Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Motosikletçiler dert küpü
İlk düdüğü bekliyorlar
Devlet yaptı sıra bölge halkında
Sentetik çime nasıl geçeriz?...
GG'nin ayakları yere basmıyor
Futbolu yaz boz tahtası olmaktan kurtarmalıyız...
Kiprianu: Anlaşmayı Kıbrıslı Türkler ve Rumlar onaylayacak
Volkan Öncüer son yolculuğa uğurlandı
Hentbolun 17 yıllık tarihi
Eğitim genelgesi Rum partilerini karıştırdı
Dünya Kupası heyecanı başladı
Markidis: Konjonktür elverişli değil ama şimdi Talat var
Çanakkale ile Mehmetçik yenişemedi 1-1
Easykart'ın kralları belli oldu
Anı maçı Tatlısu'nun: 3-1
Rum basınının iddiasına göre; DİKO ile DİSİ görüş ayrılığında

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: Egemenliğini kat'iyyen verme. Verdin mi, geri alamazsın!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Temmuz 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

'Ana'nın başı dertte olunca, evladını evirip çevirirler ve istedikleri kılığa sokarlar. Gelen vurur, giden vurur. Birilerinin de istediği zaten bu değil mi?.. 'Fırsat bu fırsat' deyip 'şamar oğlanı'na döndürürler.

Esasen kardeşler arasında dirlik ve düzenlik de yoksa, komşular daha da şımarır, kendi 'ana'ları ve dostlarının da desteğiyle çocuğun 'postekisini' çıkarırlar.

İçinde bulunduğumuz durum bu olabilir mi?.. Pek bir farkı mı var?..

Geçen akşam Genç TV'de Mutlu Esendemir'in yönettiği 'Basın Kulübü' programında eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la birlikteydik. Özer Kanlı ve Sefa Karahasan da vardı.

Oldukça tedirgindi Denktaş. "Teslimiyete gidiyoruz, bir çıkmaza gidiyoruz" diyordu. Rauf Denktaş, sürece bakınca, 'barış resmi göremediğini, korku ve endişe içinde yaşayacakları bir resim gördüğünü' kaydetti.

Tek egemenlik ve tek vatandaşlığın, kendilerini Rum'a mahkum edeceğini vurgulayan Denktaş, endişelerini, fırsat buldukça Cumhurbaşkanı Talat ile paylaştığını, yazılı olarak da ilettiğini anlatarak, "kendileri benim bu korkularımın gerçekleşmeyeceği kanısında ve bu kanısı da devam ediyor" şeklinde konuştu.

"Acele edilmesin. Türkiye'nin de acele etmemesi lazım" diyen Denktaş, Kıbrıs'ta AB'nin her dediğini yapmakla AB kapılarının açılmayacağının bilinmesi gerektiğini söyledi. Kıbrıs konusunda yaşananlardan endişeli olduğunu dile getiren eski Cumhurbaşkanı "teslimiyete gidiyoruz. Hapishanede yattığım günlerde dahi bu kadar tedirgin olmadım" diye tepkilerini dile getirdi.

Gece 22.30'da başlayan program sabah 01.30'a kadar sürdü. Özellikle Londra'dan telefon edenler de gelişmelerden kaygılı olduklarını belirttiler.

Bizde bazı çevreler, önüne ardına bakmaksızın bir acelecilik telaşı içerisinde. Sanki de yangından mal kaçırıyorlar. Temelleri sağlam olmayan bir anlaşmada, geleceğimiz tehlikeye girecekmiş, hiç umurları değil. Sadece birilerine şirin görünme sevdasındalar. Ancak geçmişi iyi bilmekle birlikte geçmişe takılıp kalmayan, gelişmeleri iyi değerlendirenler, kaygı ve endişe belirtmekte haksız değil!..

Çünkü, Hristofyas'ın adım adım ilerlemekte ve yeni mevziler kazanmakta olduğunu herkes görebiliyor. Bir yerde Talat'ı, kendi arzu ettiği hedefe ve istekleri doğrultusuna çekebilme taktiklerini sürdürüyor. O mecraya girdiniz mi, bir daha çıkamazsınız.

Daha müzakere masasına oturmadan, ulusal konsensüs olmadan, halktan yetki almadan 'tek egemenlik' ve 'tek vatandaşlık' konusunu kabul ederseniz, size onu öyle bir yedirirler ki, ananızdan emdiğiniz süt burnunuzdan gelir.

Egemenliği verdin mi, kırılma noktası başlar ve çorap söküğü gibi de arkası gelir. Bir zamanlar "ellerinden gelse, teneffüz ettiğimiz havayı da keserler" diyen Talat'ın, bunları bilmemesine imkan var mıdır?.. Egemenlik dediğin, kendi kendine hükmetme, kendi kaderini tayin etme hakkıdır.

Karşı taraf, 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ni bozmadan sizi bünyesine almak niyetinde olduğunu her vesile ile dile getirdiği halde, kendi kaderimizi nasıl ve ne şekilde garanti altına alabileceğiz?.. Üzerinde varılabilecek bir uzlaşmadan sonra karşı taraf, kendi devletini iptal etmezse, biz niye iptal edelim?.. Niye boyun eğelim, niye taviz üstüne taviz verelim?.. Alemin enayisi biz miyiz?.. Kendilerinin sebeb olduğu savaşın mağlubu da biz olmadığımıza göre, nedir bu pısırıklık?..

Egemenlik elden gittikten sonra kimse yüzünüze bakmaz, kimsenin yanında da saygınlığınız kalmaz.

'Akritas Planı' öncesi günlerde Rum İçişleri Bakanı Yorgacis'in, polis kisvesi altındaki silahlı elemanları, Türk kesiminde cirit atar, dilediği yere baskın yapar ve alıp götürüyordu. O günlerde de görmüştük egemenliği... Şimdilerde benzeri oyunları oynayabilmek mümkün mü?.. Çünkü kendi egemen bölgemizde yaşıyoruz. Kendi evimizin efendisiyiz.

ABD'nin ünlü eski Dışişleri Bakanlarından Henry Kissinger, 1990'lı yıllarda New York'ta Denktaş'la görüşürken, çok önemli bir tavsiyede bulunmuştu:

"EGEMENLİĞİNİ KAT'İYYEN VERME. VERDİN Mİ, BİR DAHA GERİ ALAMAZSIN!"

 

Not: Akay Cemal yurt dışında bulunacağımdan dolayı yazılarıma bir süre ara verecektir.

   813 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Eylül 2008, Pazartesi   Pahalılığa son verecek gönüllüler aranıyor !...
07 Eylül 2008, Pazar   Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ihtiyacı yoktur!..
06 Eylül 2008, Cumartesi   "Bir plastik sandalyeyi bile çok gördüler!..
05 Eylül 2008, Cuma   Paylaşıma var mısın, yok musun?..
04 Eylül 2008, Perşembe   İlk günün mesajları ve 'örtülü istekler'
03 Eylül 2008, Çarşamba   Haydi Allah rast getire!..
02 Eylül 2008, Salı   Kuraklığa karşı KKTC'de hiçbir önlem alınmadı!..
01 Eylül 2008, Pazartesi   İnönü Meydanı'ndan yükselen feryatları kısmen de olsa unutalım!
31 Ağustos 2008, Pazar   Başlamadan 'çark etme' veya 'su koyverme' buna derler!..
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Genelkurmay'dan Kıbrıs dersi...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Her seste bilgi var...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Pahalılığa son verecek gönüllüler aranıyor...

Ahmet Tolgay

Tiyatroya doyum olur mu?...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

İnsan seyahatinin yükselen trendi: Sağlık ...

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

- İstanbul Patrik Vekili Efendi tarafın...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital