Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yangından korkan 2 yaşındaki Rum çocuğun kalbi durdu
Güney'de eski bir polis, uyuşturucudan yakalandı
291 İlkokul öğrencisinin hazırladığı "unutmadan -sesimiz kısılmadan" adlı kitap tanıtıldı
Korkunç trafik kazası: 2 yaralı
Kır defilesi
KAR'dan köpeklerin zehirlenmesine tepki
Maliye Bakanı, halkla alay ediyor
Hristofyas, kapsamlı çözüm ilkelerine ilişkin kavram karmaşası yaratmaya çalışıyor
Yangın büyüdü
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



Bildiri değil, yazı oldu...

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Ekim 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir sevgili, iki aşığa her zaman mutsuzluk getirmiştir...

Hele bu aşıklar ikiden fazla ise, mutluluğu yakalamak daha da zordur..

Hazreti Adem'in oğulları Habil ve Kabil paylaşamadıkları kızkardeşleri için birbirlerine girdiler.....

Ve bu trajik hikayenin sonunda Habil, Kabil'i öldürdü....

Tarihin bu ilk cinayetinde, kardeşinin cesedini nasıl ortadan kaldıracağını düşünen Habil, bunu bir karganın öncülüğünde gerçekleştirdi...

Toprağı kazdı ve onu gömdü...

***

Dört din kitabı da Ademoğlu'nun bu serüvenini acı bir dille anlatmaktadır...

Bir sevgili iki aşığa az gelir..

Bugün bir sevgiliye yani bu adaya sahip olma kavgası işte bu tarihsel doyumsuzluktan kaynaklanmaktadır...

Mitolojide Paris'in Helena'yı kaçırmasıyla başlayan ve Yunan halkı ile Anadolu halkı arasında başlayan kavganın aradan 4-5 bin yıl geçmesine karşın hala izlerini taşıması da tarihin derinliğinden gelen bu düşmanlığın hala eskimeyen bir "hit" parçası gibi cazibesini korumasına neden olmaktadır.

Ama nasıl bir cazibe, "öldüren cazibe"....

***

Akhilleus'un Hektor'u öldürmesi benim yüreğimde her zaman bir üzüntü kaynağı olmuştur...

Mitoloji sözlüğünü her karıştırdığımda Tanrı Zeus ile Hera'nın ölüm terazisinin ağırlığını Hektor'dan yana kullanması beni hep tedirgin etmiştir....

Bu, belki de kendimi Anadolu halkı ile eş tuttuğum için Hektor'un ölümüne bu kadar üzülmüşümdür...

Kimbilir belki de ondan yana birşeyler taşıdığım için olacak...

Ama, Hektor'un Patraklos'u öldürmesi de hiç kuşku yok bir Elen ve bir Kıbrıslı Rum'un yüreğinde de burukluk yaratır şüphesiz...

Öyle olmasa, aradan binlerce yıl geçmesine rağmen bugün bile yarış atlarına Akhilleus ve Patraklos isimleri verilir miydi?...

Oysa bu coğrafyanın insanlarına baktığınız zaman onlarda bulduğunuz tek gerçek birbirlerine çok benzedikleridir...

Sevinçleri ve hüzünleri de aynıdır..

Bir taraf zeybek oynar, diğer taraf sirtaki...

Daha da önemlisi, bu coğrafyada yaşayan insanların genelde bir madeni paranın iki yüzüne benzediğidir...

Ve dünyanın en güzel coğrafyasında yaşayan bu insanlar, ne acıdır ki kaderlerini her zaman okyanuslar ötesindeki otoritelere çizdirmekte, halklarının mutluluğunu uzaktan kumandalara karşı çıkmayarak "ipotek" altına sokmaktadırlar....

Benim inancıma göre, bu adada yaşayan insanlara düşen görev bu ipoteği kaldırmalardır..

Çünkü insanoğlunun en doğal hakkı öldürülmek değil, sevginin ve hoşgörünün hakim olduğu bir dünyada yaşamaktır....

Ve bu da medya denen olgunun olayları tarihsel geçmişin perspektifi içinde değil, gelecek güzel günleri nasıl yaratacakları uğraşı içinde değerlendirmeleri en içten dileğimdir...

Çünkü, bir sevgili iki aşığa her zaman az gelmiştir...

Not: Bu yazı bir bildiri olarak kaleme alınmıştı, köşe yazısı olması talihsizlik olmasa gerek...

   837 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
25 Eylül 2008, Perşembe   Kırmızı çizgili yıllar(43)
24 Eylül 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(42)
23 Eylül 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(41)
09 Eylül 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(40)
31 Ağustos 2008, Pazar   Kırmızı çizgili yıllar(39)...
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar(38)...
29 Ağustos 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar(37)...
28 Ağustos 2008, Perşembe   Kırmızı Çizgili Yıllar (36)
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(35)...
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar (34)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital