gerekir" .

Bu cümlede benim dikkatimi çeken çok önemli iki tanım var. "(Türk) yerleşikler" ve "Özgür bölgelerde bulunan yasal muhacirler".

Bu iki tanım, Rumların "yerleşikler" konusuna ve diğer tüm konulara nasıl ve hangi açıdan baktıklarını çok güzel bir şekilde ortaya koyuyor.

Yani kuzeye yerleşen soydaşlarımız, çoğunun kökeni Kıbrıs'lı bile olsa, yasal değil ve demografik yapıyı bozmak amaçlı. Tanımları da "yerleşik".

Güney Kıbrıs'a yerleşen Kıbrıs'lı Rum olmayan kişiler veya aileler ise hem kanunlara uygun, hem de "Yasal Muhacir" statüsünde. Demografik yapıyı bozmuyorlar ve adada varoluşları da "yasal".

Bizim yaptığımız her şey "Kanunsuz".

Rumların yaptıkları ise "Kanunlara uygun".

İşte mantık bu.

"Biz devletiz ve ne yaparsak yasaldır. Siz Türkler tanınmış devlet değilsiniz ve ne yaparsanız kanunsuzdur." inanışı Rumların kafasına bir daha silinmemek üzere kazınmış.

Ve biz bu kafadaki insanlarla, Cumhurbaşkanımız M. A. Talat'ın sözleri ile "Eşit statüde iki devlet ile eşit siyasi haklara sahip iki halk" olarak ortak bir devlet kurmak için görüşmeler yapıyoruz.

Rum bu kafada olduktan sonra, bırakın eşit siyasi haklara sahip egemen iki devletin oluşturacağı ortak bir devlet kurmayı, ortak bir şirket bile kuramayız. Rum illaki patron ben olacağım diye direğin tepesine çıkar, gerekirse AB'yi ve BM'yi devreye sokar, Türkiye-AB katılım müzakerelerinde de rezillik çıkararak içinde "patron" kelimesi geçen bir başlığı dondurtur.

   544 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Mayıs 2008, Pazartesi   RUMLARIN YENİ TEZGAHI
11 Mayıs 2008, Pazar   DENİZ SUYUNU ARITMA BENİ KORKUTUYOR
05 Mayıs 2008, Pazartesi   HRİSTOFYAS DA MUTASYONA UĞRADI
04 Mayıs 2008, Pazar   Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek
01 Mayıs 2008, Perşembe   BU GÖRÜŞMELER SON FIRSAT MI?
28 Nisan 2008, Pazartesi   RUMLAR MASADA NEYİ TARTIŞACAK
24 Nisan 2008, Perşembe   VAKIF MALI KİMSEYE VERİLEMEZ
21 Nisan 2008, Pazartesi   DEKONFRONTASYON'UN GİZLİ HEDEFİ
20 Nisan 2008, Pazar   Yaşamın sınırlarını zorlayacak projede liderlik YDÜ'de
17 Nisan 2008, Perşembe   TARİH İÇİNDE MAĞUSA



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

NEDEN SUÇLU CENNETİ OLDU BU ÜLKE?

Hasan Hastürer

Lokmacı Kapısı evlat, Ledra Palas üvey evl...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Ahmet Tolgay

HER ANNE BİR ŞİİRDİR... (*)

Bilbay Eminoğlu

Pahalılık yok!

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Dilek ÇETEREİSİ

Tilki rüyasında "fericik" görürmüş...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Elektrik hatlarındaki “gerilim”...

Aysu Basri

YA EĞİTİM HAKKI?

Sevilay SADIKOĞLU

Sen Kaderimsin...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

İki şehrin hikâyesi

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

Yok Cemelin Devesi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital