|
Küresel ısınma...
Çölleşme...
Kuraklık, susuzluk...
Gıda fiyatlarında artış derken, dünya şimdi de petrol kriziyle karşı karşıya.
Petrol fiyatları rekor düzeyde artmış....
Varil başına 135 doları da aşarak tarihi zirveyi görmüş...
Yatırım bankası Goldman Sachs, fiyatların yılın ikinci yarısında ortalama 141 dolar düzeyinde seyredeceğini öngörüyor.
Yandık demek!
Artık tutun fiyatları tutabilirseniz.
***
İngiliz Independent gazetesi manşetinde, "Acaba dünya enerjisini kaybetmek üzere mi", "Acaba dünya artık boş depoyla mı yürüyecek?" diye soruyor.
Gazeteye göre, Fransa'da balıkçılar petrol rafinerilerini kuşatıyor....
İngiltere'de kamyon şoförleri bir günlük eyleme hazırlanıyor...
Ford, benzin içen spor araçlarının üretimini azaltıyor...
Havayolu şirketleri de bilet fiyatlarını artırıyor.
The Wall Street Journal gazetesindeki habere göre ise, Avrupa'da tarım sektörü, balıkçılar, kamyoncular ve daha bir çok grup ayağa kalktı...
Hükümetlerinden petrol fiyatlarının artışı konusunda önlem almasını istiyor.
Bazı başkentlerde protesto gösterileri yapılıyor.
Bir çok hükümetin bu durum karşısında geleceğe yönelik planlar yapmaya başladığı bildiriliyor.
Peki biz ne yapacağız diye soracaktım ama, bir çok insanımızın "güldürmeyin bizi" diyeceğinden çekinerek
sormuyorum.
Zaten ne yapabiliriz ki?
Akaryakıta bir okkalı zam daha yapacaklar olup bitecek.
Bu kez zammın gerekçesi de hazır...
"Dünyada petrol fiyatları arttı, haliyle bizdeki fiyatlar da yeniden belirlendi."
Kin ne diyecek bu masum savunma karşısında?
***
Falcılar 2008 için dünyanın falına baktı mı bilemiyorum ama bu yıl dünyayı ve dolayısıyla küçücük ülkemizi kötü günlerin beklediği açık.
Kuraklığı, susuzluğu bu yaz belki atlatabiliriz ama, akaryakıt zammına bilenen fiyatlara zor yetişeceğiz anlaşılan.
Zaten her şey ateş pahası...
Akaryakıta gelecek ikinci bir zammın her şeyin fiyatını yeniden katlamasıyla, özellikle dar ve sabit gelirlilerin, asgari ücretlilerin cebini boşaltacağına kuşku yoktur.
Peki çözüm ne?
Çözüm, hayat pahalılığına koşut olarak maaş ve ücretlerin artırılması.
Ama ne yazık ki bu ülkede hayat pahalılığı ödeneği, artan fiyatlar karşısında devede kulak da olsa sadece devlet çalışanları ve emekliler için söz konusu.
***
KKTC'de neredeyse kişi başına bir araç düşüyor.
Allah artırsın diyemiyoruz, çünkü daha fazlasını kaldıramaz bu ülke.
İngiliz gazetesi "Dünya artık boş depoyla mı yürüyecek?" diye soruyor.
Yapabileceğimiz tek şey var; tasarruf.
Arabalarımız boş depoyla yürüyemeyeceğine göre, yakıtı idareli kullanmaktan başka seçeneğimiz yok..
Üç adımlık yere bile arabayla gidiyoruz.
Akaryakıt zammının yol açacağı zincirleme fiyat artışlarına gelince...
Yine kemer sıkmaktan başka çaremiz yok.
Ta ki kemerlerimizde sıkacak başka delik kalmasın...
Allah kerim ondan sonrasına.
İyi bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle.
|