Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Spor ve sanat bir arada
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

TAVURİ!..

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hafta sonunu Mağusa'daki bir plaj otelinde geçirdim... Deniz şahane, sosyal ortam ondan da şahaneydi...

   Dostlarla hem denizin içinde, hem de dışında doyumsuz sohbetlerimiz oldu...

   Ve en önemlisi, cumartesi gecesi inanılmaz bir mehtap vardı...

   Saat 21.00 sıralarında, dolunayın karanlık ufku kıpkızıl bir yangın yerine çevirerek Akdeniz'den yükselişi, Tanrı'nın yazdığı şiir gibiydi...

   Yeni bir hafta sonunu şimdi iple çekiyorum...

   Ama oralarda mehtapla yeniden buluşabilmem olanaksız yakın zamanda...

   Her gece, her hafta mehtap olmuyor ki!.

   Tanrı şiirlerini yazmakta hasis davranır...

   Tanrısal şiirlerin essiz güzelliği de bundan dolayı zaten...

                             *    *    *

   Pazar gün deniz molasında çardağın altında oturmuş kahvelerimizi yudumluyoruz...

   Oraya ulaşabilen tek gazete bizim KIBRIS...

   Sohbet sürerken gazete de elden ele dolaşıyor...

   Başaran Düzgün'ün yazılarına yeniden ara verdiğinden söz ediliyor...

   Benim de "Laforizmalar"ı haftada bir değil, daha sık yazmam gerektiği konusunda görüş birliğine varıyorlar... "Düşüneceğim" diyorum...

   Oradaki dostlardan biri ise pazar günleri Bilbay Eminoğlu'nun nostaljik yazılarını kaçırmadığını söylüyor... "Ama bugün o nostaljik yazı yok; neden acaba?" diye soruyor.

   Dostlarımdan emekli polis subayı olanı, "Eminoğlu'nun nostaljileri güzel de, Tavuri'nin yaşanmış gerçek öykülerini de neden yazmıyorsunuz?" diye soruyor birdenbire...

   "Sahi, hiç akıl edemedik" diyorum ben."Tavuri Kıbrıs'ın Arsen Lüpen'i... Maceraları kitaplara bile konu olabilir."

   İstanbul'un Sülün Osman'ı nasıl bir efsaneyse Kıbrıs'ın Tavuri'si de işte o bağlamda bir efsane... Yaşadığı her macerada mizah da var üstelik, tıpkı Sülün Osman'ınkiler gibi...

   Emekli polis subayı, "Bir zamanlar Birleşmiş Milletler Barış Gücü'ne mensup bir üst düzey görevli, Tavuri'nin becerdiği işe o kadar şaşırdı ki, 'uluslararası bir anekdot ve başarı bu' demekten kendini alamadı" diyor...

   Ve sonra da anlatıyor, hapse her gireceğinde tövbekar olan, çıktığında ise bildiğini okumayı sürdüren  Tavuri'nin o öyküsünü...

                             *    *    *

   Renkli televizyon ülkeye yeni gelmiştir...

   Tavuri'nin canı da, renkli televizyon çekmekte fena halde...

   Mağusa Birleşmiş Milletler karargahındaki televizyonu kaldırmaya karar verir işte o gece...

   Ama Barış Gücü subaylarından biri, açık pencerenin önünde televizyon izlemekte keyifle... Adamın önünden de kaldıramaz ya o mereti!...

   Ne yapsa beğenirsiniz?..

   Dama tırmanarak anteni haşat eder... Hızla aşağıya inerek içeriyi dikizlemeye koyulur... Görüntüleri bozulan televizyonu bir süre elleyen BM subayı, arızanın antende olduğunu anlayarak dama tırmanır...

   Bu arada adam yukarıda antenle uğraşırken, Tavuri pencereden içeriye dalıp kaşla göz arasında televizyonu kaldırır... Anteni düzeltip odaya geri dönen BM subayı, televizyonun yerinde yeller estiğini şaşkınlıkla görünce, bizim polise haber verir...

   Kısa bir tahkikat yapan polis, bir vatandaşın "Az önce Tavuri buradan kucağında bir televizyonla geçiyordu" ifadesi üzerine hedefe ulaşmakta gecikmez.

   Yürüttüğü televizyonu evinde kurmuş izlerken polisi tepesinde bulan Tavuri "Haçan da geldiniz be gardaşlar!..Bıraksaydınız da biraz keyfini sürseydim bari" diye hayıflanır.

   İkinci öykü de yine Mağusa'dan:

   Dr. Ertuğrul Hasipoğlu'nun BMW'sinin tekerlek tasları çalınır... Polise ihbar eder ama, bir sonuç alamaz...

   Çaresiz kalınca Tavuri'yi çağırır. "Sen bu işleri kimlerin yapabileceğini bilirsin. Bul benim şu çalınan tasları" der.

   Tavuri muhbirlerine ödemek üzere para da alır Hasipoğlu'dan. Çok geçmez taslarla geri döner... Bunları arabanın tekerleklerine de eliyle takar...

   Derken o günlerde Dr. Kadri Taşarkan Hasipoğlu'na yanaşır. "Benim BMW'nin tasları da çalındı."der. Ertuğrul Hasipoğlu yanıt verir: "Çok şükür benimkiler bulundu ve yerine takıldı." Dr. Taşarkan "Ya, bir göreyim bakalım" diyerek birlikte Hasipoğlu'nun BMW'sine yönelirler...

   Ve çığlığı atar Taşarkan "Yahu bunlar işte benim taslar!.. Nereden geldi senin arabanın tekerleklerine?.."

   Daha başka öyküleri de anlatılır orada romanı yazılması gereken Tavuri'nin... Kahkahalarla bunları dinlerken, az önce Bilbay Eminoğlu'nun nostaljik yazısını bulamamaktan yakınan dosta dönüyorum: "Bilbay'ın bugün bıraktığı boşluğu hiç değilse bu Tavuri öyküleri doldurabildi mi?.."

   "Eh işte!.." diyor dostum neşeyle... "Ama yine de siz bu Tavuri'nin öykülerini tez zamanda kaleme almayı ihmal etmeyin sakın"

   Tavuri, şu anda değişmez mekanı Merkezi Cezaevi'nde yine...

   Oradan çıkıncaya dek de tövbekar!...

   Bizim yerli Arsen Lüpen'in öykülerini bizzat  kendi ağzından dinlemek üzere oraya kadar bir uzansam mı dersiniz!.. 

                           

   374 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Ağustos 2008, Perşembe   LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖYKÜSÜ...
20 Ağustos 2008, Çarşamba   ASAYİŞ BERKEMAL DEĞİL...
19 Ağustos 2008, Salı   CTP AYAĞINA KURŞUN SIKTI!...
18 Ağustos 2008, Pazartesi   FİL ETKİSİ: ŞU ZİNCİRLEME ZAMLAR...
17 Ağustos 2008, Pazar   KANSERİN BİLİNMEYENLERİ VE KORUNMA YÖNTEMLERİ...
16 Ağustos 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
15 Ağustos 2008, Cuma   DEVLET MALI DENİZ, YEMEYEN KERİZ!...
14 Ağustos 2008, Perşembe   ÖYKÜLER VE GEZİ NOTLARI...
13 Ağustos 2008, Çarşamba   MÜZAKERELER ÖNCESİNDE BEYİN FIRTINASI...
12 Ağustos 2008, Salı   FIKRALARDAKİ HAYAT DERSLERİ...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital