Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Önce dövüldü, sonra tecavüze uğradı
Evrim kazası: Platypus
Okulları grev vurdu
Çin'i deprem vurdu: Binlerce ölü
Ambargoları reddediyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Almanya'dan Okan Ersan'a müthiş teklifler [2]

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirlilik ve Yüksek Gerilim Hatları Hakkında Merak Edilenler

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Mayıs 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kuzey Kıbrıs son yıllarda büyük bir yapılaşma atağı içinde... İnşaat sektörü ülke ekonomisinin lokomotiflerinden birisi haline geldi... Oteller, turizm bölgeleri birbiri ardına yükselmeye başlıyor...

Bu yapılaşma süreci ve kurulan yeni yerleşim birimleri yörenin enerjiye olan ihtiyacını daha da arttırıyor... Kuzey Kıbrıs'ın pek çok bölgesi gibi "el değmemiş" doğal parkı Karpaz yarımadası'na da yeni yatırımlar yapılıyor... Elektrik artık Karpaz'a gidiyor... Elektriğin bölgeye ulaşabilmesi için kocaman "yüksek gerilim hatları" yenileri ve daha büyükleri ile değiştiriliyor... Bu hatlar ise eskiden yerlerinde tarlalar olan evlerin, okulların ve çocuk bahçelerinin üzerinden geçiyor...

Yeniboğaziçi halkı evlerinin arasından geçecek bu "elektrik direkleri"ne karşı tepkili! Lefkoşa'da, Güzelyurt'ta yaşayan insanlarımız da tepelerinde oluşacak bu "elektro manyetik alan" nedeniyle tedirgin!

Biz de böyle bir ortamda kafalardaki soru işaretlerini kaldırmak, Yüksek Gerilim Hatları ve Elektro Manyetik Alanlar konusunda merak edilen noktalara açıklık getirmek için konunun uzmanı Doç Dr Songül Acar Vaizoğlu ile küçük bir söyleşi yaptık. Kendisi konusunda Türkiye'nin önde gelen bilim adamlarından birisi, yakın zamanda da bu konularla ilgili toplantılara katılmak için adamıza gelecek...

Sayın Songül Acar Vaizoğlu, KKTC kamuoyu sizi daha önce adamızda katıldığınız bazı konferanslardan tanıyor. Bizlere lütfen kendinizden söz eder misiniz ?

Dr. Songül Acar Vaizoğlu, 1984 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldum. 1984-87 yılları arasında Yozgat'ta AÇSAP merkezinde zorunlu hizmetimi yaptım.1989-92 yılları arasında Ankara Numune Hastanesi'nde Aile Hekimliği ihtisası yaparak 1992 yılında Aile Hekimliği konusunda uzmanlığını aldım. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü'nden 1997 yılında yüksek lisans derecesini ("Ankara'da evlerde kış dönemi radon konsantrasyonunun belirlenmesi" konulu tezi), 2001 yılında PhD derecesini ("Yüksek Gerilim Hatlarına ve Diğer Faktörlere Bağlı Düşük Frekanslı Elektromanyetik Kirlilik Durumu ve Olası Bazı Sağlık Etkileri" konulu tez ile) aldım. 2004 yılında doçent oldum. Halen aynı üniversite öğretim üyesi olarak çalışmaktayım. Çevre sağlığı konusunda çalışmaktayım. Evliyim ve bir kızım var. Eşim dolayısı ile KKTC vatandaşıyım.

Bir akademisyen olarak Elektro Manyetik Alan (EMA) ve Elektro Manyetik Kirlilik (EMK) tanımını nasıl yapıyorsunuz? Çevremizde ve yaşadığımız ortamlarda ne şekillerde EMA'lara maruz kalıyoruz?

Radyasyon (Işınım), enerjinin bir ortamda dalga veya tanecik halinde yayılması, uzayın bir noktasından diğerine enerji aktarımı olarak tanımlanır. Elektromanyetik (EM) ışınım ise elektromanyetik dalganın herhangi bir ortamda yayılmasıdır. EM alan ışımasına aynı zamanda "iyonlaştırıcı olmayan ışınım" da denir. Maddeleri iyonlaştıracak kadar enerjisi olmayan ışınımlardır. İyonlaştırıcı olmayan radyasyonun dalga boyu uzun, enerjisi düşüktür. Ultraviyole radyasyon, görünür ışık, infrared radyasyon, mikrodalga radyasyon, radyofrekans radyasyon ve son derece düşük frekanslı elektromanyetik radyasyon iyonlaştırıcı olmayan radyasyon kapsamındadır. Burada Son Derece Düşük Frekanslı Elektromanyetik Alan Kaynakları'ndan bahsedilmektedir.

İyonlaştırıcı olmayan radyasyon, teknolojik ilerlemeler nedeni ile günlük yaşantının vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Modern toplumlarda yaşayan hemen herkes sürekli olarak elektromanyetik alan ve dalgaların içinde bulunmaktadır.

"Toplumdaki Elektro Manyetik Kirliliğin %40'ının kaynağı: Enerji Nakil Hatları"

Enerji nakil ve dağıtım hatları ABD'de 60 Hz Avrupa'da 50 Hz'de çalışmaktadır. İletim ve dağıtım hatları, önemli bir iyonlaştırıcı olmayan radyasyon kaynağı olarak kabul edilmektedir.

Yüksek voltaj taşıyan hatlar, elektriğin çok uzun mesafelere taşınmasını sağlamaktadır. ABD'de bu hatların büyük bir çoğunluğu alternatif akım iletmektedir ve 50-765 kV voltajlarda çalışmaktadır. Türkiye'de bu hatlar 154kV ve 420 kV voltajda çalışmaktadır. Günlük kullanım için daha düşük akım taşıyan dağıtım hatları bulunmaktadır ve bunlar evlere ve işyerlerine elektrik sağlamaktadır. Dağıtım hatları genellikle 50 kV'un altındaki voltajlarda çalışmaktadır. Türkiye'de bu hatlar 35,4 kV ve daha düşük voltajlarda çalışırlar. Evlerde ise voltaj 120-240 volta kadar düşmektedir. Ara istasyonlar, elektriği taşıma ve kontrol etmede çok önemli fonsiyon görmektedir. Trafo merkezleri, iletim hatlarındaki yüksek voltajın düşürülerek dağıtım hatlarına aktarılmasını sağlamaktadır. Bunlar da son derece düşük frekanslı elektromanyetik radyasyon kaynağıdır.

Amerikan evlerinin %75 inde EMA 1 mG'un altındadır. Oturma odasında EMA 0.7 mG (0.07 mikro Tesla) tur. Ankara'da Yüksek Gerilim Hatlarına yakın 73 evde yapılan elektromanyetik alan ölçümlerinin ortalaması 9,1?1,0 mG, ortanca 6,1 mG ve en yüksek ev ortalaması 34,4 mG, bu hatlarından uzak olan evlerde ise bu değerler sırası ile 1,5?0.1 mG, 1,3 mG ve 4,3 mG olarak bulunmuştur. İsveç hükümeti şimdiye kadar yapılan çalışmaların sınır değerini belirlemek için yeterli olmadığını ancak şehir merkezinde bulunan evlerin 1 mG'un altında, köylerde ve kırsal kesimde ise 0,1mG'un altında olmasını önermektedir. Yapılan epidemiyolojik çalışmalarda evlerde izin verilecek EMA düzeyi için kesim noktası (cut-off point) 2-4 mG olarak belirlenmiştir.

Evlerde kullanılan araç-gereçler, manyetik alan oluşturmaktadır. Toplumun % 40'ının elektromanyetik alan etkileniminin kaynağı evlerinin yakınındaki YGH, %60'ının etkilenim kaynağı ise diğer elektromanyetik alan kaynaklarıdır. Diğer kaynaklar arasında tüm akım taşıyan kablolar, elektrikli aletler bulunmaktadır.

"Evlerdeki Elektro Manyetik Alanlar çok çeşitli"

Evlerde elektromanyetik alanların 3 temel kaynağı bulunmaktadır;

Elektrik iletim ve dağıtım hatları

Evin elektrik tesisatı (kablo sistemi)

Evde bulunan ve fişe takılarak çalıştırılan elektrikli araç-gereçler (bilgisayar, saç kurutma makinası, elektrikli traş makinası, elektrikli ısıtıcılar, floresan lamba, elektrikli traş makinası, elektrikli battaniye, hastalık tanı ve tedavisinde kullanılan bazı araçlar, endüstride ısınma ve yalıtım amacı ile kullanılan malzemeler vb

Sayın Dr Vaizoğlu, söz konusu EMA'ların insan sağlığı üzerinde kanıtlanmış olumsuz etkileri nelerdir?

Çeşitli sağlık etkileri oluşturduğu bilinmektedir. Bazı tip kanserlere neden olabilmekte, hastalık benzeri semptomlara, kalıcı bozukluklara hatta ölüme yol açabilmektedir. Bu radyasyon, duyularla hissedilememekte, duvarlardan geçebilmekte, kayalardan geçebilmektedir.

"Elektromanyetik Radyasyon: Olası Kanserojen sınıfında"

Dünyada elektrik üretim ve dağıtım şirketleri ile elektrikli araçların üreticileri, bu tür aletlerin insan sağlığı için bir tehdit olmadığını ya da çok az tehdit oluşturduğunu belirtmektedirler. Ancak bu konuda çok sayıda araştırma yapan bilim adamları ise insan sağlığı için zararların olduğunu ifade etmektedirler. DSÖ Son Derece Düşük Frekanslı Elektromanyetik radyasyonu "Olası Kanserojenler Grup " arasında kabul etmektedir.

"Çocukluk Dönemi Lösemileri ve diğer sağlık sorunları üzerindeki kanıtlar değişken"

Özelikle 4 mG'un üzerindeki etkilenimin çocukluk dönemi lösemilerini 2-3 kat artırdığı çeşitli araştırmalarda gösterilmiştir. En fazla kanıtın bulunduğu sağlık etkisi de çocukluk dönemi lösemileridir. SDF-EMA'nın diğer kanserler, davranış değişiklikleri, hafızada zayıflama, Parkinson ve Alzheimer hastalıkları gibi pek çok hastalık yanı sıra, intihar görülme sıklığında da artışa neden olduğu bildiren bazı çalışmalar bulunmakla birlikte, sağlık etkilerinin olmadığını ya da çok düşük olduğunu gösteren çok sayıda araştırma vardır. Aslında elektrik ve manyetik alanların bu olası sağlık etkilerinin bilimsel olarak daha net bir biçimde açığa kavuşturulması gerekmektedir. EMA etkilenimi dünyadaki tüm toplumları, değişik derecelerde etkilemektedir ve teknoloji ilerledikçe bu tür etkilenimlerin daha da artacağı tahmin edilmektedir. Bu nedenle, EMA etkilenimi sonucunda ortaya çıkacak küçük bir sağlık etkisi bile, önemli bir halk sağlığı sorunu olarak gündeme gelecektir.

KKTC'de içinde bulunduğumuz günlerde Yeniboğaziçi isimli köy ve benzer durumdaki bazı yerlerde mevcut 66bin Volt'luk Yüksek gerilim hatları 155bin Volt'luk olanlarla değiştiriliyor. Kimi zaman bu hatlar apartmanların tepesinden, kimi zaman da çocuk parklarının üzerinden geçiyor. Bu hatların sağlığa zararlı olmadığına yönelik iddialarda bulunan ilgili kurumun idarecileri ile endişeli yöre halkı arasında ciddi bir fikir ayrılığı yaşanıyor. Bizlere Yüksek Gerilim Hatlarının bölgede yaşayan insanlar üzerindeki potansiyel risklerini kısaca anlatabilir misiniz?

Elektrik, elektrik üretimi yapılan santrallerden çıktıktan sonra dağıtım hatları ile evlere ve işyerlerine dağıtılmaktadır. Elektrik iletiminde; iletim hattı ve dağıtım hattı olmak üzere iki hat bulunmaktadır. İletim hatları, Yüksek Gerilim Hatları (YGH)'dır. Bunlar genellikle yüksek ve metalden yapılmış kuleler şeklindedir. Bu hatlar dikkat çekicidir ve genellikler ağaçların, binaların bulunmadığı boş alanlardan geçerler. Bu hatların geçtiği yerler, ağaçlar, yapılar ve yangına neden olabilecek diğer yapılardan tamamen temizlenmelidir. Çünkü bunlar toplumun ve çalışanların güvenliğini riske atabilirler.

"Yüksek Gerilim Hatları'nın okul, kreş veya hastane gibi yapıların yakınından geçmesi kabul edilemez"

Elektrik ve manyetik alanların biyolojik etki biçimleri ve özellikleri farklıdır. Elektrik alanlar, iletici bazı maddeler örn. ağaç, bina, toprak, deri vb, ile zayıflatılabilir ya da engellenir. Ancak manyetik alanlar için böyle bir şey söz konusu değildir. Ancak her ikisi de kaynaktan uzaklaştıkça zayıflamaktadır. Elektriksel alanlar gibi manyetik alanların gücü de kaynağa bağlı olarak mesafeyle azalır. Tek bir telde meydana gelen manyetik alan kaynaktan uzaklıkla ters orantılıdır (1/d). Çoklu kondüktörler için, manyetik alan uzaklığın karesiyle değişim gösterir (1/d2), sarmal veya transformatörler için ise uzaklığın küpüyle ters orantılı değişim gösterir (1/d3).

Bu tür hatların özellikle okul kreş, oyun parkları, çocuk hastanesi, vb alanlara yakın olması ya da bu gibi yerlerin üzerinden geçmesi kabul edilemez. Maalesef bazı belediyeler özelikle bu hatların altındaki alanı çocuk parkı, sağlık kuruluşu, yürüyüş alanı olarak değerlendirmektedir. Bu tür uygulamalar varsa bunların kaldırılması daha uygun olacaktır.

Avrupa ve Amerika ve Türkiye'de yüksek gerilim hatlarının insan sağlığı üzerine oluşturduğu olumsuz etkileri önlemek için alınan tedbirler, kısıtlamalar nelerdir? Bizleri bu konuda aydınlatabilir misiniz?

Hatların geçtiği bölgede çevreye zarar vermesini önlemek üzere bir istimlak sınırı oluşturulmaktadır (ROW-Right of Way) ABD'de istimlak hakkı bulunmaktadır ve bu hak, hattın gerilimine bağlı olarak belirlenmektedir ve ABD'de, 115 ve 230 kV olan hatlar için istimlak için güzergah genişliği 30 m'dir. 345 kV için 45 m, 500 kV için 53 m'dir. İngiltere'de yüksek gerilim hatlarının çevresinde hattın sağ ve sol tarafında 91 m'den daha yakına ev yapılması yasaklanmıştır.

"Türkiye'de sınırlar yeniden belirleniyor"

Türkiye'de YGH'ları yapımı sırasında uyulacak kurallar 21 Kasım 1978 tarih ve 16466 sayılı resmi gazetede yayınlanan 'Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği' ile belirlenmiştir ve bu yönetmeliğin 46. maddesinde emniyetli yaklaşım mesafeleri tanımlanmıştır. Güvenli yaklaşım için düşey mesafeler 154 kV iletim hatları altında yapılar için 5 m, ağaçlar için 3 m olarak tanımlanmştır. Aynı iletim hatları için güvenli yatay mesafe binalar için 4 m, ağaçlar için 3 m'dir. Bu mesafeler can ve mal güvenliği açısından tanımlanmış yatay ve düşey mesafelerdir. İletim ve dağıtım hatlarından kaynaklanan elektrik ve manyetik alanlar için güvenli yaklaşım mesafeleri değildir. 30 Kasım 2000 tarihli resmi gazetede ise yapılan değişikliklerde "oluşturdukları elektrik ve manyetik alanlar müsaade edilen sınırlar içinde kalacak şekilde zayıflatılmalıdır" ifadesi bulunmaktadır. Buna göre evlerde izin verilen sınır değerlerin de 4 mG'tan daha düşük olmalıdır.

Türkiye'de benzeri bir durumda mahkeme kararı ile bölgesel yüksek gerilim hatlarının yeraltına transfer edildiği doğru mu?

Türkiye'de mahkeme kararı ile değil ancak sivil toplum kuruluşlarının baskısıyla (Ölçüm yapılan bölgede) bir mahalle derneği aracılığı ile yaşayanların oluşturduğu baskı ile hat yeraltına alınmıştır.

Konunun akademik platformdaki bir uzmanı olarak yüksek gerilim hatları ve benzeri Elektro Manyetik Kirliliği önleyebilmek için KKTC'deki yetkili kurum ve kuruluşlara nasıl bir çağrıda bulunabilirsiniz?

Ülkenin mevcut standartları eğer uygun değil ise yasal değişikliklerle uygun standartlar oluşturulmalı ve bundan sonraki kent planlamasında bu kuralara mutlaka uyulmalıdır.

Eğer ülke olanakları uygunsa uygun yaşam alanlarına yakın geçen hatların yeraltına alınması yerinde olacaktır.

Birleşmiş Milletler'in ihtiyatlılık ilkesine uyulmalı ve toplum politikaları, ihtiyatlılık ilkesine dayandırılmalıdır

"İnsan sağlığına yönelik risklerin varlığı ya da boyutu hakkında bilimsel şüphe varsa; karar vericiler durumun tam olarak gerçekleşmesini ya da ciddileşmesini beklemeden gerekli önlemleri almalıdır."

Ayrıca kişilerin yeni ev alırken yakınında YGH olup olmadığına bakıp ve karar vermelerinde bu da etkili olursa, hatta yakın bölgelerdeki evler ya da arsaların satılmaması, ya da fiyatlarının çok düşmesi yasaların değiştirilmesi için bir baskı oluşturacaktır.

Özet olarak bu konuda KIBRIS okurlarına hangi mesajları vermek istersiniz?

Koruyucu önlemlerin esası EM alan kaynağından olabildiğince uzak durmaktır. Evlerdeki tüm elektrik tesisatını gözden geçirmek ve varsa güvensiz olan tesisatı düzeltmek gereklidir. Yerleşim yerleri YGH'ndan daha önce belirtilen uzaklıklarda kurulmalıdır. Eğer zorunlu olarak yüksek gerilim hatlarının yerleşim yerlerinden geçmesi zorunlu ise bu hatların yeraltından geçirilmesi sağlanmalıdır.

Evlerde elektromanyetik alan düzeyi Gaussmetreler kullanılarak ölçülmeli ve kontrol altına alınmaya çalışılmalıdır.

Televizyon ekranından en az 1m uzakta oturulması, özellikle çocukların televizyonu uzaktan seyretmelerinin sağlanması,

Bilgisayar ekranından en az 60 cm uzaklıkta oturulması,

TV, çamaşır makinası, bilgisayar vb. aletlerin arkasında bulunan odada, bu araçların hemen arkasında yatak, sürekli kullanılan koltuk vb. bulundurulmaması, Özellikle bu tür araç gereçlerin bulunduğu duvarların arkasında çocuk yatağı olmaması,

Bulaşık makinası, mikser, konserve açacağı, mikrodalga fırınlar çalışırken karşılarında durulmaması,

Elektrikli traş makinaları, elektrikli battaniyeler ve cep telefonlarının seyrek kullanılması, elektrikli battaniyeler kullanılacaksa yatağı ısıttıktan sonra fişten çekilmesi,

Çalar saatlerin yastıktan en az 1 metre uzağa konulması,

Elektrikli araçların kullanılmadıkları zaman kapatılması hatta fişten çekilmesi,

Evlerin yüksek gerilim hatlarından en az 100 m uzakta yapılması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması,

Açık alanlarda yüksek gerilim hatlarından ve elektrik dağıtım kablolarından uzakta durulması önerilmektedir. Özellikle çocukların YGH'nın altındaki alanlarda oynamasını önlenmelidir.

Sayın Dr Vaizoğlu konu hakkındaki bilgilerinizi bizlerle paylaştığınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Doç Dr Songül Acar Vaizoğlu 7 Mayıs 2008 Saat 20:00'de Gazimağusa Belediyesi Bora Atun Toplantı Salonu'nda, 8 Mayıs 2008 Saat 11:00'de de Lefkoşa Dr Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Thallasaemia Merkezi Toplantı Salonu'nda "Elektromanyetik Kirlilik, Baz istasyonları ve Kanser" konularında halkımıza açık toplantılara konuşmacı olarak katılacaktır.

Mutlu ve Sağlıklı Günler...

   428 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
13 Mayıs 2008, Salı   Elektrik hatlarındaki “gerilim” artıyor!
27 Nisan 2008, Pazar   Televizyonun esiri çocuklar ve gençler
20 Nisan 2008, Pazar   Bunları biliyor muydunuz? Bakla zehirlenmesi nedir?
13 Nisan 2008, Pazar   5 soruda Rotavirüs (ishal) hastalığı
06 Nisan 2008, Pazar   Kıbrıs'taki Çernobil: Yüksek Gerilim Hatları!
30 Mart 2008, Pazar   Calpol (ve nezle ilaçları) yasaklandı mı?
22 Mart 2008, Cumartesi   SAMAN NEZLESİ, YORGUNLUK VE GÜZELLİK
16 Mart 2008, Pazar   TIP BAYRAMI ve DOKTORLARIN İNANDIĞI SAĞLIK EFSANELERİ
08 Mart 2008, Cumartesi   UYUYAN GÜZEL-LEŞİR!
01 Mart 2008, Cumartesi   BALIK YAĞI DENEN ŞEY: OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

NEDEN SUÇLU CENNETİ OLDU BU ÜLKE?

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Hasan Hastürer

Lokmacı Kapısı evlat, Ledra Palas üvey evl...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Bilbay Eminoğlu

Pahalılık yok!

Ahmet Tolgay

HER ANNE BİR ŞİİRDİR... (*)

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Dilek ÇETEREİSİ

Tilki rüyasında "fericik" görürmüş...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Elektrik hatlarındaki “gerilim”...

Aysu Basri

YA EĞİTİM HAKKI?

Sevilay SADIKOĞLU

Sen Kaderimsin...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

İki şehrin hikâyesi

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

Yok Cemelin Devesi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital