|
Eğer bu ülkede yaşamı bu denli pahalı yapan başka iktidarlar olsaydı, bugün sokağa çıkmaya yüzleri kalmazdı.
Eğer bu ülkede dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş biçimde vatandaşa elektrik faturaları gönderilmiş olsaydı, ilgili kurumu yöneticilerin başına yıkarlardı.
KKTC'de özellikle marketlerde çalışan eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği üyesi ülke vatandaşları vardır. Geçen gün bunlardan biri, bir Kıbrıslı Türk'le elektrik konusunda konuşurken, Kıbrıslı Türk'ün cebinden çıkarıp gösterdiği elektrik faturasını görünce adeta şoka uğradı. "Biz ülkemizde bir ay çalışıp da bu parayı bile almayız" demekten kendini alamadı.
Evet; gerçekten de öyle!.. Elektrik faturalarının dini imanı yok. Nerdeyse burada da vatandaş aylık maaşıyla elektriğe, suya talim edecek duruma getirildi. Kıbrıs Türkü, eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği'nde çalışan insanlar düzeyine indiriliyor. Böylesine hükümetçilik bu güne kadar görülmüşse, çıksınlar ortaya ve itiraf etsinler.
Sen, dünyanın istihdamını yapacak, ayağını yorganına göre uzatmayacak, sonra da açığı kapatabilmek için vatandaşın yaşamına göz dikecek, onu sıkboğaz edecek, hayatı zehir edeceksin. Böylesine çağdışı uygulamalar Kıbrıs Türk halkına reva değildir. Kıbrıs Türk halkı bu denli çarpık politikalar karşısında kurban edilme durumunu hak etmemiştir.
Birbiri ardına yapılan zamlar artık vatandaşı çileden çıkarmış bulunmaktadır. Kahvede, kulüpte, evde, sokakta konuşulan KKTC'de hayatın çekilmez hale geldiğidir. Yetkililer de bunun farkındadır, ama sağır sultan rolünü oynamaktadır. Hele Türkiye'nin kat be kat yardım yaptığı bu dönemde halkın bu denli sıkıntıya düşürülmesi hayret vericidir, kabul edilebilir değildir.
İngiltere'den, Amerika'dan, başka ülkelerden gelen Kıbrıslı Türkler de buradaki yaşam koşullarının bu kadar zorlaşması karşısında hayretten donakalmaktadır. Fiyatlar, yaşadıkları ülkelerdeki fiyatlarla kıyaslandığında ağızlar açık kalmakta, "Allah yardımcınız olsun" demektedirler.
Bu koşullar altında KKTC'ye turist bekleyenler de fazla umuda kapılmasınlar. Çünkü ülkemize gelen soydaşlarımız, herhalde bu gerçekleri gittikleri yerlerde akraba, dost ve tanıdıklarına anlatmadan çekinmeyecekler.
Sonuçta hayatı çekilmez hale getirmek marifet olmasa gerek. Esas marifet doğru dürüst, planlı ve programlı çalışarak vatandaşı rahatlatmak, 'acaba bu ay ne kadar açık vereceğim, elektrik faturasını ödeyebilecek miyim' kaygısından uzak tutmaktır. 'Sinekten yağ çıkarma' politikası, bir devlet politikası olmaya devam ettiği sürece sosyal patlamalar kaçınılmazdır.
Bu ortamdan birkaç gün de olsa uzak kalabilmek bile büyük bir fırsattır. Atatürkçü Yaşam Derneği'nden bir heyet bugün Ankara'da Anıtkabir'de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi huzurunda olacağız. Ondan sonra da Türkiye'nin kurtuluşunu sağlayan mücadelenin başlangıç noktası Afyonkarahisar'da... Binlerce öğretim üyesi ve üniversiteli gençlerle birlikte. Türkiye'nin yanı sıra KKTC'den de katılacak olanlar, ünlü Kocatepe'ye çıkacak, Atatürk, İnönü ve Fevzi Çakmak'ın harekatı başlattığı noktada buluşacak.
Anlayacağınız, bölgedeki dengelerin yeniden oluşmakta olduğu bu günlerde, Türkiye'nin konumu, önemi ve büyüklüğü, Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirilen İstiklal Savaşı'nın anlamı bir kez daha yerinde dile getirilecek.
Bu düşüncelerle sizlerden birkaç gün uzak kalırken, tarihi yıldönümünü bizzat yerinde yaşamanın mutluluğunu duyacağız. Herhalde böyle bir fırsat da kaçırılmazdı. Döndükten sonra izlenimlerimizi sizlere aktarmak ve sizlerle paylaşmak dileğiyle...
|