Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Genç kızlar, uyuşturucu sokmaya çalıştı
TC Büyükelçiliği'nden "bilgi notu":Kur'an kursları, TC Başbakanlık
Hırsızlar her yerde
Genelkurmay'da Kıbrıs hassasiyeti
Garantörlükten vazgeçilemez
Uyuşturucu zanlıları, yargılanıncaya kadar Merkezi Cezaevi'ne gönderildi
Celal: Halklar, liderlere büyük destek vermeli
Otellerden yıldız çıkartması
MTG'nin 4'üncü yabancısı Friday
Orhan Günşiray yaşama veda etti
Aziz ve Süleyman Denizli'ye imza attı
Girne'de Global Deejays zamanı
Hamitköy Fırat ile sözleşme imzaladı
Tan'la "Neler neler" yaşanacak
Akkuş Çanakkale'de yarışıyor
Şenlikler sona erdi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Bir fotoğrafın yazdırdıkları...

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Şubat 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Soğuk savaşın hüküm sürdüğü, kolonilerin karanlık kahramanlarının vatanseverlik edebiyatı altında masum insanlara namluları yönelttiği yıllardı...

O bir öğretmendi...

Adı Leman'dı...

Köy halkı arasında adının deliye çıkması, herhalde eşinin o zamanların sendikacıları arasında bulunmasından kaynaklanacaktı...

O dönemlerde adam karalama, şimdiki dönemden çok daha kolaydı...

Alnınıza bir kere vurulan "kara damgayı" silmek öyle pek kolay değildi...

İşte, bu "Deli Leman" denilen kadın, bizim anaokul hocamızdı...

İyi bir eğitimci, taviz vermez bir disiplinciydi...

Bu nedenle, yaptığım muziplikler nedeniyle beni cezalandırdığında ona kızsam bile, aradan uzun yıllar geçince onu haklı bulacaktım...

Çocukluğun verdiği o uçarılıkla dayak attığımız sınıf arkadaşlarımızın ağlaması, bizi o günler mutlu etse bile sonraki yıllarda epeyce üzecekti...

Acaba, bazı masum insanları vurarak cinayet işleyen karanlık adamlar hiç yaptıklarından pişmanlık duydu mu, bilemeyeceğim, ama çoğunun gece yarıları ürpererek uyandıklarından eminim...

* * *

Soğuk savaşın hüküm sürdüğü yıllardı ve emperyalistler kendi ülkelerinde sendikacılar için gösterdiği hoşgörüyü ne hikmetse kolonilerinde göstermiyordu...

Nedense herkes, kendi kapısının önünü temiz tutarken, hizmetkarların kapısının önünü kirli bırakmayı yeğliyordu o yıllar...

Ve paralı hizmetkarlar, kendilerine ucuz edebiyatlarla militan buluyorlardı...

İşte, Leman hoca ile eşi Ahmet Sadi ki, daha sonra Erkut adını alacaktı, bir akşam vakti vurulmuşlardı...

İşin ilginç yanı ise o vurulma olayında, ancak filmlerde görülecek bir dramın yaşanmasıydı zihinlere kazınacak olan...

Leman Hanım, saldırganlara vücudunu siper edecek ve mermilere kendisi hedef olacaktı...

İşte bu cesur girişim, hem kendinin hem de kocasının hayatını kurtaracaktı...

Ve biz, günlerce o sekilerdeki kan izlerine biraz da ürpererek bakacaktık...

Birçok insan ise o yıllarda, vurulmaktan kurtulamayacak, hatta bazıları gazete sayfalarına ilan verdikleri günün gecesi vurulacak ve vurulma olayı ertesi gün artık fayda etmeyecek ilanlarla aynı gazetede yer alacaktı...

Kapıdan çıkarken büfenin üzerinde duran fotoğrafa bakıyorum...

Aslından büyütülmüş bir fotoğraf...

Altındaki tarih 1953...

Yani elli üç yıllık bir anı fotoğrafı...

Leman Hanım ortada ve tam yirmi çocuk kollarının arasında...

On yedi erkek ve üç kız...

Kimi önlüklü kiminin bayramlık giysileri sırtlarında, sonradan yaşayacaklarının bilinmezliği içinde bakıyorlar objektife...

Kimler yok ki aralarında...

Onların hikayelerini yazarsak, hepsinin kendine özgü bir hikayesi vardır kuşkusuz...

Boşuna dememiş adam; "Hayatım roman" diye...

Aslında en güzel romanlar gerçek hayat hikayeleridir bana göre...

Not: Bu fotoğraftaki kişilerin bazıları rüzgara savrulup gitmiş, bazıları her türlü koşula karşı direnmiş, bazıları ise adressiz kaçaklara benzemiştir..

   1072 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Ağustos 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar(37)...
28 Ağustos 2008, Perşembe   Kırmızı Çizgili Yıllar (36)
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(35)...
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar (34)
11 Ağustos 2008, Pazartesi   Kırmızı Çizgili Yıllar (33)
10 Ağustos 2008, Pazar   Kırmızı çizgili yıllar (32)
09 Ağustos 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar (31)
08 Ağustos 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar 30
30 Temmuz 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar 29
28 Temmuz 2008, Pazartesi   Kırmızı çizgili yıllar 28



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

VAMIK HOCA'DAN YANIT (BİR BİLİM İNSANI...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Hatice'ye değil neticeye bakınız...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(37)...

Akay Cemal

Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan...

Ahmet Tolgay

OKUYUCUDAN: PİLE VE ACI GERÇEKLER...

Bilbay Eminoğlu

Bu hesabın içinden çıkabilene aşkolsun!

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan-ı Şerif'i karşılarken

Bedia BALSES

YİNE BU YIL ADA SENSİZ

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Bir cinayetin yıldönümü

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital