|
- AKINCI: RENCİDE OLDUM... Ülke gündemine bomba gibi düşen Lokmacı köprüsünün şokuyla herkes "dur bakalım ne olacak?" modunda gelişmeleri yakından izlemeye çalışırken, meclis de dünkü toplantısında bu "ateşli" konuyu tartıştı. Mecliste tek başına muhalefet görevini üstlenen BDH Başkanı Mustafa Akıncı, konuyla ilgili güzel bir konuşma yaptı. Akıncı, Cumhurbaşkanı Talat'ın, TC Genelkurmay Başkanlığı'ndaki görüşmeden sonra "konu gündeme gelmedi" diye açıklama yaptığını, ancak genelkurmayın ertesi gün saat vererek bunu yalanladığını anımsattı ve "ben rencide oldum" dedi. Akıncı, Talat'ın hem kendi kamuoyunda, hem de dünya kamuoyu karşısında zor durumda bırakıldığını söyledi.
- TALAT, MECLİSİ TOPLANTIYA ÇAĞIRSIN... Bunun Talat nezdinde tüm topluma karşı yapılmış yanlış bir hareket olduğunu vurgulayan Akıncı, "Bu bize içinde bulunduğumuz durumu yansıtıyor, gerçekle yüzleştiriliyor" dedi ve Cumhurbaşkanı'nın süratle meclisi toplantıya çağırmasını istedi; UBP ve DP'yi de meclise çağırıp konuyu tüm detayları ile ele alıp karar üretilmesini istedi.
- SOYER: MECLİS DEVREYE GİRECEK... Başbakan Ferdi Sabit Soyer de Akıncı'yı yanıtlamak için söz aldığında oldukça gergin olduğu gözlerden kaçmadı. Ancak fazla kırıcı olmamak için kullandığı kelimeleri özenle seçen Başbakan Soyer, sözlerine Kıbrıs'ta siyaset yapmanın zor bir zanaat olduğunu söylemekle başladı. "Köprü, pek çok konuya köprü kuramamayı gündeme getirmiştir" diyen Soyer, "Cumhurbaşkanı ile az önce görüştüm. Meclise müracaat edeceğini ve meclisi olağanüstü toplantıya çağırmak istediğini iletti. Meclis elbette devreye girecek ve bu konuda olağanüstü toplanacak" şeklinde konuştu.
- 8 TANE "SAHTE" HİNDİ... Soyer konuşmasında Rum tarafına yüklenerek, Bostancı'da olduğu gibi Lokmacı'da da anlaşıldığını, fakat Rum tarafının kaçmaya çalıştığının altını çizerek, "Çünkü onlar için bu bir sembol, bir tapınak olmuştur" ifadesini kullandı. Papadopulos'un yanı sıra güneydeki anlayıştan başka bir örnek de veren Soyer, Rum Tarım Bakanı'nın Beyarmudu'nda 8 tane "sahte" hindi yakaladıklarını böbürlene, böbürlene anlattığını anımsattı.
- MÜMTAZ SOYSAL VAZİFE BİLDİ... UBP ve DP'nin Talat'ın yetki konusunu kendi açılarından gündeme taşımaya çalıştıklarını, ancak bu konuda kendileri ile kavga etmek istemediğini anlatan Soyer, konu Mümtaz Soysal olunca, birkaç söz söyleme ihtiyacı hissetti. Soyer, "Mümtaz Soysal bundan vazife çıkarma gayretkeşliğine girişti. Bunu hükümet meselesine indirgeyip, bu kavgaları Kıbrıs'ta ateşleme noktasına getirmeye çalışıyor ve bundan sevinç duyuyor. Meseleyi çözmek değil, kriz yaratmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.
- CÜNEYT ARCAYÜREK'E YANIT... Başbakan Soyer, daha sonra da Cüneyt Arcayürek'e de yanıt verdi ve "Bir TV programında izledim, çok üzüldüm. Cüneyt Arcayürek, 'Talat'ın aptalca tavrı' diye bir tanımı oldu. Kimsenin hakkı yoktur bu şekilde bizim kurumlarımıza hitap etmeye" dedi.
- TALAT'I YETERSİZ VE YETENEKSİZ GÖSTERMEYE KİMSENİN HAKKI YOK... Soyer sözlerinin devamında özetle şöyle konuştu: "Papadopulos, 'Talat yetkili değildir, görüşme sürecinde görüşecek yetenekte değildir, bu yüzden Türkiye ile görüşmek istiyorum' diyor. Şimdi tüm bu gelişmeler Talat için sıkıntı yaratabilir mi, yaratabilir. Yüzde 55 ile cumhurbaşkanı olmuş ve şu anda halkının büyük çoğunluğunun desteğiyle bu siyasi lider yetersiz, yeteneksiz göstermeye kimsenin hakkı yoktur.
- PAPADOPULOS DELİKTEN BAKTI... Soyer, Lefkoşa Rum Belediye Başkanı Eleni Mavru'nun "Lokmacı açılmalı" dedikten sonra Rum yönetimi lideri Papadopulos'un hemen devreye girdiğine işaret ederek, "Papadopulos baktı delikten ve dedi ki semboller var. Ön şartım var. Semboller kalkmalı" açıklamasını anımsattıktan sonra Talat'ın bir cumhurbaşkanı olarak neden bunun siyasi tarafı olamayacağını sordu.
- SORUMLULUK BAZEN DE SIKINTI GETİRİR... Başbakan Soyer, Cumhurbaşkanı Talat'ın meclise gelerek gerekli açıklamaları yapacağının altını çizerken, "Talat, ne halkına yalan söylemiştir ne de başka bir şey yapmıştır. Türkiye'nin ve Kıbrıs'ın ortak çıkarlarını ileriye götürmek için hassasiyet gösterdi, sorumlu liderlik yaptı. Sorumluluk, bazen size sıkıntı da getirebilir" ifadelerini kullandı ve son söz olarak da "Bizim Türkiye ile kavga etmeye değil, işbirliği ile konsensus sağlayarak, farklılıkları tartışarak, ilişkileri yeniden tanımlamaya ihtiyacımız vardır" şeklinde konuştu.
|