Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
15 dakikada böyle oldu
İnşaatlar durdu müteahhitler çoğaldı
Asrın deneyi, dünyaya bakışı değiştirebilir
Erol'la gururlandık
Kendi içimizde hazır hale gelmeliyiz
Kalçada, Jennifer Lopez ve Beyonce'yi geride bıraktı
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek
Gönyeli'nin lige mesajı:3-2
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki"
Zeytincilik semineri bugün

YORUMLANANLAR
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [3]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [1]
15 dakikada böyle oldu [1]
Devlet, yok oluşumuzu durdurmalı [1]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [1]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [1]
İktidara adayım [2]



"BU ADAYA 'YEŞİLADA' DİYENLER RENK KÖRÜDÜR..."

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ağaç, dahası orman katliamlarının ve yeşili acımasızca yok etmenin gemi azıya aldığı ve de çevre edebiyatı söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmadıkları halde çevre kıyımlarında nemelazımcılık sergileyen yetkililerin eleştirilere hedef olduğu bugünlerde, sohbetlerine doyum olmayan sevgili dost Erdal Andız başından geçen bir olayı anlattı bana...

Andız, merhum Sabri Tahir'e ait Lefkoşa'daki Orient Otel'in zemin katındaki yuvarlak restoranı çalıştırmaktadır 80'li yıllarda... O günlerde "Andız'ın Yeri" olarak ünlenen ve biz gazeteciler dahil ülkenin tüm popüler isimlerinin devam ettiği bu restoranı Sabri Tahir geri almak ister... Ekmek teknesini terk etmek o kadar kolay mı?... Andız, Sabri Tahir'in bu isteğine direnir...

Ondan sonra başına gelenleri bakın nasıl anlatıyor bizimki:

"Boşaltmıyorsun ha Sabri Tahir'in binasını!.. Bak başına neler gelir senin!.. Bir sabah polisler iş yerimi basar... 'Ne oluyoruz?' demeye kalmadan, bahçedeki ağaçlardan birini sökmekle suçlanırım... Bakıyorum, gerçekten bahçedeki ağaçlardan biri boylu boyunca yerde yatmakta. Polis bana dava okur... İki adamım, 'ağacı söken kişiler' oldukları iddiasıyla tutuklanır. Sökülen ağaç da 'emare' diye alınıp götürülür. Ağır para ve hapislik cezası söz konusudur. Ağaca kıymaya asla hoşgörü göstermeyen yasalar var. Hukukçular bana bunu açıklar. Sabri Tahir olayı şantaj vesilesi yapar. Eğer binasını boşaltmazsam davasını ileri götürecek ve bizi süründürecek. Benim o restorana kilidi vurmak zorunda bırakılmamın öyküsü işte başıma yıkılan ağaç kıyımıdır..."

* * *

Ağaçlara kıymanın aslında ağır bir suç olduğu, Sabri Tahir'li anekdottan çıkarılması gereken derstir...

Ülkemizde ağaç kıyımının ağır cezayı gerektirdiği son günlerde bir kez daha Orman Mühendisleri Odası, Biyologlar Derneği ve Erozyonla Mücadele Vakfı gibi çevreci örgütlerimiz tarafından kamuoyumuz önünde vurgulandı.

Ama sorarım buradan: Bugüne dek ülkenin ağaçlarına acımasızca kıyanlardan kaç kişi yargı önüne çıkartılarak hak ettikleri cezaya çarptırıldı?...

Ağaç kıyıcılarına karşı bu vurdumduymazlık ve hoşgörü sürdürüldükçe de, ülkemizin ağaçlarına, ormanlarına ve yeşiline karşı yürütülen kıyım da, tam bir pervasızlığa dönüşmektedir... Çevreye ve doğal zenginliklerimize dileyen herkes dilediğini yapmakta ve yaptığı da yanına kar kalmaktadır...

Dağlardaki, kırsallardaki ve sokaklardaki ağaçların yok edilmesi yetmedi... En sonunda bu acımasız kıyım; halkın, çocuklarımızın ve geleceğin parklarına kadar girdi.

Halkımızı hop oturtup hop kaldırtan Kumsal Parkı'ndaki o ağaç kıyımının sorumluları için yasal işlem başlatılacağı, hem Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları ve hem de Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen tarafından açıklandı.

Tepkileri yatıştırmak için miydi bu açıklamalar?

Yasal işlemlere konu olanlar kimlerdir ve bunlar hakkında dava açıldı mı?

Bulutoğluları ile Gökmen neden halka bu konuda bilgi vermiyorlar?..

Parkta kıyım yapanlar, o ağaçların altında sevişen gençler mi, yoksa oynayan çocuklar mı?... Yoksa "ceremesini öder ve ağaçları da keserim" diyen bir para babası mı?..

"Ceremesini öderim" diyene ödetilsin öyleyse bu cereme... Her kim olursa olsun..

Gerçekten hukuk devletiysek eğer, beklenen budur...

* * *

O gün Sabri Tahir'e dair anekdotunu anlattıktan sonra bir şey daha söyledi bana sevgili Erdal Andız... "Bu adaya 'Yeşilada' diyenler renk körüdür..."

Gerçekten de öyle... Eski tarihlerde baştan başa ormanlar ve yeşilliklerle kaplı olduğu bilinen bu adanın artık yeşilliği mi bırakıldı?... Ülkemiz yeşil yoksulu bir beleye dönüştürüldü.

Yeşili azaltmak ve yok etmek için yıllardır elden gelen her şey yapılıyor.

Orman Mühendisleri Odası, bıçağın kemiğe dayandığı bu aşamada yayımladığı son bildirisinde, bugünün hükümetine de ağır suçlamalar yöneltti...

Oda Başkanı İlkay İlseven, ülkede binlerce dönüm hali ve hazine arazisi olduğunu, bu arazilerin ağaçlandırılması halinde ülkenin orman alanının yüzde 30'lara çıkacağını belirtti, ancak ülkede bunu gerçekleştirecek iradenin olmadığını söyledi... İlseven, hükümetin bu iradeyi göstermek yerine, ormanlık ve makilik alanların elden çıkarılmasını sağlayan kararlar ürettiğinin altını çizdi...

Geçen hafta sonunda Girne'den Lefkoşa'ya dönerken dağ yolunu yeğledim. Değirmenlik köyüne yaklaştığımda taş ocaklarının dağları ne hale getirdiğini dehşetle gördüm. Bu ocaklar dağlarımızı öğütüp yok etmekle kalmıyor ama... Binlerce dönümlük arazideki tarımı ve ağaçları da toz bulutları altında yok ediyor. Yoğun toz bulutları, direnmeye çalışan tek tük cılız ağacın rengini de değiştirdi. Toprak rengindeki süklüm-püklüm çamcıklar ve zeytin ağaççıkları, insanın yüreğini burkuyor...

Gelecek nesiller bizi hiç, ama hiç iyi anmayacaklar!...

   659 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
13 Ekim 2008, Pazartesi   KADINSIZ SİYASET...(1)
12 Ekim 2008, Pazar   KÜRESEL KRİZ GELİP ÇATTI... ÇIKIŞ YOLLARI NE OLMALI?..
11 Ekim 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
10 Ekim 2008, Cuma   Yine ava ve avcılığa dair...
09 Ekim 2008, Perşembe   ŞİMDİ SİNEMA MEVSİMİ...
08 Ekim 2008, Çarşamba   GÜNCEL NOTLAR...
07 Ekim 2008, Salı   Ülkemizdeki yabancıların sorunları...
06 Ekim 2008, Pazartesi   DEVEKUŞU KÜLTÜRÜ...
05 Ekim 2008, Pazar   Güncel bir sohbet...
04 Ekim 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

HAZIRLANIYORUZ...

Ali Baturay

GÜNEYE KAYAN TÜKETİCİNİN DERDİ YALNIZCA Fİ...

Hasan Hastürer

Bu yazıyı aklınızla okuyun, kalbinizle de ...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Yağmur bereketiyle olumsuzluklar giderken....

Ahmet Tolgay

KADINSIZ SİYASET...(1)

Bilbay Eminoğlu

İnsanı ağlarken bile güldüren adam: Mağusa...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital