Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

ATLETİZİM SORGULANMALI

Zeki KAYALP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Haziran 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Spor yapmanın amacı, disiplinli, çalışkan, sorumluluk sahibi, sorunlar karşısında kaçmak ve geçici çözümler arkasına saklanmak yerine doğru çözümler üretebilen yaratıcı, adil, dürüst, mutlu, zihnen sağlıklı olan ve kaliteli bir yaşam süren bir birey olmaktır. Çocuklarımızı ve gençlerimizi özellikle spora yönlendiririz, çünkü spor yoluyla disiplinli çalışmayı, kendilerine inanmayı, dürüst ve adil bir şekilde mücadele etmeyi, rakibe saygı duymayı, kazanmayı ve kaybetmeyi sportmence kabullenmeyi öğrensinler ve en önemlisi de bağımsız, kendi ayakları üzerinde durabilen yetişkin bireyler olsunlar isteriz.

Spor zaten en başta doğası gereği insanı, daha doğruya, daha iyiye, daha güzele yönelten bir olgudur. Bununla birlikte ne yazık ki, son zamanlarda ülkemizde ve sporcular arasında, ne sporun doğasına ne de sporcunun amacına yakışan ve gittikçe yaygınlaşan yasal olamayan ilaç kullanımı sorunu artmaktadır. Ve bu artış da "kazanmak için her yol mubahtır" gibi bir mantıkla "nasıl olsa herkes kullanıyor" , " bilyor, duyuyor ama hiçbir şey yapamıyoruz", "iyi derece elde edebilmek için ilaç kullanma kaçınılmazdır" gibi söylemlerle daha da meşurlaştırılmaya çalışılmaktadır.

Başarmak, kazanmak, başkalarını geçmek, en iyi olmak insanın doğasında var olan bir güdüdür. Öyle olmasa bugün olimpiyatlar, dünya şampiyonaları, dünya kupaları, düzenleniyor olmazdı. Öyle olmasa insanlar bugün başarmak ve kazanmak için deliler gibi çalışmazdı. Herkes kazanmak ister, herkes en iyi olmak ister ama sorulması gereken önemli sorular; Kazanmak ama ne uğruna? Kazanmak ama nasıl?

Ülkemizde futbol'dan sonra en fazla maddi kaynak aktarılan Atletizim dalını yetkilerin sorgulaması gereken , "doping" dediğimiz gençlerimizi zehirleyen, haksız rekabet yaratan hatta bir çok sporcumuzun fiziksel yapısını değiştiren zararlı maddelerin kullanımını ne üzücüdür ki, geçmişleri şampiyonluklarla dolu atletler sorguluyor. Hem de korkusuzca , mesaj vererek, ailelerin dikkatini çekerek. Ne kadar ilginç ve utanç verici bir durum düşüne bilir misiniz? Her zaman diyorum ya. "Herkes gider Mersin'e biz gideriz tersine". Kimin umurunda "doping". Kimin umurunda denetim. Önemli olan başarı. Nasıl isterse gelsin. Ama bir şekilde gelsin. Önemli olan ülkemizin sesini dünyaya duyurmak. Zaten ,dünya bizleri içte ve dışta uygulanan ambargolar, antidemokratik hareketler, emeğe yapılan saygısızlıklarla yakından tanıyor. Ne olmuş yani bir de tanınmamışlığın vermiş olduğu denetimsizlik ve umursuzluktan dolayı yapılan "doping"lerle tanırsa.......................

TEŞEKKÜRLER ÇOCUKLAR

Yetkililerin yıkamadığı bu tapuları yıkmak isteyen gençler en sonunda patladı. Hem de çarpıcı açıklamalarda bulunarak. Zafer Sukuş, Narin Benli, Salih Boransel. Ülkemizin, üç üst düzey sporcusu. Atletizmin kirlendiğini, para kazanmak için doping kullanıldığını, eczanelerden bu ilçların alındığını, sporcu ve ailelerin bilinçsiz olup , denetimin olmadığından bahsediyor. Sorumluluk taşıyan bu gençler bizlere böylesi ciddi itiraflarda bulunuyorsa, dikkate almamız gerekir düşüncesindeyim.

Yapmış olduğumuz yayınlarda, isim kullanmaktan hep kaçındık. Amaç bu önemli spor dalına zarar vermeden ilgililerin dikkatini çekip ivedi olarak önlemlerin alınmasıdır. Suçluluk duygusuna kapılan, yapılan yayınlarımızın yalan olduğunu idda edenler var mı bilemiyorum. Umarım olmaz da. Ama sizlere hafta sonlarında olta ile balık avına gittiğimde bir balığı nasıl yakaladığımı anlatmak istiyorum.

Sabah şafak sökmeden Karpaz bölgesine gideriz. Avlayacağımız yeri iyice yemleriz. Baktık da balık yemiyor, hemen deniz gözlüğüyle denizin altına bakarız. Bir de ne görelim. Denizin altı balık kaynıyor. Ama kendini açıkgöz sanan balıklar kullandığımız yemi yemeyip, yosunları yiyor. O zaman biz de oltanın üzerine yosun takarak kendini açıkgöz sanan balığı tutuyoruz. Neden bunu anlatıyor diye sorabilirsiniz? ANLAYAN ANLAR.

Son olarak bizlere "doping" ile ilgili değerli bilgileri anlatan Salih Boransel, Narin Benli, Zafer Sukuşu arkadaşlara şunları söylemek istiyorum.

SÖZLERİNİ TUTMAYI ALIŞKANLIK HALİNE GETİRENLER , HER ZAMAN DEĞERLERİYLE YÜKSELİR

Teşekkürler çocuklar...........................

Salih Boransel: 1985 doğumlu. 12 yaşında atletizme başladı. 2000 yılında Junior Games 2000 metrede rekor kırdı. 1000 metre Yılmaz Sazak Uluslararası Şampiyona'da ikincilik elde etti. Liseler arası yarışlarda 800 metre rekorunun sahibi.

Narin Benli: 1985 doğumlu. Atletizme ilkokul üçüncü sınıfta başladı. Lise üçte profesyonelliğe ilk adımı attı. Fenerbahçe'de üç yıl yarıştı. Türkiye Milli takımı adına Balkan şampiyonu oldu. 100, 200, 4x100, 4x400 metrelerde birçok başarılı dereceleri var. İki yıl önce atletizmi bıraktı.

Zafer Sukuşu: 1983 doğumlu. 1999'da profesyonelliğe geçti. Tüm kategorilerde 600M, 800M, 1000M, 1500M, 1500M su engelli, 1 mil, 5000 metre rekorlarının sahibi. Türkiye adına yarıştığı Uluslararası Avrupa 3'üncülügü sahibi.

DENETİM ŞART

Bu ülkede bazı tapuların değişme zamanı gelmiştir. Denetleme konusunda büyük sıkıntılar yaşamaktayız. Parayı isteyen, yalvaran, tehdit eden sonunda hep kazanıyor. Ama denetim denilince, parayı isteyen ve ağlayanlar kendilerine göre kriterler geliştirip mağduriyetlerini gündeme getirebiliyor. Bunu futbolda ve diğer spor branşlarında yaşıyoruz. Atletizim de bunlardan biri. Yirmiden fazla sporcu maaş alıyor. Nasıl alıyor, kriterleri nedir bilinmiyor. Söylenen, dereceye göre veriliyormuş. Kaç sporcu yıl içerisinde yarışıyor, doping testinden geçiyor kimse bilmiyor. Atletizimden birazcık anlayan, yıl içerisinde çok az sayıdaki yarışmayla belli branşlarda yüksek dereceler elde etmenin imkansız olduğunu çok iyi bilmeli. Hele hele geçmişleri atletizim mazisiyle dolu kişilerin bunu daha iyi bilmesi gerekir.

Bu ülkede atletizm kirlenmiştir. Hem de dibine kadar. Gençlerimiz kısa vadeli başarılar için zehirleniyor. Zehirleyen belli, zehirlenen belli. Ailelere sesleniyorum.Yetkililer denetleyemiyor ama siz denetleyin. Evlatlarınızın geleceği için doktorunuzla konuşun. Bilgi alınız. Çocuklarınızın odalarını, çantalarını, yattıkları kalktıkları yerleri defalarca kontrol ediniz. Aile bireyleri olarak evlatlarınızın elde etikleri iyi derecelere sevinebilir ama bilinçsizce kullanılan doping sayesinde gelecekte ağlayabilirsiniz. O zaman da iş işten geçmiş olacak.

Yaklaşık iki ay önce doping araştırma merkezi ile ilgili ilk adımlar atılmıştır. Ama her konuda olduğu gibi, bu konuda da işler sahilde yürüyen "kaplumbağa"nın hızı gibi. Bir an önce gereken girişimlerin yapılıp, özellikle doping konusunda adımların atılması şarttır.

Bizler. Zafer Sukuşu, Narin Benli, Salih Boransel ve temiz yarışan çocuklarımızın atletizmi bırakmasına hep karşıyız. Ama bu çocukların bizlere anlattıklarının da hep arkasındayız. Ümit ederim, ilgili merciler yasal işlem başlatarak geniş tabanlı araştırma yapar. O zaman "anyayı da konyayı da" , "temizliği de kirliliği de" anlarız.

BASKIN TESTLER YAPILMALI

Doping konusunda bilim adamlarının verdiği savaş ilginç boyutlara taşındı. Anti Doping Kurumu'nun desteklediği doktorlar, doping sayılan ilaçların ortaya çıkarılması için çaba gösterirken karşı taraftakiler silici adı verilen maddeler üzerinde yoğunlaşıyor. Bir büyük şampiyonaya hazırlanan sporcular, bu dönemlerde performans artırıcı ilaçlar alıyor. Daha sonraysa şampiyona yakınlaşınca siliciler ön plana çıkıyor. Uluslararası spor federasyonları, bu yüzden şampiyonalar öncesinde belirsiz dönemlerde üst düzey sporculara doping testleri uyguluyor. Bu şok baskınlar, silici kullanmaya şartlanmış sporcular için gerçek bir kabus olarak nitelendiriliyor. İşte, ülkemizde yapılması gereken de budur. Spora harcanan katkı payından "doping" için bütçe ayrılıp yıl boyunca çeşitli spor branşlarında ve özelikle atletizmde kontrollerin yapılmasını sağlamalıyız. Gençlerimizi eğer bilinçlendiremiyorsak, korku vermeliyiz. İdda ediyorum. Ülkemizde sürekli bu testler yapılmış olsa, şu anda elde edilen dereceleri bazı brançlarda görmek mümkün olmaz.

Sizlere "doping"de yaşanan bazı canlı örnekleri ve verilen cezaları anımsatmak istiyorum.

Manchester United ve İngiltere Milli Takımı'nın başarılı savunma oyuncusu Rio Ferdinand, takımının idman tesislerine gelen doping kontrolörlerinden kaçmıştı. "Ev taşıyorum" gibi pek de inandırıcı olmayan birtakım bahaneler öne süren Rio Ferdinand, 8 ay ceza aldı ve Euro 2004'te Milli Takımı'nın formasını giyemedi. İngiltere Futbol Federasyonu, bu önemli futbolcusuna bile acımayarak örnek kurum olarak gösterildi. Bizde ise örnek kurum yok , ama elini taşın altına koyan örnek sporcu var.

Maurren Maggi

Brezilyalı atlet. Ağda ilacı doping maddesi sayıldı. 2003'te yakalandı.

Marco Pantani

İtalyan bisikletçi. İnsülin kullandığı için 2002'de ceza aldı. Aşırı doz kokainden öldü.

Diego Maradona

Arjantinli futbolcu. 1990'da ve 1994'te iki kez yakalandı.

Ben Johnson

Kanadalı atlet. 1988 Olimpiyatları 100 metre finalinde anabolik steroid kullandığı için yakalandı. Atletizm hayatı bitti.

Frank De Boer

Hollandalı futbolcu. Barcelona'da oynarken 2001'de Nandro Lone'la yakalandı. 6 ay ceza aldı.

Kelli White

ABD'li atlet. 2003 Dünya Şampiyonası'nda 100 ve 200 metrede altın aldıktan sonra yakalandı. Atletizm hayatı sona erdi.

Dwain Chambers

İngiliz atlet. 2003 Dünya Şampiyonası'nda THG kullandığı anlaşılınca ceza aldı.

Edgar Davids

Hollandalı futbolcu. 2001 yılında Nandrolone yüzünden 6 ay ceza aldı.

Jan Ullrich

Alman bisikletçi. 2002 yılında amfetamin kullandığı gerekçesiyle ceza aldı.

Süreyha Ayhan

Bir dönem ülkemizde de kamp yapan Süreyha Ayhan, doping testine girmek istememiş. Yapılan testler negatif çıkınca iki yıl atletizmden uzaklaştırıldı.

Başarı isteği hırsa dönüşürse arzuların gerçekleştirilebilirse her yol denenebilir. Yapılanların kötü sonuçlar doğurabileceği bilinse bile kazanma hırsı insanın gözünü karartmaması için yeterli bir sebep teşkil edebilir. Ama her kötü ve yanlış uygulamanın bir bedeli vardır.

İşte doping denen bu illet de sporun içine girmiş kötü bir virüstür. Sporun en büyük düşmanı olan bu nesne bir çok ünlü şampiyonu bile kıskacına almış onların spor tarihi sayfalarından kayıp gitmelerine neden olmuştur.

Dopinge Zemin Hazırlayan Faktörler

1. Dopinge neden olabilecek faktörlerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

2. Özellikle günümüz sporunda spor anlayışının ticari rekabet haline dönüştürülmesi (Kişisel ve bölgesel rekabet)

3. Kısa süreli başarıların her ne pahasına olursa olsun istenmesi.

4. Spor müsabakasının sonucuna bağlı milli veya şahsi prestijin söz konusu olması,

5. Sporcuların, bir sporcunun yaşantısının gerektirdiği kurallara özen göstermemeleri.

6. Spor yarışmalarında menfaat komisyonlarının hazırlanması.

7. Yönetici ve sporcunun kanunun ciddiyet ve önemine sahip olmayışları,

8. Yöneticiyi antrenör ve sporcuların konu hakkında yeterli eğitim görmemeleri,

9. Yönetici ve sporcuların kişisel egolarını tatmin için kısa süreli ve geçici başarılar aramaları,

10. Sporcuya, fiziksel ve psikolojik olarak kapasitesinin üzerinden yüklenilme.

Dopingin Zararları:

1. Karaciğer ve böbrek bozukluklarına yol açar Bu ilaçlar vücutta karaciğerde elimine olup, böbrekler vasıtasıyla atıldığından bu organlarda büyük tahribatlar yapılmaktadır. Sanlık bulgularına ve karaciğer iflasına hatta ölümüne yol açmaktadır.

2. Vücudun normal kapasitesi üzerine çıkıldığında adale ve eklem sakatlanmalarına sebebiyet vermektedir.

3. Cinsel güçte denge bozulmakta, erkeklerde kısırlaşma kadınlarda ise erkekleşme başlatır.

4. Kansere yol açar, bu tür ilaçlar hücre bölünmesini hızlandırmak suretiyle protein metabolizmasına etki eder.

5. Prostat şişmesine ve tahribatına neden olur.

6. Çoğu zararlı etkiler zamanla ortaya çıkacağından ilerde birçok rahatsızlığa müsait ortam hazırlar.

7. Bu tür ilaçların zararları yanında özellikle gençlere ve sporculara %10'dan fazla etki yapmadığı ortaya çıkmıştır.

8. Vücutta su tuttuğundan, yarışmacı için dezavantaj teşkil eder. Özellikle kilo problemi olan sporcuda kilo ayarlaması çok zorlaşır ve başarısını etkiler.

9. En az dört beş yıl çalışıp belirli seviyelere gelmemiş sporculara asla tatbik edilmemelidir.

10. Hafıza zayıflar.

11. Sinirlilik, arkadaşları antrenörle aile ve çevresiyle sürekli sorun çıkartır.

12. Devamlı kendini yorgun hisseder.

13. Sorumluluktan kaçar.

14. Toplum kurallarına uymama.

15. İçkiye ve sekse düşkünlük.

16. Ruhsal dengesizlik kişilik değişimi.

17. Doping yapan sporcuların bazılarında intihar girişimleri belirlenmiş ve bazılarının intihar sonucu öldüğü belirlenmiştir.

KOPYA-HIRSIZLIK-DOPİNG

Çocuklarımıza sırf kazanmak uğruna sağlıklarını tehlikeye atarak doping kullanmalarına izin verdiğimizde, sınavlarında kopya çektiklerinde ya da bir hırsızlık yaptıklarında onlara bu yaptıklarının yanlış olduğunu söyleme gibi bir hakkımızda kalmaz. Çünkü biz zaten onların doping kullanmasına sebep olarak ya da izin vererek onları hırsızlığa da, başkalarının hakkında tecavüz etmeye de teşvik etmiş ve bu yaptıklarını desteklemiş oluruz.

Son olarak bir gerçeği tekrar etmek istiyorum: Doping maddeler insanların kazanmalarını engellemek için değil kazanmak uğruna kendilerine zarar vermelerini ve adil olmayan haksız, sahte rekabeti önlemek için yasaklanmıştır.

Çocuklarımızın ve gençlerimizin dürüst, sağlıklı, çalışkan ve adil yetişkinler olmamalarını istiyorsak, onlara öğrettiğimiz doğrulara çelişmemeli, doping kurallarının doğru ve adil olmadığını ayrıca sağlıkları için çok zararlı olduğunu öğretmeliyiz. Çünkü doping sorunu ancak ve ancak sonucunda ne tür bir kazanç olursa olsun doping kullanmayı reddedecek kadar dürüst, adil bilgili ve bilinçli bir sporcu gençliğiyle çözülebilir.

   1229 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   SON NOKTA
15 Ağustos 2008, Cuma   Tuhaf işler...
02 Ağustos 2008, Cumartesi   Üçüncü dünya harbi...
29 Haziran 2008, Pazar   Keçiören Belediyesi, Forest Green ve bizimkiler...
14 Haziran 2008, Cumartesi   Federasyon seçimi hakkında...
01 Haziran 2008, Pazar   Sponsorluk kongresi ve bizimkiler...
29 Mayıs 2008, Perşembe   Üniversite oyunları ve kendi ligimiz...
24 Mayıs 2008, Cumartesi   Mağusa'da birleşim...
17 Mayıs 2008, Cumartesi   Bayan Futbolu hakkında...
12 Mayıs 2008, Pazartesi   Doğa boşluk tanımaz...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital