Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
" Sivas 93" sahnelendi
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

"Battık Hasan beyi, battıkkkk!"

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Açarık dükkanı beklerik müşteri ama ne gezer. Bütün gün sinek avlarız. İçtiğimiz, ısmarladığımız kahvenin, çayın parasını bile çıkaramıyoruz artık. Bir de refah seviyemiz arttı derler. Ma ne artması, daha dibe battık deseler doğru olacak. Yaz Allah aşkına. Çünkü bizi kimse duymaz, dinlemez, sen bizim adımıza yaz, bizim adımıza söyle

Telefon trafiği dün her günkün daha erken hızlandı.

Önce Güzelyurt'tan bir vatandaş aradı...

Günaydın faslı çok hızlı geçti...

Daha ben hiç dokunmadan vatandaş bin ah yansıtmaya başladı.

"Aha Kıbrıs gazettası elimde... Yazını okudum, buldum numaranı ve aradım seni. Battık Hasan beyi battıkkkk..."

İkinci battık hem uzun hem de beyaz ciğeri kara olmuş bir insanın isyanını, öfkesini ve en acısı çaresizliğini yansıtıyordu.

Devam etti:

"Açarık dükkanı beklerik müşteri ama ne gezer. Bütün gün sinek avlarız. İçtiğimiz, ısmarladığımız kahvenin, çayın parasını bile çıkaramıyoruz artık. Bir de refah seviyemiz arttı derler. Ma ne artması, daha dibe battık deseler doğru olacak. Yaz Allah aşkına. Çünkü bizi kimse duymaz, dinlemez, sen bizim adımıza yaz, bizim adımıza söyle..."

* * *

Mağusa'dan bir başka okur...

"Yazdıklarınız hep doğru memleket battı. Üç kişi bir araya geldiği zaman ekonomik krizi konuşur. Bu memlekette artık zengin ve fakir değil, devletten aylık alanlar ve almayanlar diye iki sınıf oluştu. Özel sektör üvey evlattan beter. Kimse özel sektörü, hele küçük esnafı düşünmüyor. Hani küçük esnafa düşük faizli kredi verilecekti? Tıs yok... Beklerler iflasa bayrağını çekelim, ölelim. İnsana hayattayken tedavi yapılır, öleni ancak gömerler, tedavi medavi biter."

Aynı okur devam edip farklı bir kulvara kayıyor...

"Biz, işyerinde klima çalıştırmaktan korkarız. Elektrik parası can yakar. Ama dairelere gidersin kapılar açık ama klimalar gürül gürül çalışır. İş saatında böğrülce ayıklayan memurlar gördüm. Biz kan ağlarız onlar serinde para kazanır. Yüzde yetmişi, hatta sekseni aldıkları parayı Rum tarafında harcarlar."

Bazı yaklaşımlarını abartılı bulduğumu söylemeye çalıştım ama anladım ki dolup taşan vatandaşın dinlemeye tahammülü kalmadı.

* * *

Ay'da yaşamıyoruz.

Bu ülkenin insanıyız.

Günün çok uzun bir zaman dilimini değişik toplum kesiminden insanlarla konuşuyorum.

Yazımın tam burasında iş adamı bir arkadaşımla konuştum.

"Piyasada yaprak kımıldamıyor" dedikten sonra ekledi: "Piyasada para kalmadı. İş yaptırmak isteyen var ama sıra ödemeye gelince herkes alacaklarını alamadığını söyleyip yan çiziyor. Piyasadan dört yüz bin YTL alacağım var ama alamıyorum. En büyük korkum bu kadara alacağıma rağmen 20-30 bin YTL için çek yasağına girmek. Herkes ekonomik krizin paniğini gizlemeye çalışıyor ama nereye kadar gizlenecek? Yandık!"

* * *

Dün yazdım. Hiç ama hiç gecikmeden KRİZ MASASI kurulup, paniğe fırsat veremeden doğru kararlarla çare üretilmeli.

Yine bir işadamından dinlediklerim: "Bu ülkenin mevduatlarının büyük bölümü Türkiye'ye gitti. Bankalarda para yok. Olan parayı da hükümet kullanma çabasında. Kredi verecek bankalar ise ipotek aldığı taşınmaz malları yüzde elli değer azlığı ile değerlendiriyor. İpotek verdiğiniz taşınmaz malın % 75 değeri kadar kredi imkanı yaratılsa bu da iş dünyasını rahatlatacak. Malımız var ama dünyadaki uygulamalarına paralel değerlendirmeyle kredi alamıyoruz."

* * *

Yazımı yazıyorum ama aklım ağırlıkla Mağusa'dan arayan okurun, kamu çalışanlarına yönelik yaklaşımlarında...

Resmi ağızların devlet çalışanlarına yönelik ifadeleri toplumda etkisini göstermeye başladı.

Kamu ve özelde çalışanlar ciddi bir kamplaşmaya doğru gidiyor. Yani toplum çok ciddi bir bölünme yaşıyor. Halbuki bu toplumun çok önemli konularda dayanışma ve birlikte mücadeleye gereksinimi var. Şimdi bu konuda kamplaşan insanlar yarın nasıl birlikte mücadele edecek?

* * *

Elektrik kesintileri de artık iyice kabak tadı verdi.

Geçitkale'den 77 yaşında bir amca aramıştı Pazartesi günü... Söylediklerini buraya yazmak istemem. Ama bilinsin ki sıradan mazeretler kesintilerin kabulünü kolaylaştırmıyor. Dün gene kesinti vardı. Merak edip nedenini öğrenmek bile istemedim...

Günün sözü:

Bir milimetre iş, bin kilometre laftan değerlidir

   510 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Eylül 2008, Cumartesi   Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...
05 Eylül 2008, Cuma   Unutulduk!!!
04 Eylül 2008, Perşembe   Köstek olunmasın yeter...
03 Eylül 2008, Çarşamba   Barış ve çözümü istiyor muyuz, istemiyor muyuz?
02 Eylül 2008, Salı   Dört yıl önce, "Marksist Metropolit Neofitos'u dinlerken..."
01 Eylül 2008, Pazartesi   Mesele yılanları tanımak...
31 Ağustos 2008, Pazar   Yan-lış ya-pıl-dıııı!!!
30 Ağustos 2008, Cumartesi   KTÖS'te 40 sene önce vardı...
29 Ağustos 2008, Cuma   Hatice'ye değil neticeye bakınız...
28 Ağustos 2008, Perşembe   "Ya taksim, Ya ölüm" el değiştirdi....



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital