|
Mustafa ÖZSOY
Futbol Federasyonu'nda önümüzdeki üç yılın başkan ve yönetimini seçmek için kulüpler dün sabah Saray Hotel'de toplandı.
Üç yıl önce genel kurula üye 42 kulüpten Niyazi Okutan ve ekibi 22 oyla başkanlığa getirilirken, Adal 20 oyda kalıp 10 yıl oturduğu başkanlık koltuğunu Niyazi Okutan'a devretmişti.
Tarih tekerrür etti ve Adal rövanşı bu kez kaybettiği oyla alıp 3 yıllık aradan sonra yeniden futbolun patronu oldu.
Üç yıl önce nasıl ki Niyazi Okutan başkanlığa 3.Lig takımlarının oyları ile getirildiyse, dün de Ömer Adal alt liglerde takımların verdiği oylarla başkanlığa getirildi.
O dönemden bu döneme ne değişti?
Futbol Federasyonu yönetimi Başbakanlık Müsteşarı Öntaç Düzgün ile bir yıl önce futbolun kurumsallaşması adına bir protokol imzalamış ve oluşan havuz sistemi ile kulüplere iki buçuk trilyonluk kaynak yaratılmıştı.
Bu kulüpler için bir kazançtı.
Örneğin Gönyeli 1.Lig şampiyonu ve kupayı kazanırken bütçesine havuzdan 235 milyar aktı.
Yani Gönyeli kazandığı bu parayla transfer ettiği futbolcuların bir anlamda parasını almış oldu.
Elbette ki kulüpler başarılarına göre ödüllendirilecek. Ama bir sistem getirilmeye çalışıldı.
*** *** ***
Şimdi geriye dönüş oluyor, durum ne olacak göreceğiz.
Düzgün ile Okutan arasında yapılan protokolde 3.Lig'in kaldırılması ve takım sayısının azaltılmasıyla, transfer talimatının düzenlemesi planlanarak kaynak yaratılmıştı.
Dün seçimi kazanan Adal, 3.Lig'in kalacağını açıklarken aynı zamanda 2.Lig'den düşen dört takım ile 3.Lig'in 3'üncü ve 4'üncüsünün katılacağı 6 takım arasında oynanacak play-off sistemiyle de sağlayacak.
Sayın Adal, dün seçimi 3. Lig takımların desteği ile kazanırken bir kez daha ligler 14 takımla oynanacak.
Bugün 1. Lig şampiyonu ile 3. Lig'den bir takımın oyları eşitse bu tersliktir.
Yani her seçim dönemi 3. Lig seçimin kaderini belirleyecek.
Adal ve yönetim kurulu yabancı sayısını artıracağını söylerken, 14 takımlı lig planı gereği aynı zamanda da 2. Lig'den 1. Lig'e çıkmak için 2 takıma gün doğdu. 3. Lig'de de aynı şekilde küme düşen takımlar ligde kalacak.
Adal, takımların sayısının futbolumuza katkı sağlayacağını söylerken ben aksini söylüyorum.
Takım sayısı bu ülkede fazla olduğu süre içinde "bir arpa boyu yol kat edemeyiz."
Her doğum sancılı olur. Bazı sıkıntılar oldu. Örneğin amatör olan kulüplerde kurumsallaşmaya neredeyse hiç gidilemedi. Ama nasıl ki insan denize girerken önceleri bir soğukluk hissederse ve daha sonra suya ısınınca vücudu alışıp yüzmenin ve güneşin keyfini çıkarıyorsa, biz de futbolumuzda önce üşüyeceğiz, zaman geçtikçe alışıp ısınacağız.
Ama "önce can, sonra Canan" dersek bir adım ileriye gidemeyiz.
Kulüp başkanları, yönetimleri veya temsilcileri şunu bilmelidir.
Biz yıllardır futbolumuzun önünün açılması için mutlaka takım sayısının azaltmasına gidilsin diye "bas bas bağırırken" bir baktık ki yeniden aday olan "Adal 3. Lig kalacak" diyor. Okutan'da "3. Lig'in aşamalı olarak kaldırılmasının arakasındayız" derken, Yükselme Terfi Ligi diye 3. Lig'in benzeri bir yeni oluşum ortaya atıyordu.
Aslında nedeni çok basit, seçimin kaderini büyük bir olasılıkla 2. ve 3. Lig takımları belirler.
1. Lig'de mücadele eden takımlar ile 2. ve 3. ligdeki takımların aynı oy hakkı olmaması lazım. Ama bu bizim ülkemizde oluyor.
*** *** ***
Adal ve yeni yönetimine "hoş geldin "derken, 3 yıllık zorlu bir dönemeç içine girildiğinin de altını çizmek isterim.
Şimdi düşünüyorum da Başbakanlık eğer 3. Lig kaldırılmadığı için protokol gereği iki buçuk trilyonu vermezse, ki protokole uyacaklarını söylüyorlar özellikle 1. Lig futbolcularının mukaveleleri ne olacak?
Kulüpler eğer havuzdan para almayacaksa futbolculara ödemelerde sıkıntı yaşanabilir.
Bu şunu gösteriyor; Biz amatör futbolu seviyoruz ve böyle devam edeceğiz.
Ömer Adal, 10 yıl yaptığı başkanlık döneminde bir çok tecrübeye sahip. Futbolumuzu daha ileriye götürmesi için çalışacağına hiç kuşkumuz yoktur.
Seçim artık geride kaldı, şimdi artık ülke futbolunun kazanması için hep birlikte çalışmalıyız.
|