Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Aşırı hız yine affetmedi: 1 ölü, 4 yaralı
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı
Kendi tabancasıyla öldürüldü
Dikkatsizlik kazaya yol açtı: 5 yaralı
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak
Kebapçı dükkanındaki yangın korkuttu
Uyuşturucu zanlısına 15 bin YTL'lik teminat
Nehir, cinayeti reddetti
Kalpazanlığa 8 gün daha
Liderlerin gündemi federal yönetim

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



Dünya petrol krizi

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Haziran 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dünyada gıda krizi ile birlikte petrol krizi yaşanıyor. İki kriz birbiriyle bağlantılı. Yılbaşından bu yana petrol fiyatları yüzde kırk oranında arttı. Bir kaç gün önce bir varil petrolün fiyatı 149 dolara ulaştı. Fiyatların 200 dolara ulaşacağı tahminleri yapılıyor. Durumun vahim olduğu ortada.

Petrol fiyalarındaki büyük artış, dünya çapında gelirlerin yeniden paylaşımına yol açıyor. Petrol üreticisi ülkeler muazzam paralar kazanırken, petrol tüketicisi ülkeler gelirlerinin önemli bir bölümünü kaybediyor. Petrol fiyatlarındaki artışlar artık kendini açıklıkla hissettiriyor. Mal ve hizmetlerin fiyatları hızla artıyor. Orta ve dar gelirli kesimler, satın alma güçlerinin devamlı azaldığını hissediyorlar. Dünya petrol krizi, hem işletmeleri, hem de tüketicileri olumsuz yönde etkiliyor. İşletmeler gider artışlarını fiyatlara yansıtarak sorunlarını çözümleme çabası içinde. Bu durumda olan tüketiciye oluyor. ABD'de American Airlines uçak şirketi bavul kontrolü için 15 dolar almaya başladı. Uçakta yolculara kola, meyve suyu gibi meşrubatın para ile satılması düşünülüyor. Ayrıca uçak şirketleri, görev yapan uçaklar ve personelin sayısını azaltmaya başladı. Petrol fiyatlarındaki artışlar havacılık sektörünü derinden etkiliyor. Sonuçta kaybedecek olan ekonomi sınıfında yolculuk yapan insanlar olacak. Petrol krizi şu veya bu şekilde tüm sektörleri etkiliyor.

Bu durum karşısında protesto hareketleri giderek yaygınlaşıyor. Artık haber bültenleri akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle çeşitli ülkelerde yapılmakta olan protesto eylemleri haberleri ile dolu. Gün geçmiyor ki bir kaç ülkede eylem yapılmasın.

Petrol fiyatlarının artmasının çeşitli nedenleri var. 2005 yılından beri dünyada petrol üretimi günde 86 milyon varil civarında. Yani üretimde artış olmadı. Ancak talepte artış oldu. Çin, Hindistan, Rusya gibi ülkelerde talep devamlı artıyor. Talepteki artışın yanısıra spekülatörlerin de fiyatları etkilediği biliniyor. Petrol spekülatörleri büyük paralar kazanırken, halk faturayı ödüyor. Hükümetler, spekülatörleri denetim altına alamıyor.

Bu durumda petrol fiyaları düşer mi? Batı ekonomilerinin durgunluğa girmesinin talebi azaltacağı ve bunun fiyatları aşağıya çekeceği beklentileri gerçekçi değil. Petrol fiyatları artmaya devam eder mi? Bu olasılık daha güçlü. Petrol fiyatının önümüzdeki bir kaç yıl içinde 200 dolar olması olasılığı güçlü.

Demek ki, petrol krizi ve yüksek akaryakıt fiyatları cebimizi yakmaya devam edecek. Dünya gıda krizi konusunda da belirttiğim gibi insanlığın artık bu konulara uzun vadeli çözümler düşünmeye başlaması lazım. Doğanın milyonlarca yıl içinde ürettiği petrolü insanlık yaklaşık 150 yılda tüketme noktasına geldi. Dünyada petrol üretimi doruk noktasına (peak oil) ulaştı. Artık petrol üretimi artmayacak, azalacak. Ucuz petrol dönemi sona erdi. Dünyada ulaşımın yüzde 95'i petrole dayanıyor. Bu nedenle, şu anda krizden en çok etkilenen ulaşım sektörü. Ucuz uçak yolculuğu dönemi bitiyor. Geçen yıl bazı uçak şirketleri iflas etti. Kimileri iflasın eşiğinde.

Petrol fiyatları araba sektörünü de etkiliyor. Cip tipi arabaların satışında büyük düşüş, elektrik ve benzinle çalışan hybrid arabaların satışında artış gözlemleniyor. Araba üreten firmalar, az yakıt kullanan araba üretimine kaymaya hazırlanıyorlar.

Artık evlerimizi de petrol krizini göz önünde bulundurarak inşa etmek durumundayız. İngiltere hükümeti, 2016 yılına kadar evlerde hiç fosil yakıt kullanılmaması hedefini belirledi. Bu konuda yapılabilecek çok şey var. Tabii, kriz alışveriş alışkanlıklarımızı da etkileyecek. Bu gelişmeler karşısında en büyük zorlukları elbette dünyanın fakir ülkeleri ve insanları yaşayacak. Bu ülkeler halen gıda ve enerji sorunları yaşıyor. Bu sorunlar katlanarak artacak.

Gıda krizi konusunda olduğu gibi petrol krizi konusunda kötümser analizlere katılmayan kişiler var. Neo-liberal akıma mensup bu kişiler, piyasanın sorunları çözümleyeceğine inanıyorlar. Ancak ortada bir gerçek var. Dünyanın petrol rezervleri sınırlıdır. Bunları artırmamız imkansız. Büyük petrol şirketleri yeni petrol kaynakları bulmada zorlanıyor. Doğanın bize bahşettiği petrol konusunda geri sayım başladı. Bunun çok önemli ekonomik, siyasi ve stratejik sonuçları olacak.

Şu anda dünyanın son büyük petrol rezervleri Ortadoğu'dadır. 1990 yılından beri Ortadoğu'da yaşanmakta olan savaş ve çatışmaların gerisinde bu gerçek vardır. Petrol savaşları dönemi başlamıştır. İlk petrol savaşı, 1990-91'de Kuveyt konusunda yaşanan savaştı. Irak'ın işgali ikinci petrol savaşıdır. Saygın jeoloji uzmanı Amos Nur, Stanford Üniversitesi'nde yaptığı "Oluşmakta olan global petrol paniği" başlıklı konuşmasında, 11 Eylül saldırılarının nedeninin de petrol olduğunu söyledi. Bin Laden, Suudi Arabistan rejimini yıkmak istiyor. ABD, petrol nedeniyle buna izin vermiyor. Kavga buradan çıkıyor. Petrol azaldıkça, petrol kaynaklı anlaşmazlıklar ve çatışmalar artacak. ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi'nin gerisinde bölgenin petrol kaynaklarına hakim olma amacı var. Demokrasi, insan hakları hikaye. Suudi Arabistan rejiminde daha kötü bir diktatörlük var mı? ABD, neden Suudi Arabistan'a demokrasi ve insan hakları getirmiyor?

Karamsar bir tablo ortaya çıksa da bu değerlendirmeleri yapmak bir zorunluluk.

   953 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Ekim 2008, Pazar   ABD hegemonyası zayıflıyor
02 Ekim 2008, Perşembe   Global finans krizi ve gelecek
28 Eylül 2008, Pazar   Global finans krizi ve Marks
25 Eylül 2008, Perşembe   Nükleer enerji ve Türkiye
21 Eylül 2008, Pazar   AB'de hoşgörüsüzlük artıyor
18 Eylül 2008, Perşembe   Denizlerde rekabet
14 Eylül 2008, Pazar   Bekleme odasında 45 yıl
11 Eylül 2008, Perşembe   Pakistan'da Zerdari dönemi
07 Eylül 2008, Pazar   Futbol diplomasisi
04 Eylül 2008, Perşembe   Müzakereler başlarken



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİZ FIRSAT MI?

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Sağlıktan eğitime uzanırken...

Ahmet Tolgay

GÜNCEL NOTLAR...

Bilbay Eminoğlu

"Keşke bu otomobil keşfedilmesiydi"...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Yeni bir anket, "Yine CTP- UBP"......

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital