|
Cumhurbaşkanı Talat, ülkede hayat pahalılığının ciddi bir seviyeye ulaştığının anımsatılması üzerine, hayat pahalılığı olmadığını söyledi.
"Bu ülkede hayat pahalılığı var diyenleri anlayamıyorum" dedi.
İlginç bir değerlendirme.
Peki, hayat pahalılığı olduğunu kim söylüyor?
Tabii ki halk; yani bu ülkenin vatandaşları..
Çoğunlukla dar ve sabit gelirliler, asgari ücretliler.
Ve bunu durduk yerde söylemiyorlar.
Her gün çarşı pazardalar...
Fiyatlar gözlerinin önünde, neyi kaça aldıklarının farkındalar.
Örneğin pirincin fiyatı iki katına çıkmış...
Nohut, böğrülce, mercimek gibi öteki bir takım bakliyat türlerinin fiyatları da fırlamış...
Sıvı yağa gelen zam ise yüzde 50-60 oranında...
Sebze meyve fiyatları malum...
Dayanıklı tüketim maddeleri, çeşitli mal ve hizmetler....
Her şey ateş pahası.
Akaryakıta gelen zammın, önümüzdeki günlerde zincirleme fiyat artışlarıyla pahalılığı daha da körükleyeceğini kestirmek güç olmasa gerek
***
Cumhurbaşkanına göre, serbest piyasa ekonomisi bulunan ülkede esnafa ya da tüccara sattıkları malın satış fiyatlarını aşağıda tutması söylenemez.
Tamam da çözüm ne?
Halk ne yapmalı?
Sayın Talat, "Eğer domates almaya paranız yetmiyorsa almayacaksınız. Mevsimi olmayan meyve, sebzenin ucuzlamasını bekleyeceksiniz. Domates ucuzlayınca alıp yiyeceksiniz. Ben öyle yapıyorum; ucuzlamasını bekliyorum, mevsimi değilse, pahalıysa almıyorum; pekala halkımız da öyle yapabilir" diyor.
Demek ki çözüm boykotta!
Ama keşke derdimiz domates olsa.
Keşke pahalı olan sadece sebze meyve olsa.
Keşke tutumlu olmakla, bir takım gıda maddelerinden mahrum kalmakla, vatandaş cebindeki parayı, hiç yerinde durmayan fiyatlara denk getirebilse.
Bu ülkede hiç öyle bir dönem oldu mu?
Fiyatların düştüğü, pahalılıktan söz edilemeyeceği bir dönem...
***
Sayın Cumhurbaşkanı kuşkusuz iyi niyetli...
Kıbrıs konusunda olduğu gibi iç konularda da iyimserliğini bozmak; halkı karamsarlığa itmek istemiyor.
Ne var ki, halkın derdi yalnızca pahalılık değil.
Ülkede olup bitenler, insanımızın iyimser olmasına hiç olanak tanımıyor.
Hiç bir şey vatandaşın yüzünü güldürmüyor
Ekonomik durgunluk...
Giderek büyüyen sorunlar yumağı...
Grevler, eylemler...
Ardı arkası kesilmeyen ölümlü trafik kazaları...
Uyuşturucu belası...
Kriminal olaylar....
Halkı asıl huzursuz eden bunlar.
Yoksa domatesi yememişiz ne çıkar!
|