|
Türkiye, 1 Mayıs'a Taksim'de kutlama yapılıp yapılamayacağı tartışmaları ile giriyor. Bu satırlar yazıldığı sırada hükümetle sendikalar arasında anlaşmaya varılamamıştı. Umarız 1 Mayıs, istenmeyen olayların yaşandığı bir güne dönüşmez, coşkuyla kutlanır.
1 Mayıs'ın belgisi "birlik, mücadele, dayanışma". Lefkoşa'da biri Kuğulu Park'tan, diğeri de Çağlayan Parkı'ndan başlayacak iki 1 Mayıs yürüyüşü yapılacakmış. Yani "birlik" yok.
Türkiye'de 1 Mayıs çok uzun aradan sonra ilk kez 1976 yılında DİSK'in öncülüğünde Taksim'de kutlanmıştı. Bu girişiminin arkasında DİSK, DİSK Genel Sekreteri İbrahim Güzelce ve Türkiye Komünist Partisi vardı. TİP ve DİSK kurucularından, TKP yöneticilerinden İbrahim Güzelce, 1 Mayıs kutlamasını göremeden 11 Nisan'da vefat etmişti. 1976 1 Mayıs'ı, yığınsal bir kutlama olmuştu. Yaklaşık 400 bin kişi Taksim Meydanı'nı doldurmuştu. Türkiye'de yüksek öğrenim gören Kıbrıslı Türk öğrenciler olarak 1 Mayıs 1976'da Taksim'deydik. Kıbrıslı Türkler arasında sol sendikacılığın gelişmesi ve 1 Mayıs'ın yürüyüşlerle yeniden kutlanmaya başlamasının arkasında Türkiye'deki bu gelişmeler yatar. Bu bağlantıyı unutmamak gerek.
Bilindiği gibi yine DİSK'in öncülüğünde 1977 yılında Taksim'de yapılan 1 Mayıs mitingi kana bulanmıştı. O gün Taksim'de olan insanların yaşanan korkuç olayı unutmaları mümkün değil. Sol görüşlü Kıbrıslı Türk öğrenciler olarak biz de Taksim'deydik. İstanbul dışındaki şehirlerden de gelenlerle büyük bir gruptuk. Şimdi orta yaşa gelmiş, saçları ağarmış bir kuşak olarak, 1 Mayıs 1977 bilincimizin bir köşesinde. 1978 yılında 1 Mayıs'ı yine Taksim'de yığınsal olarak kutlamıştık. Taksim'deki kutlamalara ilk yasak 1979 yılında gelmişti. İstanbul'da sıkıyönetim yasakları nedeniyle 1979'da 1 Mayıs İzmir'in Konak Meydanı'nda kutlanmıştı. İstanbul'dan otobüsle İzmir'e gidişimiz de unutulmayan anılar arasındadır. Türkiye'de şimdi 1 Mayıs'ı Taksim Meydanı'nda kutlama konusunda yaşanan tartışmaları anlamak için bu tarihi bilmek gerek.
Bugün Kuğulu Park'tan yürüyüşe geçecek olan bizim kuşaktan arkadaşların sürdürmeye çalıştığı gelenek işte bu gelenek. Bir tür ritüel. Ritüeller, belirli tarihlerde tekrarlanması gereken, insanların toplu olarak yerine getirdiği törenler. Her düşünsel geleneğin, o geleneğe bağlı olarak oluşan hareketin, kültürün, grubun kendine özgü ritüelleri vardır. Tek tanrılı dinlerden önce de vardı, tek tanrılı dinlerde var, dinin yerini alma iddiası ile ortaya çıkan düşünsel akımlar ve hareketlerde de var. Ulus devletlerin kendine özgü ritüelleri var. 1 Mayıs, sol düşüncenin, hareketin ritüeli, töreni. Ritüele katılan kişi, grupla olan bağını tazelemiş, onun parçası olduğunu yeniden kanıtlamış olur. Arkasındaki inanç ne olursa olsun, toplu olarak yapılan ritüellerin insanlara belirli psikolojik tatmin verdiği de biliniyor. Tabii inanç yönünün zayıfladığı, bir tür zorunluluk haline gelen ritüellere katılan kişiler artık bundan zevk almaz. Sosyalist ülkelerde kutlanan 1 Mayıs'lar işte böylesi ritüellerdi. Her yıl tekrarlanan, ruhu kalmamış, göstermelik törenlerdi. Çeşitli ülkelerdeki ulusal törenler de bu duruma düşebiliyor. Sosyal ritüellerin başına gelebilecek en kötü şey içi boşalmış, inanılmayan, sırf yapılması için yapılan törenlere dönüşmeleridir.
Ritüellerin kökünde sözkonusu düşüncenin, hareketin tarihiyle ilgili belirli olaylar vardır. Genellikle bunlar zorlu mücadeleler, trajik olaylardır. 1 Mayıs'ın kökünde 8 saatlik iş günü için verilen mücadeleler yatar. İşçilerin günde 16-18 saat çalıştığı dönemde, 8 saatlik işgünü mücadelesi, bu uğurda Chicago'da işçilerin can vermesi, sosyal tarihin önemli aşamalarıdır. 1 Mayıs, emekçilerin bu mücadelelerinin sembolüdür. Günümüz dünyasında 8 saatlik işgünü genelde kabul edilmiş olsa da, emekçilerin karşılaştığı ciddi sorunlar devam ediyor. Şimdiki kapitalizm, 19. yüzyıldaki kapitalizmden farklı ama emekçilerin kendi hakları için mücadele ihtiyacı azalmamış, artmıştır. Bu çerçevede, emekçilerin sosyal adalet mücadelesinin sembolü olarak 1 Mayıs'ın önemi devam ediyor. Yeter ki, içi boşalmış, cansız, heyecansız bir olaya dönüşmesin.
Büyük sosyal uçurumların var olduğu Türkiye'de 1 Mayıs, rahatlıkla kutlanan bir gün olmalı. Emekçiler, sendikalar taleplerini rahatlıkla dile getirebilmeli. Umarız bugün Türkiye'de bayram havasında 1 Mayıs kutlamaları olur.
Bizdeki 1 Mayıs'lara gelince. 1 Mayıs emekçilerin bayramı olduğuna göre, emekçilerin bu kutlamalara ağırlıklı olarak katılmaları ne güzel olur.
Tüm emekçilerin 1 Mayıs'ı kutlu olsun.
|