Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Küfür etti diye öldürüyordu
Mahkemelerden rekor cezalar
Tutu, nabız tuttu
Lefke'de yapılan yurt binası mühürlendi
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı
Dünya nefesini tutmuş bekliyor
Elektrik Kurumu vurgunu davasında karar aşamasına gelindi
Tarihle randevunuz var
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak
Mükemmel bir görüşme oldu, cesaretlendirildik

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



Mesane kanserinden korunma ve erken tanının önemi

Uzm. Mine Çağlar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Haziran 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Değerli Okurlarım,  bugünkü konumuzda mesane kanseri ile ilgili paylaşmış olduğumuz tüm konuların bir özetini vererek konumuzu tamamlamak istiyorum.

İdrar torbasının yüzeysel veya derine inmiş kanserleri olarak tanımlanan "mesane kanser"leri, üriner sistemin (idrar yolları) kanserleri içerisinde sıklıkla görülen bir kanser türü olması açısından önem arz etmektedir. Erkekler ve kadınlar arasında sıklıkla görülen bir kanser türü olmasına rağmen, erkeklerde kadınlara oranla 3-4 kat daha sıklıkla görülmektedir. Mesane kanserinin 40 yaş öncesinde görülmesi oldukça nadir olup, görülme sıklığı genellikle 65 yaşından itibaren giderek artmaktadır. 

Mesane kanserinin köken aldığı mesane (idrar kesesi), idrar depolamakla görevli organımız olup, vücudun alt karın bölgesi orta hattında bulunmaktadır.  Mesane kanserinin oluşumunda rol oynayabilecek kesin nedenler bilinmemekle birlikte, hastalığın oluşumunu hazırlayıcı bazı faktörlerin rol oynayabileceği bildirilmektedir. Bu faktörler içerisinde, kalıtsal ve çevresel risk faktörleri yer almaktadır. Hastalığın oluşumunda rol oynayan faktörlerden kalıtsal özelliklerimizi değiştirme şansımız olmamakla birlikte, korunulabilmesi mümkün olabilen çevresel faktörleri iyi bilerek hareket etmeliyiz. Özellikle çevresel faktörler içerisinde yer alan, hastalığın oluşumuna sebebiyet vermesi açısından kuvvetle suçlanan ve genetik yapı üzerinde de kalıcı değişiklikler oluşturan bir faktör olarak "sigara" nın, hastalığı oluşturma riskini sigara içmeyenlere oranla 2-3 kat artırdığı bildirilmektedir. Sigaranın ne kadar süreden beridir içildiği ve günlük içilen sigara türü ve miktarıyla hastalığın oluşma riski arttığı gibi, aşırı sigara tüketimi halinde de hastalığın sigara içmeyenlere oranla 3-5 kat daha fazla görüldüğü de bildirilmiştir. Sigara tüketiminin, erkeklerde görülen mesane kanserlerinin %48'inden , kadınlarda ise %32'sinden sorumlu olduğu da ayrıca bildirilmiştir. Sigara kullanımının bırakıldığında ise riskin %30-60 azaldığı da vurgulanmaktadır.

Sigara kullanımı ile doğrudan ilişkisi olduğu kanıtlanmış kanser türlerinden birisi olan "mesane kanseri" nin oluşumunda sigaranın rolünün "mesane kanser hücreleri" üzerinde yapılan çalışmalarla ortaya konulduğundan bahsetmiştim. Bu konuda yapılan çalışma sonuçlarına göre, sigaranın hücreler üzerinde sebep olduğu hasarın normal hücrelerin tüm faaliyetlerini belirleyen "DNA" içeriğini bozarak yaptığı tespit edilmiştir. Sigara dumanı, maruz kalınan süreyle orantılı olarak artan düzeyde DNA yapısındaki kalıcı hasarları meydana getirmekte, özellikle DNA tamir mekanizmaları ile düzeltilmesi mümkün olamayan bazı önemli ve kalıcı hasarlara neden olabilmektedir.

Diğer kanser türlerinde olduğu gibi mesane kanserinin de kendine özgü belirti ve bulguları bulunmaktadır. Hastalığın en tipik belirtisi idrarda kan veya idrar içerisinde küçük pıhtılı kan parçalarının bulunmasıdır. Hastalıkla ilgili bu en genel bulgular hastaların yaklaşık %75'inde görülmektedir. Kanlı idrarın uzun süre devam etmesi neticesinde ise kansızlık ve buna bağlı genel durum bozukluğu (zayıflama, iştahsızlık, halsizlik, bulantı ve kusma gibi...) gelişebilmektedir. Bu belirtiler dışında ayrıca idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma şikayetleri de görülebilmektedir.

Mesane kanserinin oluşumunu engelleyebilecek ve dolayısıyla kişileri hastalıktan mutlak koruyabilecek bir yöntem henüz bilinmemekle birlikte, hastalığın erken tanındığı takdirde tedavisinin mümkün olabileceği unutulmamalıdır...... Bu nedenden dolayı, normalde hiçbir şikayet olmasa dahi yılda bir kez uzman doktor tarafından detaylı muayene yapılması ve erken tanı hizmetlerinden bilinçli bir şekilde faydalanılması gerekmektedir.

Mesane kanserinin oluşumunda genetik yapı, yaş ve ırksal faktörleri değiştirme şansı maalesef mümkün değildir. Fakat, hastalığın oluşumunda rol oynayan ve korunulabilmesi, değiştirilebilmesi mümkün olabilen risk faktörlerinden dikkat edildiği takdirde korunulabileceği iyice bilinmelidir.    

Diğer kanser türlerinde olduğu gibi mesane kanserinden korunmada ve erken tespitinde de konu hakkında bilinçli olmak ve erken tanı hizmetlerinden bilinçli bir şekilde faydalanmak önem arz etmektedir. Bu konuda yapılması ve dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar arasında öncelikle hastalığın önemli belirtilerinden olan idrar alışkanlıklarında gözlenen değişim ve idrarda kan görüldüğü takdirde şikayetleri dikkate alarak, geç kalınmadan konuyla ilgili doktora başvurulması ve verilen önerilere uyulması önem arz etmektedir. Bunun dışında ayrıca, hastalığın oluşumundaki rolü ispatlanmış olan sigara kullanımından uzak durulması ve sigara içilen ortamlarda bulunmamaya çalışılmalıdır. Mesleki olarak zararlı kimyasal maddelerle çalışılıyor ise çalışma koşullarında koruyucu yöntemlere başvurulması gerekmektedir.

Değerli okurlarım, gelecek hafta farklı bir konuda sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.

Sorularınız için elektronik posta adresim: caglar@kktc.net

 

   1061 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ağustos 2008, Pazartesi   Akciğer kanseri
03 Ağustos 2008, Pazar   Cilt kanserinden korunabilmek için dikkat edilmesi gereken noktalar
27 Temmuz 2008, Pazar   Cilt Kanserinin Belirtileri ve Erken Tanı Yöntemleri
20 Temmuz 2008, Pazar   Cilt kanseri ve risk faktörleri
14 Temmuz 2008, Pazartesi   Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunabilmek için dikkat edilmesi gereken noktalar
06 Temmuz 2008, Pazar   Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki etkileri
29 Haziran 2008, Pazar   Güneş ışınları ve cilt kanseri
22 Haziran 2008, Pazar   Cilt kanseri nedir?
16 Haziran 2008, Pazartesi   Cilt Kanseri
01 Haziran 2008, Pazar   Mesane kanserinin belirtileri



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

UBP'NİN DURUMU

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

Barışın elçileriyle yürümek...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Bunlar yalan mı?. Yalandır diyenler beri g...

Ahmet Tolgay

Yine ava ve avcılığa dair...

Bilbay Eminoğlu

Yatıp kalkıp dua edin bu halka...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Anketler ve UBP

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

ÖLMEDEN GÖREBİLECEKLER Mİ?

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital