Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Genç kızlar, uyuşturucu sokmaya çalıştı
TC Büyükelçiliği'nden "bilgi notu":Kur'an kursları, TC Başbakanlık
Hırsızlar her yerde
Genelkurmay'da Kıbrıs hassasiyeti
Garantörlükten vazgeçilemez
Uyuşturucu zanlıları, yargılanıncaya kadar Merkezi Cezaevi'ne gönderildi
Celal: Halklar, liderlere büyük destek vermeli
Otellerden yıldız çıkartması
MTG'nin 4'üncü yabancısı Friday
Orhan Günşiray yaşama veda etti
Aziz ve Süleyman Denizli'ye imza attı
Girne'de Global Deejays zamanı
Hamitköy Fırat ile sözleşme imzaladı
Tan'la "Neler neler" yaşanacak
Akkuş Çanakkale'de yarışıyor
Şenlikler sona erdi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Televizyonun esiri çocuklar ve gençler

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Televizyon'un girmediği ev veya iş yeri yok! Gerek bilgi gerekse eğlence amaçlı başvurduğumuz televizyon günümüzde pek çok çocuk ve erişkini kendine bağımlı hale getirmiş durumda!

Amerikalılar -dünyada en çok TV seyreden toplumlardan birisi olmalarına rağmen- belki de zararlarını en fazla yaşayan olmalarından dolayı vatandaşlarını TV alışkanlığının zararları konusunda bilinçlendirmeye çalışıyorlar.

Bu hafta (21-27 Nisan) "Televizyonu kapatma" haftası!

Bu amaçla bu yıl 21-27 Nisan arası ABD'de "Televizyonu Kapatma" kampanyası düzenleniyor. Bu hafta içinde topluma TV alışkanlığının zararları aktarılıyor, insanlara TV'lerini kapatıp doğaya çıkmaları, kitap okumaları tavsiye ediliyor...

Televizyon başında günde 6 saat !

ABD'de yaşayan çocuklar istatistiklere göre günde ortalama 6.2 saatlerini TV, Video oyunları veya bilgisayar başında geçiriyorlar. Teknolojinin her türlü nimetinden yararlanan Kıbrıs Türk toplumu ve çocuklarımız da sanıyorum her gün bu süreye yakın bir zaman dilimini medyanın kölesi şeklinde geçiriyorlar.

Harvard Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren "Medya ve Çocuk Sağlığı" adlı bölüm çocukların psikolojik ve fiziksel yönden TV ve video oyunlarından (playstation vs.) ne denli etkilendiklerini araştırıyor.

 

Daha az arkadaşlık, daha çok şiddet ve uyuşturucu!

Bu bölümde görevli Dr David Bickham, 6-8 yaşları arasında 1356 çocuk üzerinde yaptıkları araştırmanın sonuçlarına göre daha fazla TV seyreden çocukların daha az arkadaşlık kurdukları ve arkadaşlık ilişkilerinin zayıf olduğunu bildiriyor.

Kaliforniya Üniversitesi öğretim görevlilerinden Sonya Brady'nin yaptığı bir başka çalışmada ise 18-21 yaşları arasında iki gruba ayrılan 100 üniversite öğrencisinden bir gruba şiddet içeren (Grand Theft Auto) diğerine de çizgi film karakterleri içeren (The Simpsons) iki Playstation oyunu oynatılmış. Bir süre sonra yapılan değerlendirmede şiddet içeren video oyununu oynayan gençlerde şiddet eğilimi, davranış bozuklukları ve esrar-alkol kullanım oranı daha yüksek olarak saptanmış!

 

Obezite ve erken cinsellik TV ile geliyor!

Günde 2 saatten fazla TV seyretmenin -radyasyona maruziyetin yanı sıra- abur cubur atıştırmaların artması ve hareketsizlik nedeniyle obezite gibi sorunlara da neden olduğu çok iyi biliniyor. Bu bilinen etkilerin yanı sıra ilginç çalışmalar TV'nin çok enteresan etkilerini de ortaya çıkarıyor.

Buna göre -yine ABD'de yapılan bir çalışmada- ailesi tarafından erken cinsel ilişkiye girmesi uygun görülmeyen ergen çocukların günde 2 saatten fazla TV seyretmeleri durumunda daha erken yaşlarda aktif seks yaşantısına başladıkları gösterilmiş. Uzmanlar bu sonucun TV'deki gösterişli yaşam tarzlarına özenti olarak geliştiğini düşünüyor.

Okul başarısının düşmesi, kendilerine duydukları özgüvenin azalması ve düzensiz beslenme alışkanlıkları "TV köleliğinin" diğer olumsuz yan etkileri arasında gösteriliyor.

 

Çocuklarınız televizyonun kölesi olmasın!

Bu "en yaygın" zararlı alışkanlıklardan en çok etkilenenler ise maalesef yine küçük çocuklarımız oluyor!

Dünyanın önde gelen Çocuk Sağlığı örgütlerinden Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) ve pek çok kurum 2 yaşından küçük çocuklara TV seyrettirilmesini önermiyor!

Sürekli değişen görüntüler, parlak ve renkli ışıklar nedeniyle ilk aylarında TV karşısına geçip TV'yi "büyük bir heyecanla" izleyen bebekler aslında anlam veremedikleri bu renk cümbüşünün etkisinde kalıyorlar.

Bebek televizyonu ve benzeri isimlerle yaratılan ticari amaçlı kanallar ise 0- 2 yaş aralığındaki çocukların gelişimi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor!

AAP'nin çocukları TV ve Video oyunlarının zararlı etkisinden korumak için yaptığı öneriler ise şu şekilde sıralanıyor:

1. İki yaşından küçük çocuklara TV seyrettirmeyin.

2. Çocuklarınıza doğru örnek olun. Televizyon başında uzun saatler geçirmeyin, belgesel ve öğretici programlar izleyin, kitap okuyun,

3. Televizyonu sürekli açık tutmayın.

4. Çocuğunuzun TV başındaki süresini 1-2 saatle kısıtlayın.

5. Kaliteli ve öğretici programlar seçin.

6. Çocuğunuzun ne seyrettiğini takip edin, çocuğunuzla bu konuları tartışın.

7. TV dışında kitap okuma, spor ve doğayla iç içe olmaya zaman ayırın.

 

Haftanın Sorusu

 

 

Bebeklerin cinsiyetlerini belirlemek mümkün mü?

ABD'nin İllinois ve İngiltere'nin Exeter Üniversitelerinin ortaklaşa yaptıkları çalışma işte bu ilginç sorunun cevabını aramaya yönelik idi!

Çok yakın bir dönemde de bu sonuçlar açıklandı:

Hamileliğiniz boyunca normalden 400 kalori daha fazla alıp, muz gibi Potasyumdan zengin yiyecekler yer ve kahvaltınızı atlatmazsanız büyük ihtimalle bir erkek çocuğunuz olacak!

Exeter Üniversitesi'nden Dr Fiona Matthews'in açıklamalarına göre İngiltere'de ilk kez hamile kalan 700 kadın üzerinde yapılan çalışmada bu sonuçlara rastlanmış. Buna göre dokuz ayın sonunda erkek çocuk sahibi olan annelerin sabah kahvaltılarında mutlaka tahıllı bir kahvaltı gevreği yedikleri, diğer hanımlara göre günde en az 400 kalori daha fazla aldıkları ve Potasyum içeren gıdalardan zengin bir diyet yaptıkları saptanmış.

Çocuğun cinsiyetini belirleyen faktörün erkek spermi olduğuna dikkat çeken araştırmacılar, bu sonuçların "annenin yumurta hücrelerinin erkek (Y) spermini kapmaya daha yatkın hale gelmesi" ile açıklanabileceğini belirtiyorlar.

Bu durumun sadece tek bir çalışmanın sonucu olduğunu belirten uzmanlar, erkek çocuk yapmak için bu yöntemlerin denenmesini ise henüz uygun bulmuyorlar!

 

 

 

 

Bunları Biliyor muydunuz?

 

Yüksek Gerilim Hatları ve Cep telefonlarının oluşturdukları Elektro Manyetik Alan ile insan sağlığı üzerinde oluşturduğu olumsuz etkiler günümüzde çok iyi biliniyor. Bunun yanı sıra evimizde bulunan televizyon, mikrodalga fırınlar, mutfak mikserleri, radyo, saç kurutma makineleri ve hatta elektrikli traş bıçaklarının da benzer etkileri olduğunu, yoğun kullanım sonucunda halsizlik, baş ağrısı, gözde kızarıklık, mide bulantısı, kulak çınlaması ve kalp atışlarında düzensizlik yapabileceğini biliyor muydunuz?

 

 

 

Bitkisel & alternatif tıp rehberi

 

Alerjik rinit (Saman nezlesi)

Alerjik rinit, diğer adıyla saman nezlesi, özellikle İlkbahar aylarında çim ve ağaç polenlerinin havadaki miktarının artmasıyla görülen bir rahatsızlıktır.

Solunum yoluyla alınan bu alerjik maddeler kişinin burun etlerine (mukoza) yerleşerek bu bölgede şişlik, ödem, kızarıklık ve akıntıya neden olur. Burun tıkanıklığı, hapşırık, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve bazen de kuru öksürük hastalığın belirtileri arasındadır.

Alerjik bünyeye sahip küçük çocuklar bu olaydan en çok etkilenen kesimdir. Hastalığın tedavisi için klasik batı tıbbında genellikle alerji önleyici (anti-histaminik), ödem çözücü (dekonjestan) ilaçlar ve burun tıkanıklığını azaltacak ödem giderici burun spreyleri kullanılır.

Tekrarlayan şikayetleri olan ağır alerjik kişilerde ise aylar-yıllar boyunca özel alerji ilaçları ile profilaksi (önleyici tedavi) veya alerji aşıları yapılır.

Gerek hastaların doğal arayışlar içine girmesi gerekse ilaçların yan etkileri nedeniyle diğer hastalıklarda olduğu gibi alerjik rahatsızlıklarda da doğal alternatifler aranıyor.

İşte Alerjik Rinit tedavisi için evde uygulayabileceğiniz alternatif bitkisel tedavi yöntemlerinden bir kaçı:

1. Bal alerjiniz yoksa 2-4 ay öncesinden günde 2 tatlı kaşığı (yörede üretilen) petekli balı yiyin (bal içindeki polenler aylar içinde doğal bağışıklığı güçlendirecektir)

2. Günde 1-2 bardak Ekinazya veya Ginseng çayı için, Bir diş sarımsak yiyin (bağışıklık sisteminiz güçlenecektir)

3. Balgamlı öksürük varsa mürver çiçeği ve zencefil çaylarını balla karıştırıp için.

4. Bir litre suya 8-10 adet papatya çayı açıp kaynatın, içine adaçayı ve mentol-okaliptüslü buğular damlatın (bu karışımdan yapılacak buğu solunum yollarındaki yangıyı azaltacaktır)

5. Günde 1-2 bardak ada çayı için (ada çayının alerjik rinit tedavisinde etkili olduğu bilinmektedir)

   1084 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Ağustos 2008, Pazar   Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   Kıbrıs'taki Çernobil:Elektro Manyetik Kirlilik (2)
20 Temmuz 2008, Pazar   Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey
06 Temmuz 2008, Pazar   Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler
29 Haziran 2008, Pazar   KLİMA İLE GELEN ATEŞ!
22 Haziran 2008, Pazar   Bunları Biliyor muydunuz?
15 Haziran 2008, Pazar   Kene humması (Kırım Kongo Kanamalı Ateş, KKKA)
08 Haziran 2008, Pazar   Demir: Kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?
02 Haziran 2008, Pazartesi   Anne karnında son üç ay (6-9.aylar)
25 Mayıs 2008, Pazar   ANNE KARNINDAKİ İKİNCİ ÜÇ AY (3-6.AYLAR)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

VAMIK HOCA'DAN YANIT (BİR BİLİM İNSANI...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Hatice'ye değil neticeye bakınız...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(37)...

Akay Cemal

Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan...

Ahmet Tolgay

OKUYUCUDAN: PİLE VE ACI GERÇEKLER...

Bilbay Eminoğlu

Bu hesabın içinden çıkabilene aşkolsun!

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan-ı Şerif'i karşılarken

Bedia BALSES

YİNE BU YIL ADA SENSİZ

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Bir cinayetin yıldönümü

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital