Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Altın adam Ramazan
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Spor ve sanat bir arada
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Hristofyas çözüme istekli mi ?

Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

23 Mayıs'ta Kıbrıslı liderler arasında yapılan görüşme ve arkasından BM yetkilisinin yaptığı açıklama politik çevrelerde yoğun bir tartışma ortamı ve çalkantı yarattı.

Yapılan resmi açıklama, yeni olgular ve Kıbrıs sorununun çözüm çabalarına yeni yaklaşımlar getiriyor. Kabul edilse de edilmese de artık bir yol haritası çizilmiş durumda. Bu haritadaki yolun başlangıcı resmi olmayan belgelere göre 21 Haziran 2008, sonu da 21 Haziran 2009.

Bu görüşmede çizilen yol haritasına ilaveten bir de kaba bir çerçeve çizilmiş ve ortak dil konusunda da mutabakata varılmış.

9 Temmuz 1947 tarihinde Lord Winster'in sunduğu ilk Kıbrıs planından başlamak üzere, günümüze kadar ortaya konulan ve önerilen tüm planlar, kabul edilse de edilmese de artık masa üstünde ve liderleri bekliyor. Bunlara "BM'nin Kıbrıs müktesebatı" deniyor.

Lord Winster sunduğu ilk Kıbrıs planında bir "Danışma Meclisi" önermişti ve bu Danışma Meclisinin 19 üyesinin 12 üyesi Rum, 7 üyesi de Türk olacaktı. Aynen Annan Planında olduğu gibi 2 Rum'a 1 Türk oranına çok yakın bir düzenleme yapmış Lord Winster.

Yani adada adil bir ortaklığa dayalı bir yönetim kurmak kavramı, bundan tam 61 yıl önce düşünülmüş ve hazırlanan ilk planın içine de konmuş.

İsteyen ortaklık yok desin, isteyen Türkler azınlık desin.

Bu sözler pek bir mana ifade etmiyor.

1947 yılında hazırlanan ilk Kıbrıs planından itibaren sunulan her planda Türkler "Ortak" olarak algılanmış ve ortak olarak planların içine konmuş. Hiçbir plan "Kıbrıslı Türkleri" azınlık olarak ele almamış veya azınlık sınıfına da sokmamış.

Özetle "BM müktesebatı" içindeki tüm planlarda Kıbrıslı Türkler hep Kıbrıs'ın ortağı olarak geçmekte.

Bu gerçek de, "Türklerin ortak konumunda olmayacağı" hiçbir planın yürürlüğe giremeyeceğini herkese vurgulamaktadır.

Papadopulos'un "ozmosis" düşüncesi güzel bir hayaldi. Kıbrıslı Türklerin mevcut Rum Cumhuriyetine yama olacağı veya liderlerin kurmayı düşündükleri "Birleşik Federal Kıbrıs Cumhuriyeti"nin de mevcut Rum Cumhuriyetinin devamı olacağı faraziyeleri de aynen Papadopulos'unki gibi güzel bir hayal.

Bu düşünceler, Kıbrıs'ın gerçekleri ve verilen mücadele ile hiç bağdaşmıyor.

Liderlerin bundan sonraki görüşmelerinde, ki büyük bir olasılıkla haziranın ikinci haftası ile üçüncü haftası arasındaki bir günde olacak bu görüşme, "Kıbrıs sorununa çözüm amaçlı müzakerelerin zemini" daha da belirginleşecek.

Bu görüşmede 23 Mayıs'ta varılan mutabakatın içine alınmamış, Kıbrıs sorununun esasını teşkil eden ana konulara da değinilecek. Büyük bir olasılıkla, kaba hatlar içinde Federal Devletin yapısı, Egemenlik, Mülkiyet Hakları, İktidar paylaşımı ve Güvenlik konuları kesin bir sonuca varılamasa da tartışılacak.

Bu ikinci toplantıda zemin net olarak belirginleştirilebilirse, "Doğrudan Görüşmelerin" kapısı da aralanmış olacak.

Tabii ki liderler tarafından ortak zemine adım adım yaklaşıldıkça Teknik Komitelerin ve Çalışma Gruplarının önlerini kapatan siste aynı oranda dağılacak ve komiteler çalışmalarını hızlandıracaklar. Şu anda komitelerin önleri bulanık, hatta tamamen karanlık ta diyebiliriz. El yordamı ile bir yerlere varmaya çalışıyorlar.

Rum tarafı, çalışma gruplarındaki ve Teknik Komitelerdeki çalışmaları değerlendirdikten sonra kapsamlı çözüm müzakerelerinin başlamasını isterken, Türk tarafı hemen yani en geç üç hafta içinde müzakerelerin başlamasını talep etmektedir. Bu noktada bir taktik farklılığı bulunmaktadır.

Rumların talepleri değerlendirildiğinde, Komite veya Gruplarda mutabakata varılan konuların, liderler tarafından otomatikman kabul edilmiş addedilerek yürürlüğe gireceği, buna karşın da müzakerelerin bir nedenle kopması durumunda da kabul edilen bu konuların geri alınması veya durdurulması mümkün olamayacağıdır.

Yani "Parça Parça Antlaşma" yönteminin bir diğer tanım ile uygulamaya konmasıdır Rumların bu talebi. Ve Rumların bu davranışı da bana geçmişte oynanan bir oyunu hatırlatıyor.

Bundan 15 yıl önce Glafkos Klerides tarafından uygulamaya konan "Türkleri suçlama" politikasının Hristofyas tarafından tekrar sahneye konduğu izlenimi var bu öneride.

Papadopulos'un uzlaşma istemeyen politikası nedeni ile zan altında kalan Rum tarafı, kendisini barış meleği olarak satan Hristofyas kanalı ile Talat'ı ve Türkiye'yi "Uzlaşma İstemeyen Taraf" olarak lanse etmek ve çözümsüzlük sürecinin devamını sağlamak istiyor sanki.

Bu nedenle de, müzakerelerin başlangıç noktasının 8 Temmuz 2006 Gambari Mutabakatı ve 21 Mart 2008 Antlaşması olması konusunda ısrarlı. Hristofyas'ın kafasındaki planda iyi niyet ve çözüme istek olsaydı, başlangıç noktasının ne olduğu pek önemli değil deyip, kolları sıvayarak müzakerelere hemen otururdu.

Zaman bunu açık ve net olarak ortaya koyacak.

   1138 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ağustos 2008, Perşembe   OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ
11 Ağustos 2008, Pazartesi   KIBRISLI TÜRKLER KARARINI VERMİŞ BİLE
10 Ağustos 2008, Pazar   Alternatif enerjiye ne zaman geçeceğiz?
07 Ağustos 2008, Perşembe   RUM KİLİSESİ TÜRKLERİ DÜŞMAN ADDEDİYOR
04 Ağustos 2008, Pazartesi   RUM TARAFINDA KRİZ RÜZGARLARI
03 Ağustos 2008, Pazar   RUMLAR TAKTİK DEĞİŞTİRİYOR
31 Temmuz 2008, Perşembe   MÜZAKERE TAKVİMİ BELİRGİNLEŞİYOR
28 Temmuz 2008, Pazartesi   KIBRIS HELEN CUMHURİYETİNİN DEVAMINA ONAYIMIZI İSTİYORLAR
27 Temmuz 2008, Pazar   DIKO NİYET MEKTUBUNU HATIRLATTI
26 Temmuz 2008, Cumartesi   EŞ ZAMANLI REFERANDUM



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital