|
Lefkoşa'da Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nin polikliniğine uğradım geçenlerde...
Allah herkese iyilik sağlık versin, her zaman olduğu gibi hastadan geçilmezdi.
Doktorun gelmesini beklerken danışmada tahta bir kutu ilişti gözüme.
Yaklaştım baktım, üzerinde aynen şunlar yazılı:
"Çağdaş, modern ve kaliteli sağlık hizmeti sunmak amacıyla kurulan hastanemizde verilen sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesine katkıda bulunmak için öneri ve şikayetlerinizi bu formlara yapmanızı rica ediyorum.
Başhekim."
Bir şey yazacak değildim ama orada form falan görmedim.
Gazeteci merakı işte, danışmaya sordum, buldu verdi.
Neyse; bunun eleştirilecek bir yanı yok.
Dahası güzel bir şey yapılmış.
Şikayeti ya da önerisi olan yazsın, atsın kutuya.
Ama önemli olan vatandaşın şikayet ve mantıklıysa önerilerinin dikkate alınması, gereğinin yapılmasıdır.
Umarım öyle yapılıyordur.
***
Şimdi yazacaklarımı, o şikayet ve öneri kutusuna attığımı varsayalım.
Ve bakalım sayın başhekim nasıl değerlendirecek..
Ne zamandan beri bilemiyorum; hastanenin röntgen bölümünde hastaların eline bir fiş tutuşturuyorlarmış.
Üzerinde, "Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kalkındırma Derneği / Bağış Fişi / 5 YTL" yazılı.
Elimde bir tane var.
Eleştirecek değilim. 5 YTL çok küçük bir miktar. Üstelik, bu para hayırlı bir amaç için bağış olarak alınıyor.
Güzel!...Verelim...
Hastanemiz daha da kalkınsın!...
Vatandaşın bağışlarıyla kalkınacaksa.
Ne var ki hastaları zorlamamalı buna.
"Yatırım katkı payı" adı altında vatandaşı her ay tükettiği elektrik miktarına orantılı fazladan para ödemeye zorlayan Elektrik Kurumu'nu örnek almayın lütfen!
Hangi ülkede görüldü böyle şeyler?
Adı üstünde bağış bu...
İsteyen fazlasıyla da verir, istemeyen vermez.
Bırakın buna vatandaş karar versin.
Röntgen servisindeki görevliler, doktorun röntgen istek formunu uzatır uzatmaz önünüze fişi koyuyormuş.
"5 YTL ödeyeceksiniz" diye.
"Hastanemize mümkünse bağışta bulunmak ister miydiniz?"diye sormak nezaketini göstermiyorlarmış.
Ülkemizde, bağış adı altında para toplamak nedense hep böyle oluyor.
Yetiştiren elini vatandaşın cebine uzatıyor!
Nerden çıktı şimdi bu bağış, anlamak mümkün değil.
***
Hepimize afiyet olsun!
Söz sağlıktan açılmışken, çok önemli bir konuya daha dikkat çekelim.
Duyduklarıma inanamadım.
Olamaz böyle bir şey.
Adam Dipkarpaz'da hayvancılık yapıyor...
Hayvanları hastalandı. 'Maedi Visna' hastalığı kırıp geçirdi sürüsünü...
Şimdiye kadar 70 koyunu telef oldu.
Ve bir yıldır, "Bana yardım edin" diye çalmadığı kapı bırakmadı.
"Bakarız, ederiz" demişler, baştan savmışlar.
Ne yapsın adam...
Geçinebilmek için hastalıklı hayvanlarını sağarak elde ettiği sütü Süt Kurumu'na veriyor...
Süt Kurumu alıyor.
Ve biz de sütleri içiyoruz...
Hepimize afiyet olsun!
"Bu sütün insan sağlığına ne gibi bir etkisi var, bilmiyorum. Eğer etkisi varsa vicdan azabı çekiyorum. Ama bunun suçlusu yetkililerdir" diye konuşan hayvan üreticisine hak vermemek mümkün mü?
Bir ülkede bu denli başıboşluk, bu denli umursamazlık, sorunlara bu denli ilgisizlik olabilir mi?
Bu ülkede oluyor işte.
Bir de sağlıktan, sağlıkta kaydedilen gelişmelerden, kalkınmadan falan söz ederiz.
Hadi canım sende!
|