Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Aşırı hız yine affetmedi: 1 ölü, 4 yaralı
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı
Kendi tabancasıyla öldürüldü
Dikkatsizlik kazaya yol açtı: 5 yaralı
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak
Kebapçı dükkanındaki yangın korkuttu
Nehir, cinayeti reddetti
Uyuşturucu zanlısına 15 bin YTL'lik teminat
Liderlerin gündemi federal yönetim
Kalpazanlığa 8 gün daha

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



Söylentiler meğer doğruymuş

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Mayıs 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yeniboğaziçi'nde süregelen yüksek gerilim hattı sorununa ilişkin "Lütfen açıklar mısınız?" başlıklı dünkü köşe yazıma, Eylem Komitesi üyelerinden Sayın Günay Bozkurt'tan açıklama geldi.

"Yeniboğaziçi köyünün içerisinden geçirilmesi planlanan yüksek gerilim hatlarının yeraltından ya da başka bir güzergahtan geçirilmesinin maliyetinin 4 trilyon TL olduğu ve bölgede arazisi ve/veya evi olan kişilerin sorunun çözümüne maddi olarak katkıda bulunması gerektiğinin hükümet kanadı tarafından Eylem Komitesi'ne bildirildiği" belirtilen açıklamayı aynen aktarıyorum:

Sayın Bilbay Eminoğlu,

27 Mayıs 2008 tarihli Kıbrıs Gazetesi'ndeki "Lütfen Açıklar mısınız?" başlığıyla yayınlanan köşe yazınızda ismim anıldığı için bir açıklama yapma gereği duydum.

Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Raşit Pertev'in, "Hükümetten Ahlaksız Teklif" konu başlığıyla kamuoyuna duyurduğu süreç hakkında bildiklerimi, şahsi yorumlarımla birlikte aktarmak istiyorum.

Sayın Raşit Pertev'in açıklamasından sonra, özellikle CTP kanadından tanıdık ve arkadaşlarımdan yoğun tepki aldım. Bu tepkilerin hedefinin, olayın doğruluğunu öğrenmek yerine, bu olayın kamuoyuna yansımaması gerektiği yönünde olması üzücüydü. Şunu hemen belirtmem gerekir ki, bu olayın kamuoyuna yansımasının kaynağı ben değilim. Ama, bu olayın kamuoyu bilgisine gelmesine, şahsen kamuoyuna karşı duyduğum sorumluluk açısından sevinmedim dersem yalan olur.

Bölge halkı olarak, bölgemizden geçen yüksek gerilim hatlarının güç yükseltilerek geçirilmesine karşı çıktık ve varolan hatların da kaldırılmasına kadar mücadelemiz sürecek. Eylem Komitesi olarak bu konudaki duruşumuz hiç değişmedi ve değişmeyecek.

Bizim mücadelemiz kesinlikle siyasi değil, insani bir mücadeledir. Bunun böyle bilinmesi ve başka yönlere çekilmemesi gerekir.

Biz, bu insani mücadelenin gerektirdiği gibi de, yasaların bize verdiği hakları kullanarak eylem ve söylemlerimizi geliştirdik.

Ülkelerde yaşanan sorunlara çare bulmak Devletlerin görevidir. Bizim ülkemizde de bu böyledir. Ülkede yaşanan her sorun Devletin sorumluluğundadır ve Devlet bu sorunlara çareler üretmek zorundadır.

Bizim konumuza dönersek, KKTC Devleti her vatandaşına, anayasasında ve ona bağlı birçok yasalarında belirtildiği gibi "Sağlıklı bir çevrede yaşamak hakkı"nı sağlamalıdır.

Devletleri yönetenler hükümetlerdir, hükümetler de halkın siyasi tercihleri doğrultusunda değişebilir, ama Devlette devamlılık esas olduğuna göre, sorunlar ve bunlara bulunacak çareler, gelmiş geçmiş ve gelecekteki bütün hükümetleri bağlamaktadır.

Yeniboğaziçi'ndeki yüksek gerilim hatları sorununa hükümetimizin bakış açısında değişkenlikler görmeme rağmen, bölgemizi ziyaret eden Sayın Başbakan Ferdi Sabit Soyer, konu ile ilgili son noktayı koymuş ve "Bu hatlar burdan geçemez" diyerek hepimizi rahatlatmıştı.

Hükümetin bu soruna çözüm bulma yönünde ciddi ve iyi niyetli çabalarına tanık olsam da, bu konuda çok becerikli davrandıklarını söyleyemem.

Konunun gündeme gelmesinden beridir olayı takip eden, iyi niyetlerinden kuşku duymadığımız CTP-BG Milletvekili Sayın Dr. Arif Albayrak ve Yeniboğaziçi Belediye Başkanı Sayın Cemal Biren, Eylem Komitesi'nin de çözüm üretmek için hükümetle birlikte çalışmalara katılmasını önermiş, ama ben şahsen bu öneriye katılmamış ve Eylem Komitesi'nin bazı üyeleriyle görüş ayrılığına düşmüştüm. Böyle düşünmemin sebebi ise, sorunlara çare bulması gerekenin Devlet veya Hükümet olması gerektiğiydi. (Eylem Komitesi üyelerinin meslekleri bakımından konu ile teknik olarak ilgili olmamaları da bence sorun olacak ve konuya katkı sağlayamayacaklardı.) Kaldı ki, Eylem Komitesi bölge halkı adına söylemesi gerekeni söylemiş ve bu hatları bölgede istemediğini zaten ilan etmişti. Çareyi bulmak Devletin göreviydi.

Bu öneri ışığında Eylem Komitesi'yle birkaç toplantı yapılmış ve konu ile ilgili hükümetin yaptığı çalışmalar aktarılmıştır. Ben şahsen, yukarıda saydığım prensipler ışığında bu toplantıların hiçbirine katılmadım ama konuyu Eylem Komitesi'ndeki arkadaşlarımdan takip ettim.

Bu toplantılarda, hatların bölgeden kaldırılması, yer altından veya farklı bir güzergahtan geçirilmesi için yüklü bir maliyet gerektiği söylenmiştir. Bu maliyetin nasıl karşılanacağı konusunda ise tartışmalar yaşanmış ve hükümet kanadı, bölgedeki arazi ve evlerin yüksek gerilim hatları kalktıktan sonra değer kazanacağını öne sürerek, bölgede arazisi ve/veya evi olan kişilerin bu artı değerleriyle sorunun çözümüne maddi olarak katkıda bulunması gerektiğini söylemiştir.

Yaklaşık iki hafta önce yapılan son toplantıda ise, maliyetin 4 milyon YTL (4 trilyon TL) olduğu Eylem Komitesi'ne bildirilmiştir.

Belirtmek gerekir ki, bölgeden bunu bir çözüm olarak gören ve katkı yapmayı kabul eden insanlar da vardır. Bunun da iki önemli sebebi vardır. Birincisi, bu "illetten" olabildiğince çabuk kurtulmak, ikincisi de, sahip oldukları ev veya arazileri belki de bir kez daha ödeyerek, "evlerini/arazilerini kurtarmaya çalışıyorlar" şeklinde yapılan spekülasyonlara cevap vermek.

Gelinen aşamada bunun bazı bölge sakinleri için hatların bölgeden kalkması konusunda bir umut olduğunu söylemek gerekiyor. Ancak buna rağmen, bölge halkına yapılan bu teklif kanımca etik bir değer kazanmıyor.

Yine de bunu kamuoyunun takdirine bırakıp Sayın Maliye Bakanı Ahmet Uzun'un bu hatlar konusunda söyledikleri için birkaç söz söylemek istiyorum.

Sayın Bakanın söylediğine göre, evlerinin yakınından yüksek gerilim hatları geçirilmesine tepki gösterenler, bunun böyle olacağını önceden bildiği halde, tam da direklerin dikileceği yerlere kalkıp konut yapmış.

Buna cevap vermek için konunun geçmişine biraz bakmak lazım.

1980'lerin başında bölgeden geçirilmiş mevcut hatlar var. Bu hatlar zaman içinde bölge halkının haberi olmadan birkaç kez geliştirilmiş ve şu anda 66 bin volt elektrik enerjisi taşıyor.

Yeniboğaziçi'ni bilmeyenler için söyleyeyim. Yeniboğaziçi'nin batısında, bitişik Mormenekşe köyü var. Bu yüzden Yeniboğaziçi batıya doğru genişleyemiyor. Sadece doğuya doğru genişleme imkanı var. Doğu tarafında da zaten deniz var. Bu durumda köyün zaman içinde doğuya doğru genişleyeceğini görmek için medyum olmaya da gerek yoktu.

Zamanında, 1980'lerin başında, hangi plana, hangi programa ve hangi öngörüye dayandırmışlarsa, köyün hemen doğusundan yüksek gerilim hatları geçirmişler; hani şu bizim meşhur hatlarımız..

Beklenen olmuş, köy doğuya doğru genişlemiş. Bu bölgede yapılaşmaya izin verilmiş. Evler, apartmanlar yapılmış. Bunlara inşaat izni verilmiş, elektrik-su-telefon bağlanmış, vergileri alınmış. Bütün bunları KKTC Devleti yapmış. Ve meşhur hatlarımız evlerin ve apartmanların arasında kalmış.

Şimdi Sayın Bakan diyor ki, "Bile bile oralara ev yapmışlar, şimdi bağırıyorlar..."

Sayın Bakan'a hatırlatmak gerek herhalde ki, bu bölgedeki evlerin yaklaşık yarısı son birkaç yıl içinde yapılmıştır; kendisinin de hükümet mensubu olduğu son birkaç yılda.

Peki Devlet nerdeydi bu arada?

Hata üstüne hata yapmakla hatalar zinciri oluşturan Devlet, şimdi bir hata daha yapıp bölgeden daha yüksek kapasiteli hatlar geçirecek ve sağlık açısından tüm risklere rağmen "Elektrik yok diye şikayet ediyordunuz, alın size elektrik!" mi diyecek?

Bindiğimiz dalı mı kesecek?

Olacak şey değil!

Yerleşim yerleri, yüksek gerilim hatlarına olması gereken yasal mesafeler içinde kalınca ne olacak?

Belki de devlet o bölgede yaşayanlara yüklü tazminatlar ödemek zorunda kalacak, belki bu mesafeler içinde kalan binaları istimlak etmek zorunda kalacak gelecekte. Ya da hatlarını/direklerini alıp zaten gitmek zorunda kalacak. Bunu göremiyor muyuz?

Şimdi dünya kadar para harca, yap, sonra yık al götür başka yerde tekrar yap.

Olacak iş değil!

Gözle görülen ve basit bir şekilde uygulanabilecek sürdürülebilir kalkınma ilkesi yok sayılarak bu devletin paraları çarçur mu edilecek?

Bölgedeki 66 bin voltluk hatların veya geliştirilmesi düşünülen 132 bin voltluk hatların sürdürülebilir olmadığını göremiyor muyuz?

Bu söylemleri uzatmak mümkün ama anlayacak olana fazla bile.

Bir şeyi kısaca tekrar etmek istiyorum.

Yeniboğaziçi'nde Yüksek Gerilim Hatlarına Hayır! Eylem Komitesi'nin mücadelesi insani bir mücadeledir ve insani talepler için mücadele edilmektedir.

Bölgedeki araziler ne kadar değer kazansa da, tek bir çocuğumuzun tek bir saç teline bile gelemez.

Biz çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu hayatlarının olmasını dünyalara değişmezken, kimse bizden onların sağlığı konusunda bir risk almamızı bekleyemez.

Devletin görevi de bu riskleri ortadan kaldırıp, bölge halkımıza da tüm halkımıza olduğu gibi sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı sağlamaktır ve bunun için de çareyi bulmak zorundadır.

Bunun böyle bilinmesi, farklı yönlere çekilmemesi gerektiğini, politika yaptığını sanıp "dedikodu" yapanlara bir kez daha hatırlatmak isterim. Dedikodular sorunlara çare üretemezler, ancak kaosları büyütürler.

Biz bölge halkı ve Eylem Komitesi olarak bu konudaki duruş ve kararlılığımızı sürdüreceğimizi, mücadelemizden bölgedeki en son direk kalkana kadar asla vazgeçmeyeceğimizi ve bu insani mücadelemizde tüm kişi, kurum ve kuruluşları, yani tüm halkımızı bize destek vermeye çağırdığımızı sizin vasıtanızla söylemek istiyorum.

İlginize tekrar teşekkür eder, iyi çalışmalar dileklerimle saygılar sunarım.

   526 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ekim 2008, Çarşamba   "Keşke bu otomobil keşfedilmesiydi"
07 Ekim 2008, Salı   Görünen köy kılavuz istemez
05 Ekim 2008, Pazar   Eski Lefkoşa'nın eskileri
04 Ekim 2008, Cumartesi   Böyle hükümetçilik, böylesine ciddiyetsizlik olur mu?
30 Eylül 2008, Salı   Hayat bayram olsa...
28 Eylül 2008, Pazar   Seydali'nin öyküsü (II)
27 Eylül 2008, Cumartesi   Varan üç!
26 Eylül 2008, Cuma   Aman avcı vurma beni...
25 Eylül 2008, Perşembe   Mağusa Mağusa...
24 Eylül 2008, Çarşamba   Böyle gelmiş böyle gider



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİZ FIRSAT MI?

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Sağlıktan eğitime uzanırken...

Ahmet Tolgay

GÜNCEL NOTLAR...

Bilbay Eminoğlu

"Keşke bu otomobil keşfedilmesiydi"...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Yeni bir anket, "Yine CTP- UBP"......

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital