|
Futbolda ciddi bir sıkıntı camia içindeki her kesim tarafından uzun süredir dile getiriliyor. Çözümü konusunda çeşitli öneriler sunuluyor. Ancak radikal adım atmada hep bir tereddüt yaşanmaktaydı. Futbol Federasyonu öncülüğünde kurulan kulüp yetkililerinin ve futbolla ilgili dernek temsilcilerinin bulunduğu komiteyle 2005 yılı kasım ayından itibaren yapılanma çalışmaları sona erdi.
Özellikle uzun ve yorucu bir süreçle ortaya çıkarılan Transfer Talimatı ve lig statüleri gibi son derece önemli iki konuda düzenlemeler tamamlandı. Hiçbir inkılâp sancısız olmaz, yeniliklere açık olmak, bireysel çıkarları değil, kitlesel çıkarları düşünerek bardağın dolu kısmını görmek gerekir.
Transfer Talimatı ile statülerin anlam kazanmasının kurulacak havuza bağlı olduğunu ısrarla vurgulayan ve ekonomik güçlenmeyle bu sistemin işleyeceğini belirten bazı kulüp yetkilileri, havuz protokolünün imzasından sonra da karşı duruşlarını devam ettiriyor.
Havuzda 2,5 milyon YTL'lik meblağın, bu iki yapısal değişikliğe bağlı olduğu protokolde yer buluyor. Federasyon da havuzu kullandırma talimatını yani havuzun dağıtımının koşullarını tamamlama aşamasına geldi. Kulüpler Birliği'nin 15 Haziran'da yaptığı toplantıda sıkıntıları olduğu belirtilerek 25 imza ile federasyona olağanüstü genel kurul istemiyle başvuruldu. 30 Haziran Cumartesi günü toplanacak olan genel kurulda Transfer Talimatı'nın görüşülmesi gündem maddesi bulunuyor. Bu genel kurul son derece kritik bir virajdır. Aslında olayın bu şekilde oylamaya sunulması sürecine girilmesi ciddi bir tehlikedir.
Futbolcu-kulüp ilişkilerini disiplin altına, kayıt altına alacak Transfer Talimatı'na karşı çıkan, mevcut düzenin yani kayıt dışılığın devamından yana olanlar buna hazır olmadıkları gerekçesini sunuyorlar. Üçüncü Lig'in kaldırılacak olmasından korkanlar da muhalefetin bir bölümünü oluşturuyor. Transfer Talimatı ile kulüpler ne
mahkemelerde sürünecek ne de çizilen senaryolar gibi zor durumda kalacak. Ayağını yorganına göre uzatıp bir anlaşmazlık da olursa olay federasyon içinde Tahkim Kurulu'nda çözülecek. Üçüncü Lig iki sezon daha oynanıyor. Şu an Üçüncü Lig'de bulunan kulüpler oranın tapulu malı değil, iki sezon içerisinde terfi edip daha güçlü bir yapıya kavuşma şansları mevcut.
Futbol Federasyonu'nun icraatlarından rahatsızlık duyanlar ile siyasi olarak olaya bakanların da bulunması cumartesi günkü oylamada durumun parlak olmadığını gösteriyor. Üye tam sayısının yarıdan bir fazlası, yani 22 üyenin reddetmesi durumunda Transfer Talimatı ile yeni lig statüleri ve buna bağlı havuz sistemi uygulanmadan sona erecek. Futbolun mevcut kötü pozisyonuna vurulacak neşter duracak, bana göre kulüpler bindikleri dalı kesecek. Olaya kulüp menfaatlerini koruma olarak düz bir mantıkla bakanlar yanında federasyona güvenoyu olarak algılayanların da mevcudiyeti ve kulisler gittiğimiz yolu gösteriyor. Bu yapının sürdürülebilir olmadığını iddia edenler, mevcut statünün, yani statükonun devamından yana oy kullanacaklarsa gelecekte ne olabileceğini de alternatif olarak ortaya koysunlar.
Şu an Üçüncü Lig'in büyük oranda Birinci ve İkinci Lig'in yarıya yakınının ret oyu kullanacağı konusunda bilgilerim var. Bu da 25- 28 civarında oy ile yeni sisteme onay vermeme anlamına geliyor. Bu ucube sistemin devam etmesi, kulüp sayısının aynı kalması ve devlet katkısının gündemden düşeceği bir ortamda hangi futbolu konuşacağımızı merak ediyorum. Amacın üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi olduğunu görmeye az kaldı.
|