Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

UYUYAN GÜZEL-LEŞİR!

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Mevsim değişiklikleri, yoğun iş yaşantısı, stres ve yorgunluk uykusuzluğu da beraberinde getiriyor...

İçinde bulunduğumuz dönemde epey kişinin "korkulu rüyası" olan uykusuzluk aslında birtakım basit önlemler alındığı takdirde aşılamayacak bir sorun değil...

Uyku insan ve hayvanlar için yeme-içme, nefes alma gibi hayati bir ihtiyaç... İnsan sağlığındaki önemi ise her geçen gün daha da iyi anlaşılmakta... Günümüzde sadece uyku hakkında araştırmalar yapan ve bu konuda bilimsel yayınlar yayınlayan pek çok kuruluş ve tıbbi dergi var. Buna rağmen uyku hakkında halen gizemini koruyan pek çok bilinmeyen sır mevcut!

Her gün yapılan aşı: Uyku!

Uyku, bedenin gün içinde bulunduğu aktif konumdan çıkıp organların dinlenmesi amacıyla geçtiği "bilinçsiz" konuma verilen addır. Hayatı boyunca 200 bin saatin üzerinde uyku uyuyan insanoğlu, ömrünün yaklaşık üçte birini uyuyarak geçirir. Bu ritüel tüm gün çalışan organların dinlenebilmesi ve ertesi güne hazırlanabilmesi için hayati bir ihtiyaçtır. Zihin, büyüme ve bağışıklık sisteminin ayakta durabilmesi içinse mutlaka düzenli uyku uyunması şarttır !

Uykuda hareket eden gözler!

Düzenli bir insan uykusunun iki farklı dönemi vardır. Bunlardan ilki hafif uyku dönemi olarak da adlandırılabilen "Non-REM" diğeri ise ağır uyku dönemi olarak bilinen "REM" dönemidir.

İnsanlar gece boyunca yaklaşık her 2 saatte bir sırasıyla NonREM ve REM uyku dönemlerine girerler. Tüm bir gece uykusunda yaklaşık dört kez REM uykusu yaşanmaktadır. Bunlar 10 dakika kadar kısa olabileceği gibi 1 saate kadar da uzayabilmektedir.

Hızlı Göz Hareketleri (Rapid Eye Movement, REM) olarak anılan bu dönem adından da anlaşılacağı gibi uykuda göz kırpıştırdığımız dönemdir. Bu dönemler kişinin derin uykuda olduğu ve genellikle rüya gördüğü dönemlerdir. REM uykusunda beyin ve beden birden bire daha hızlı çalışmaya başlar, kalp hızı artar, solunum hızlanır ve kan basıncı artar.

Yaş ilerledikçe uyku kalitesi azalıyor!

Çocukluk döneminde uykunun daha büyük bir bölümünü kapsayan REM dönemi yaş ilerledikçe azalır. Bir erişkin uykusunun yaklaşık dörtte biri REM döneminde geçerken bu oran yaş ilerledikçe daha da azalır. Bu yaşlı kişilerin uykusu daha hafif ve kısa olur. Çocukken görülen rüyalar aynı oranda görülmez, uykudan uyanan kişiler kendilerini uykuya doymamış gibi hissederler.

 

Daha uzun bir hayat için daha fazla uyuyun!

Uyku insanlar gibi tüm hayvanlarda hayati öneme sahip. Sıçanlar üzerinde yapılan bir araştırmada normalde 2-3 yıllık bir ömre sahip olan bu hayvanların uykusuzluk sonucunda yaşam sürelerinin 3 haftaya kadar düştüğü bildirilmiş.

Bu hayvanlarda ayrıca sık tekrarlayan ve dirençli enfeksiyonlar, büyümede gerilik ve depresyon gibi başka rahatsızlıklar da görülmüş.

Savaş alanındaki askerler üzerinde yapılan çalışmalarda günlerce uykusuz kalan askerlerin vücut ısılarının düşmeye başladığı, hastalıklarla savaşan beyaz kan hücresi sayısının azaldığı ve büyüme hormonunun salgılanmasının durduğu gösterilmiş.

Büyümek için uyumak lazım!

Özellikle çocuklarda kesintisiz ve düzenli uykunun önemini her fırsatta vurgulamaya çalışıyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de vücuttaki Büyüme Hormonu dengesi! Beyindeki Hipotalamus bölgesinden çıkan uyarılar sonucu yine beyindeki Hipofiz bezi tarafından salgılanan Büyüme Hormonu (GH), en yüksek düzeylerine gece derin uyku anında ulaşmaktadır. Bunun nedeni uyku sırasında salgılanan diğer bazı hormonların Büyüme Hormonu üretimini artırmalarıdır.

Geceleri düzenli ve kesintisiz uyuyan çocuklar diğer yaşıtlarına göre daha ileri düzeyde gelişim göstermektedirler. Bu çocukların boy, kilo ve kemik gelişimleri bu nedenle daha iyi olmaktadır. Dolayısıyla çocukların -beslenme ve diğer nedenlerle- uykularının bölünmesi büyüme hızlarını da etkileyecektir.

Düzenli bir uyku için...

Pek çok kişi biraz daha fazla uyuyabilmek ya da uykusuz gecelerinin sayısını azaltabilmek için çok sayıda ilaç kullanmaktalar. Oysa ki ilaç tedavisine başvurmadan önce dikkat edilmesi gereken önemli noktalar var. İşte iyi bir gece uykusu için dikkate almanızı önerdiğim bazı ipuçları:

Düzenli bir gece uykusu için;

1. Aynı saatte uyuyun: Haftanın her günü hemen hemen aynı saatlerde yatağa girmeniz biyolojik saatinizin daha düzenli çalışmasını sağlayacak, uykularınıza düzen getirecektir.

2. Kahve, alkolden, çikolata ve enerji içeceklerinden uzak durun: Kahve ve kafein içeren yiyecek-içecekler uyarıcı etkileri nedeniyle uyku düzenini bozarlar. Alkol, kimileri tarafından daha rahat uyuyabilmek için kullanılsa bile aslında uyku kalitesini ciddi şekilde bozan bir maddedir.

3. Sigarayı bırakın: Sigaranın içerdiği nikotin ve diğer uyarıcı maddeler uyku düzenini ve kalitesini ciddi şekilde etkiler.

4. Yatak odasında sadece uyuyun: yatak odasında uyku düzeninizi bozacak bilgisayar, televizyon gibi elektronik aletleri bulundurmayın. Ödevlerinizi veya ertesi günün işlerini yatak odanızda yapmayın. Yatak odanız en fazla rahatlık hissedeceğiniz yer olmalıdır. Bu nedenle fazla eşyaları çıkarın, loş bir gece lambası bulundurun.

5. Bedeninizi ve zihninizi dinlendirin: Uyku öncesi sıcak bir köpük banyosu veya duş, hafif bir müzik veya yoga günün stresini üzerinizden atmanız ve yatağa rahat girmenizi sağlayacaktır. Düzenli olarak yapılan spor da bir başka rahatlama yoludur.

6. Konforlu bir yatak seçin: İyi bir uyku için yatağınız ne çok sert ne de çok yumuşak olmalıdır. Bunun için yapınıza uygun ortopedik bir yatak seçin. Uygun olmayan bir pozisyonda uyumak hem uyku kalitenizi hem de iskelet sisteminizin sağlığını etkileyecektir.

7. Gece yemeklerini hafifletin: Akşam yemeklerinde ağır, yağlı et yemekleri yenmesi uyku sırasında vücudun sindirim işini güçleştirir. Bu nedenle uykunun kalitesi bozulur, sindirim sorunları başlar. Gece yatmadan 2-3 saat öncesinde yemek yemeyin, abur cuburu kesin. Yatmadan önce ise ılık bir bitki çayı içip kepekli-tahıllı gıdalar veya bir parça meyve yiyebilirsiniz.

8. Düşüncelerinizi kapıda bırakın: Ertesi gün yapacaklarınız ile ilgili düşünceleri yatak odanızın kapısında bırakın. Bunları düşünmek size bir fayda sağlamayacak aksine uyku düzeniniz bozulduğundan ertesi güne yorgun başlayacaksınız.

İyi uykular, mutlu ve sağlıklı günler...

   1194 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
31 Ağustos 2008, Pazar   Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?
17 Ağustos 2008, Pazar   Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   Kıbrıs'taki Çernobil:Elektro Manyetik Kirlilik (2)
20 Temmuz 2008, Pazar   Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey
06 Temmuz 2008, Pazar   Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler
29 Haziran 2008, Pazar   KLİMA İLE GELEN ATEŞ!
22 Haziran 2008, Pazar   Bunları Biliyor muydunuz?
15 Haziran 2008, Pazar   Kene humması (Kırım Kongo Kanamalı Ateş, KKKA)
08 Haziran 2008, Pazar   Demir: Kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?
02 Haziran 2008, Pazartesi   Anne karnında son üç ay (6-9.aylar)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital