|
Dün akşam KKTC Londra Temsilciliğinde geniş katılımlı bir toplantı yapıldı.
Yazımı 00.30 sırlarında noktalarken toplantı devam ediyordu.
Öfkeli ama yasa Cumhurbaşkanı Talat tarafından imzalanıp Resmi Gazete'de yayımlansa bile mücadelede kararlı olduklarını çok açık olarak ifade ettiler.
Toplantı Londra'da KKTC'nin evinde yapıldı. Kendileriyle yapılan görüşmelerde verilen sözlerin tutulmamasından ciddi rahatsızlık dile getirildi.
Dün akşam bir gerçek daha ortaya çıktı, askerlik konusunda sorun halledilmeden Londra'ya gidecek KKTC yetkililerinin işi zordan çok öte....
Askerlik konusu ülkemizin bir gerçeği.
O nöbeti ben da tuttum. Hem da giriş tarih belli, terhis tarihi belli olmayan dönemde.
Sıra oğluma geldi.
Benim mücahit olmamamdan daha zor oldu oğlumun askere gitme kararı.
Neden?
Çünkü bir biçimde gidişini erteleme şansı vardı.
Daha da ileri gidersek, kitabına uydurup adına bedelli denilen parayı verip askerliğini yapmaması da mümkündü.
Sonunda askerliğin bir an önce yapılması gereken, kaçınılmaz bir görev olduğuna karar verdik, oğlum askere gitti.
Kurayı çekti. Asteğmen olarak askerliğini yapacağı kesinlik kazandı. Dört aylık temel eğitim için Tuzla Piyade Okuluna gönderildi.
Oğlum Serkan, İstanbul'a gidince bir de baktı ki, Kıbrıs'ta bize aile boyu hainlik basan "milliyetçilerin" çocukları, "Bedelli askerlik için kılıf dikmekle" meşgul.
Oğlum bozuldu.
"Boş ver be oğlum. Sen yap askerliğini... Sen da kurtul, biz da kurtulalım" dedim.
* * *
Sırf askerlik yapmasın diye kılıf dikenlere sempati ile bakmadım. Sempati ile bakmadım ama sorun da yapmadım.
Bir süre önce Avustralya'da katıldığım bir radyo programına telefonla katılan bir Kıbrıslı Türk, "Çocuklarımızı askere yollamak istemeyiz ama burada kem küm ederiz" içerikli bir konuşma yaptı.
Dünyanın öteki ucunda yaşayan Kıbrıslı Türklerin çocuklarının askerlik konusuna bulunacak çözümün Kıbrıs'taki Türkleri rahatsız etmeyeceğini çok açık olarak söyledim.
Aynı yaklaşımım Kıbrıslı Türklerin en yoğun yaşadığı Londra başta olmak üzere yurt dışında bulunan tüm Kıbrıslı Türkler için geçerlidir.
Bir biçimde bu askerlik meselesi ciddi bir soruna dönüştü.
Birkaç yıl önce biraz elleyip ertelemeyi kolaylaştırdılar ama yetmedi.
Çünkü geçmişten cezalı duruma düşenler vardı.
Özellikle Londra'ya Kıbrıs'tan hangi yetkili giderse kendisine sunulan sorunlar listesinin en başlarında askerlik konusu oldu.
Yolu Londra'ya düşen tüm bakanlar ve mebuslar, "Merak etmeyin halledeceğiz" dedi.
İnsanlar çok da inanmadılar. Aslında inanmamadan öteki askerlikle ilgili bu konuda sivil otoritenin yeterli inisiyatif koyamayacağı inancı hakimdi.
Sonunda adeta teneke çala çala, "HALLEDİYORUG" dediler.
Taslak ortaya çıktı.
Londra'daki insanlarımız hukukçulara inceletip, "TAMAM DEĞİLDİR" dediler.
Yetkililer adam adam oturup konuşacaklarına topu taca atmayı tercih ettiler. İlgili komite üyeleri "park incelemesi" için İngiltere'ye gittiği zaman Londra'daki örgüt temsilcileriyle oturup görüştüler.
Sonradan sorup öğrendim, toplantıda ortak dil olarak Türkçe konuşuldu. Ama sonuca baktık yurttaşın söylediği anlaşılmadı.
Kaş yapayım derken göz çıkarıldı.
Doğruya doğru, konuyla ilgili yakını çocuğu olmayanlar konuyla ilgili bilgi dağarcığımızı çok da doldurmadık.
Geçenlerde Taylan arkadaşımın programına katılmıştım. Mehmet Güner isimli bir baba programa katılıp isyan etti. "Yapılan yasal düzenleme sorunu çözmedi. Örneğin oğlum bu nedenle gelemiyor. Parayı vermeyi kabul etse de gelemiyor. Dünya aleme ibret olsun Lefkoşa'dan Baf'a ölüm yürüyüşü yapıp yetkilileri protesto edeceğim" dedi.
Anladım ki yapılan yasa sorunu çözmedi... Çözmeyip beklentilere yanıt vermediği için ateşin üstüne benzin da döktü.
* * *
Toplum Postası, Londra'da yayımlanan en eski ve en etkili haftalık Türkçe gazetelerden biridir.
Dünkü sayısında konuya yer verdi.
Haberin başlığı şöyleydi: "I can't go to North Cyprus because I have an askerlik problem!" (Kuzey Kıbrıs'a gidemiyorum, çünkü askerlik problemim var)
Rahatsızlığın merkezinde kaleme alınan haberden birkaç bölümü olayı özetlemeye yeter:
"Yeni yasa, Kuzey Kıbrıs'ta bir takvim yılı içerisinde 90 günden fazla kalan her KKTC yurttaşı erkeğin askerlik görevini yerine getirmesini öngörüyor. Ancak "kaçak" durumundaki yüzlerce kişiye bu hakkı vermiyor. Bu kişiler, gidip de bedelli askerlik hakkından yararlanamıyor ve 90 gün kalma hakları bulunmuyor. Kaçak durumundakiler, adaya ayak bastıkları anda 15 ay olan normal askerlik süresini tamamlamakla mükellef tutuluyor.
Bu arada yasa, daha önce askerlik yaşının 49'dan ileriye alınması ile de değişiklik yaşadı. Bu durumda, örneğin İngiltere'ye 50'li yıllarda dahi gelmiş olsalar, yaşları ne olursa olsun KKTC yurttaşı her erkeği zorla askere almayı öngörüyor. 90 yaşındaki bir KKTC yurttaşı erkek dahi 90 günden fazla kalırsa, askere alınabiliyor. Veya kendisinden 4 bin Sterlin talep ediliyor.
... KKTC Vatandaşlık Yasası, Kıbrıslı Türk anne ve/veya babadan doğan herkesi KKTC yurttaşı kabul ediyor ve bu yurttaşlıktan çıkma hakkını kabul etmiyor. Dolayısıyla, Kıbrıslı Türk anne ve veya babadan doğan her erkek vatandaşı, askerlik görevini yerine getirmek zorunda kalıyor."
* * *
Dün akşam KKTC Londra Temsilciliğinde geniş katılımlı bir toplantı yapıldı.
Toplantıdaki gelişmeleri Londra Muhabirimiz Eylem Eraydın'ın katkılarıyla izledim.
Yazımı 00.30 sırlarında noktalarken toplantı devam ediyordu.
Öfkeli ama yasa Cumhurbaşkanı Talat tarafından imzalanıp Resmi Gazete'de yayımlansa bile mücadelede kararlı olduklarını çok açık olarak ifade ettiler.
Toplantı Londra'da KKTC'nin evinde yapıldı. Kendileriyle yapılan görüşmelerde verilen sözlerin tutulmamasından ciddi rahatsızlık dile getirildi.
Toplantı sonrası istekler KKTC Londra Temsilcisi Dilek Yavuz Yanık tarafından Kuzey Kıbrıs'a iletilecek.
Dün akşam bir gerçek daha ortaya çıktı, askerlik konusunda sorun halledilmeden Londra'ya gidecek KKTC yetkililerinin işi zordan çok öte....
Günün sözü:
Yerine getirilemeyecek söz, söz değildir
|