Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

YENİ KATLİAM BÖLGESİ İPSARO

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Haziran 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir süredir alçı taşı çıkarmak için taş ocağına çevrilmesi öngörülen İpsaro tepeleri üzerine çeşitli bilir kişiler ve sivil toplum örgütleri hassasiyetlerini belirtiyorlar.

Son olarak da bölge halkı, "Çınarlı'yı Sevenler Derneği" adı altında örgütlenerek, bir dernek kurdu. Bu tepelerin taşocağına çevrilmesinin sakıncaları üzerine ilgililerin dikkatini çekmeye çalışan dernek, topladığı imzaları da Başbakana iletti.

Geçtiğimiz gün, basında yer alan bildirilerinin ardından, dernek başkanı Hüsrev Bektaş ile telefonda sohbet etme şansımız oldu.

Hüsrev Bey, yaklaşık 2 yıldır gündemde olan konu ile ilgili çalışmaların seyrinin yavaş ilerlemesinden dolayı umutlu.

Ancak parselleme işlemlerinin bölgede başlamasından duyduğu endişeyi paylaşarak, çok geç olmadan, duyarlı olan yetkililerin ilgisini çekmeye çalışıyor.

Bölge için ana endişe kaynağı, 5'i, 2002-2003 döneminde, 3'ü yeni olmak üzere toplan 8 taşocağının çalışmaya başlamasıyla, ülke genelinde baş gösteren kuraklığa rağmen, burada halen yeşil olan bahçelerin yok olacağı, anıt niteliğindeki zeytin ve harnup ağaçları ile binlerce ağaçtan oluşan orman alanlarının katledileceği ve akarsuların ciddi zarar göreceği üzerine yoğunlaşıyor.

Çünkü, önceden, Çevre Eski Bakanı Asım Vehbi'nin dediği gibi, ocakların yönü değiştirilip, dışardan daha kurak görünen, Güney bölgesine taşınması bile, çevre felaketinin önüne geçemeyecek.

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir, konuya bütünsel yaklaşılması gerekliliğine işaret ederek, kurak görünen Güney bölgesinin, bir kanat gibi, Kuzey'in verimliliğinin sağlanmasında çok önemli bir rol oynadığını söylüyor.

Sonuçta, Güney'de yapılacak tahribat, Kuzey bölgesini de etkileyecek.

Zaten patlatmalar sonucu çıkacak olan tozlanma, sadece bölgedeki bitki örtüsüne değil, aynı zamanda, hayvancılık faaliyetlerine de ciddi bir tehdit yaratacak.

Bölgede arıcılık yapılıyor.

Tarım ve hayvancılık en önemli gelir kaynağı.

Bu bölge, adanın az bulunan, en zengin yeşillik alanlarından biri.

Önemli akarsuların yer aldığı, av hayvanlarının ana uğrak yerlerinden biri ve çok değerli bir doğal zenginlik.

İpsaro tepeleri, Trodos'un Plates bölgesine benzetiliyor, en fazla.

O bölgenin nasıl değerlendirildiği ise ortada!

Bunun da ötesinde, adadaki en uzun ve en önemli mağaralardan biri olan İncirli Mağarası'nın da söz konusu taşocaklarından etkileneceği öngörülüyor.

Bu mağara, 100 bin yıllık bir tarihe sahip!

Tanıtımı yeterince yapılıp, bu değer kullanılamıyor.

Oysa, ÇED raporu olumsuz çıkmasına rağmen, konu ile ilgili herhangi bir geri adımın söz konusu değil.

Bölge ile ilgili olarak verilen ÇED raporu, bakın nelerin altını çiziyor;

Tepenin kuzeye bakan kısmı, yoğun ağaçlarla kaplıdır

 92290 adet zeytin, harnup ve badem

 Ayrıca, 3196 dönüm orman arazisi direkt olarak katledilecek, geriye kalan arazi ise uzun vadede etkileşimden yok olacaktır.

 Tarım faaliyetleri sona erecektir

 Topoğrafya, jeolojik yapılar, dere yatakları, sulak alanlar, su kaynakları ve pınarlar kalıcı olarak etkilenecektir

 Sürekli hava kirliliği yaratılacaktır

 Kırsal turizme uygun bir alan ve iki köy yok edilecektir

 Bedeli 60 yılda şirketlere sağlanacak 12.9 milyar USD gelirdir

 Fırsat maliyeti sonsuza dek eko-turizm yapılması eko sistemin ve 2 köyde yaşayan insanların kültürleri ve jeolojik mirasları ile nesillerini devam ettirmeleri.....

 Yıllık kar 8 şirket için 160 milyon USD

 720 milyon USD döviz çıkışı önlenmiş olacak

 Günde 8000 ton kazı yapılacak 4000 ton alçı elde edilecek

 Jeoloji ve Maden Dairesi verilerine göre ruhsat alanı içinde 60 milyon ton jips rezervi mevcutttur.

İşletme alanında sondaj çalışmaları yapılmamış ve işletilebilir rezerv net bir şekilde belirlenmemiştir. Bu yapılmadığı takdirde binlerce ağaç sökülüp arazi ve ekosistem tahrip edildikten sonra birkaç yılda rezervin tüketilmesi gibi bir sürprizle karşılaşılabilir.

 Bölgenin hidrojeolojik özellikleri, topoğrafyası, bitki örtüsü, dere yataklarının yeri değişecek, muhtemelen rüzgarlar ve yağışlar da etkilenecektir. Bölgede bulunan bir pınar da kaybedilecektir. Alçı taşına bağlı olarak bulunan yeraltı suları muhtemelen azalacaktır. Topoğrafya değişeceğinden dolayı kışın akan derelerden bundan sonra su akmayacak, bu güzergahta bulunan sulak alanlar bozulacaktır. Arazide yaratılacak yeni eğim haritasına göre yeni dere yatakları oluşacak ve bazı bölgelerin sel baskınına uğraması ihtimaldir.

Devletin bu kadar olumsuzluklarla dolu kendi ÇED raporunu bir kalemde silmesi, hiçbir ciddiyete sığmaz ve affedilemez bir şeydir.

Bölgeden çıkarılması öngörülen alçı taşı ülke ihtiyacının çok üstünde.

O yüzden, her ne kadar geçmişte ihracat durdurulacak dense de ihtiyaç fazlasının, Ukrayna ve Orta Asya'ya gönderilebileceği, tahmin ediliyor.

Doğan Sahir, 1 buçuk yıl önce verilen resmi rakamlara göre, Beşparmakları yok eden taşocaklarının yıllık gelirinin, 100 milyar TL'ye denk düştüğünün altını çiziyor.

Ülkeye getirisinin bu kadar komik, götürüsünün de bu kadar yıkıcı olduğu bu faaliyet alanı, bir türlü denetim altına alınamıyor, üstelik.

Kontrollü ve merdiven usulü esasında kazılar öngürülse de geç kalınmış ve denetlenemeyen uygulama, çevre felaketinin boyutlarını katlamaya devam ediyor, ne yazık ki.

Yasada zorunlu olmasına rağmen, taşocaklarında yetkili mühendis bulunmaması ve hala kaçak patlayıcı kullanıldığına ilişkin çeşitli bilgiler, çevrecilerin dikkat çektiği, en önemli unsurlar arasında.

Şimdi, bu alanda yaşanan bunca kötü tecrübeye rağmen, en değerli bölgelerden birinin daha kurban verilip verilmeyeceğini hep birlikte izleyeceğiz.

Yeni izinler verilmeyecek denmesine rağmen, yeni izinlerin de verildiği, ÇED raporunun dikkat çektiği tüm olumsuzluklara rağmen, kararlılığın sürdüğü bu konuda da sanırım belirleyici olacak olan, sermaye sahiplerinin gücü olacaktır.

Umarım bu kez, çevre konusunda gösterilen duyarlılığa kayıtsız kalınmaz ve yeni bir çevre felaketi daha yaşamayız.

Bugüne kadar olan tecrübeler maalesef, aksini gösteriyor.

Çünkü, yazık ki biz çevreyi, siyaset ile sermaye kıskacına teslim bıraktık.

Yine de duyarlı olan siyasiler ve vatandaşların öncülüğünde bu felaketin önüne geçilebilir.

   421 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   İRADE ve ÖDEV
04 Eylül 2008, Perşembe   ONLAR BENİM İÇİN SADECE TALAT ve HRİSTOFİAS
15 Ağustos 2008, Cuma   ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM YAPACAK?
14 Ağustos 2008, Perşembe   CTP'NİN KURTULUŞU ÇÖZÜM
13 Ağustos 2008, Çarşamba   KAMU SAĞLIK ÇALIŞANLARI YASASI
12 Ağustos 2008, Salı   HASSASİYETLERİMİZ NASIL ŞEKİLLENİYOR?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   KAMU SAĞLIK ÇALIŞANLARI YASASI ve TIP FAKÜLTESİ ISRARI
10 Ağustos 2008, Pazar   ÜNİVERSİTE SORUNSALI İÇİNDEKİ TIP FAKÜLTESİ
08 Ağustos 2008, Cuma   ÜNİVERSİTE SORUNSALI
07 Ağustos 2008, Perşembe   TURİZMDEN KARAPARAYA BİR DEVLET HİKAYESİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital