Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Diplomatik (olmayan) Lisan (2)

Osman Ertuğ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Nisan 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazılarımı takip edenler, bu yazı serisinin birincisinde diplomaside kullanılan bazı söylem ve kelimelerin gerçekte ne anlama geldiğini örnekleriyle izah etmeye çalıştığımı anımsayacaklardır. Tam bu yazıyı hazırlamaya başlayacaktım ki, Cumhurbaşkanı Talat ile Rum lider Hristofyas arasında bir söz düellosu başladı! Pek de diplomatik olmayan bu söz düellosu karşısında yazının başlığını değiştirmek zorunda kaldım!

Birinci yazımla ilgili olarak beni arayan pek muhterem bir meslektaşım, bana ortak bir dostumuzdan aldığı bir sözü aktardı. Diplomasinin sadece neyin söylendiği değil, neyin nasıl söylendiği sanatı olduğunu teyit eden bu sözün mealen tercümesi şöyledir: "Diplomatik etiket, bir kişiye 'cehennemin dibine gitmesini' söyleyip onun bundan memnuniyet duymasını sağlama yeteneğidir."

Sayın Hristofyas son açıklamalarıyla gerek siyaset gerekse diplomaside sınıfta kalmıştır! Söylediklerine bir bakalım:

"Ankara siyasetini değiştirmemesi durumunda çözüme yönelik yol açılamaz": Bu "gayet açık açıklamayı" yorumlamaya gerek var mı? Hristofyas, esas muhatabının Sayın Talat olduğunu bir kenara bırakıp doğrudan Ankara'yı hedef alıyor ve "siyasetini değiştir" diyor. Değişmesi gerekenin kendi siyaseti olduğunu unutuyor! Bu kabaca ve Kıbrıs Türk tarafı açısından aşağılayıcı beyanatın diplomatik etiket neresinde? Rum liderin bu beyanatı, genelde onunla polemiğe girmemeye özen gösteren Sayın Talat'ı bile çileden çıkardı ve "Bana göre (Hristofyas) önce kendi günahlarının hesabını vermelidir... Bu tür açıklamalar, ortamı zehirlemekten başka işe yaramaz" demesine yol açtı!

Hristofyas bununla da kalmıyor... Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, BM Güvenlik Konseyi'nin 5 Daimi Üyesi ve genelde uluslararası topluma yaptığı çağrıda, "Ankara'nın Kıbrıs sorununa ilişkin siyasetini değiştirmesi amacıyla, dikkatlerini Türkiye'ye çevirmeleri" çağrısında bulunuyor. Şimdi bizler dışında birilerinin çıkıp kendisine "Arkadaş, yanlış kapı çalıyorsun!" demesi gerekmez mi?

Bunun yerine, ülkesi diplomasideki maharetiyle ün yapmış İngiliz Yüksek Komiseri, "yükseklerden" bize sesleniyor ve diyor ki: Ey Kıbrıs Türk toplumu! "Liderinizi destekleyin"! İlk bakışta masumane ve yapıcı görünen bu çağrı, aslında ne demokratik ne de diplomatik geleneklere uygun değildir. Bir kere Kıbrıs Türk halkının demokratik yapısı içerisinde kimi destekleyip kimi desteklemeyeceği kendisine kalmış bir karardır. Bu karara müdahale teşkil eden veya öyle algılanabilecek söz ve davranışlar yersizdir ve çoğu ülkede diplomatik gaf muamelesi görür! Örneğin, Millet benzeri bir beyanatı Güney Kıbrıs'ta yapsaydı acaba ne olurdu? Sayın Talat'ın yerinde ben olsam, aslında böyle bir açıklamadan hiç de memnun olmam. "Temsil ettiğim halkın beni desteklemesini yabancı bir ülkenin diplomatı mı söyleyecek?" derim.

Sayın Hristofyas'ın söylediklerinin içeriğine gelince, "Kıbrıs sorununun çözümünün, işgali ve kolonizasyonu sonlandırma" temelinde olması gerektiği şeklindeki bilinen iddiasını tekrarlaması, onun uzlaşı konusunda ne gibi bir kafa yapısı içinde olduğunu göstermeye yeter sanırım. Gerek bu gerekse Rum liderin yeni bir ortaklığı reddedip görüşmeler sürecini "Kıbrıs Cumhuriyeti'ni evrim yoluyla federal bir yapıya dönüştürme" egzersizi olarak gördüğü; garantileri reddettiği ve bizi "Maronitler, Ermeniler ve Latinler gibi bir azınlık" olarak gördüğü şeklindeki açıklamaları ortada iken, Sayın Yüksek Komiser ne diyor acaba? "Güney'deki seçim sonuçları Kıbrıslı Rumların bir çözüm istediklerini göstermiştir" diyor! Bundan çıkan tek mantıki sonuç, Rum tarafının "iki toplumlu, iki kesimli federasyon" görüntüsü altında aslında yukarıdaki şekilde bir çözümü hedeflediğidir!

Birileri bize diplomatikçe "Cehennemin dibine gidin!" demeye mi çalışıyor acaba?

   620 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Temmuz 2008, Perşembe   Meselenin özü
01 Temmuz 2008, Salı   Kıbrıs konusunda rapor enflasyonu ve sıkı(cı) bir analiz
26 Haziran 2008, Perşembe   "Kıbrıs'ı yeniden birleştirme: En iyi fırsat" mı?
24 Haziran 2008, Salı   Güvenlik ve garantilerle ilgili "kırmızı çizgimiz" tehlikede mi?
22 Haziran 2008, Pazar   "Yeni" lider, eski taktikler
17 Haziran 2008, Salı   "Heyecan verici"(!) gelişmeler
12 Haziran 2008, Perşembe   Kıbrıs sorunu sözlüğü
10 Haziran 2008, Salı   MemoranRUM
05 Haziran 2008, Perşembe   Welcome Mr. Zerihoun!
03 Haziran 2008, Salı   UBP-DISI diyaloğunda "samimiyet" ve "açıklık"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital