|
Meclisten notlar...
- SALON BOŞ, GEL DE MECLİSİ İZLE... Meclis, havaların ısınmasından mı bilinmez ruhunu yeniden kaybetti. Son birkaç oturumdur meclis genel kurulunu uyumadan izlemek için basın mensupları bin bir yönteme başvuruyor. 26 bulunup nisap sağlandıktan sonra milletvekillerini salonda görmek mümkün olmuyor. 50 kişilik salonda çalışmaların 3-5 kişiyle sürdürülmeye çalışılması, ne konuşmacıda, ne de gazetecilerde motivasyon bırakıyor. Hele hele de konuşmacı, üslubu ve yöntemi tutturamayıp bir de ses rengi tekdüze giderse, vay gazetecilerin haline. Kısacası dün de meclisteki hava böyleydi ve meclisi izlemek deyim yerinde ise işkenceden öteye gidemedi.
- PERŞEMBE MECLİS YOK... Meclisin gündeminde Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı vardı. Fakat ilk olarak onaya ve bilgiye sunuş işlemleri yapıldı. Bu bölümde meclisin perşembe günkü birleşimi ertelenerek, haftaya pazartesi günü yapılacak birleşimde yasama öncelikli denetim görevinin de yerine getirilmesi kararlaştırıldı. Daha sonra da UBP'nin, Kosova'nın bağımsızlığının tanınması konusunda karar alınması için meclisin hükümete çağrı yapmasını öngören "Kosova'nın bağımsızlığının ilanı ve tanınması hakkındaki karar önerisinin" ivediliği ele alındı ve bu istem oyçokluğu ile reddedildi.
- HANGİ KÖY, HANGİ BELEDİYEYE BAĞLANACAK MESELESİ... Köylerin belediyelere bağlanması konusunda, 1 yıllık sürede, Bakanlar Kurulu'nun çalışma yapmasına yetki vermeyi öngören Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı ele alındığında, muhalefet milletvekilleri teker teker söz aldı. Hükümetin belediyeler reformu çerçevesinde gündeme aldığı çalışmaların bir bacağını oluşturan 123 köyün belediyelere bağlanması gündeme gelince, tartışma yaşanması da kaçınılmaz oluyor. İşte bu bağlamda kürsüye gelen hemen her muhalif milletvekili, hangi ilçenin milletvekiliyse, o yöredeki köylerin hangi belediyeye bağlanacağıyla ilgili mutlaka bir sözü vardı. "Falan köy niye bu belediyeye değil de şu belediyeye bağlanacak" diye İçişleri Bakanı Özkan Murat dün soru yağmuruna tutuldu. Henüz hangi köyün hangi belediyeye bağlanacağı kesinleşmiş değildi ancak hükümet, gerek Belediyeler Birliği'ne, gerekse UBP'ye bu yönde taslak bir liste vermişti.
- İRSEN KÜÇÜK'TEN OLUMLU OY... İlk söz, UBP'nin tecrübeli vekillerinden İrsen Küçük'ün oldu. Fakat İrsen Küçük dün, her zamankinin aksine "melayike" gibiydi. Tarım ve hayvancılık konularında hükümete karşı arslan kesilen Küçük, dün tartışmadan ve kavgadan uzak bir üslupla, hükümetin bu icraatına destek veren bir çizgi izledi. Partisindeki arkadaşlarının aksine tasarıya olumlu oy vereceğini söyleyen Küçük, daha sonra söz alan arkadaşlarının satır aralarındaki iğneleyici sözlere de kulak tıkamış gibiydi. Küçük'ün hangi köyün hangi belediyeye bağlanacağıyla ilgili İçişleri Bakanı Murat'ın belediye başkanları ile görüşerek uzlaşıcı bir tavır sergilediğini seslendirince, Bayram Karaman'dan "Bakın ne kadar da uyumludur" sözü geldi. Küçük, konuşmasının bir yerinde, partili arkadaşı Mehmet Bayram'ın köyü olan Balalan'la ilgili hassasiyetini dile getirmeden de geçemedi.
- MEHMET BAYRAM'IN KÖYÜ NE OLACAK?...Küçük, bu çalışmalar yapılırken belediyelerin alacağı devlet katkısını da sorgulayarak, "Şu anda yüzde 6 olan devlet katkısının en az yüzde 7.6 olması lazım. Belediyelere bakacak olursanız yüzde 10-12 istiyorlar. Ama biz yüzde 7.6 olsun diyoruz. Bunun üzerine çıkarsanız da sizi kutlarız" deyince, uzun zamandır izinli olan ve dün meclisteki yerini alan Mustafa Akıncı (TDP), "Ya Derviş bey 1986'da yüzde 8 sözü verdiydi" diye laf attı. İçişleri Bakanı Murat da "Ya yüzde 6'yı da biz yaptık 95'te" diye araya girdi. Küçük sözlerinin sonunda "Ben komitede kişi olarak bu tasarıya olumlu oy verdim ama grubumuzu serbest bıraktık" deyip yerine geçti. Bunun üzerine Murat, UBP Genel Sekreteri Nazım Çavuşoğlu'na "Sayın genel sekreter ne den buna?" diye soru yöneltti. Çavuşoğlu ise "Bizde demokrasi var sayın bakan" yanıtını verdi.
- "İDARE-İ MASLAHAT"... Mehmet Bayram kürsüye geldiğinde, Küçük'ün aksine daha agresifti. Bayram konuşmasının başında "Bugün abesle iştigal ediyoruz. Reform nitelikli bir çalışmada her şey olmalı. Ülkede yangın var, o kadar büyük ki KDV iadeleri bile nerdeyse 1 yıl sonra ödendi. Böyle bir dönemde hükümet belediyelere katkıyı 7.6 yapacak. Acaba 6.1 yapabilecek mi? Nerede Maliye Bakanı?" diye sordu ve ekledi: "Bu durumda maliyenin bir kişiye bir kuruş verecek durumu yoktur. Siz gelin güvey oldunuz". Murat'ın yerinden müdahale etmesi üzerine Bayram, "Görmüyor musunuz siz memleketin durumunu? Maddi tarafı da hazır değil, idari tarafı da. Sizin bu yaptığınız, idare-i maslahattır, reform değildir" diye sesini yükseltti ve Özkan Murat'a "Gideceğiniz köyün minareleri gözükür sayın bakan" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
- AKINCI'DAN DA DESTEK... Mustafa Akıncı kürsüye geldiğinde ise hükümetin bu çalışmasına destek verdi. "Özkan Murat ve komitedeki arkadaşları kutlamak isterim" diye söze başlayan Akıncı, "Bu bir ilk adımdır, bir başlangıçtır. Bu tasarı bir yerden başlamayı getiriyor" şeklinde konuştu. Akıncı konuşmalardan anladığı kadarıyla hükümetin belediyelere bağlanacak köylerle ilgili taslak listeyi UBP'ye verdiğini söyleyince, Türkay Tokel(UBP), "Evet verdi" dedi. Buna sitem eden Akıncı, "Sanki UBP, CTP anlaşması ile bu köyler belediyelere bağlanıyor. Pazarlıklar yapılıyor. Bu yanlış. Listenin öncelikle bu mecliste onaylanması gerekiyordu" ifadelerini kullandı. Tokel ise bu sözler üzerine, "Biz, Belediyeler Birliği'nden aldık. Daha önce hükümetle oturdular, görüştüler, mutabık kaldılar, bu liste çıktı ortaya" açıklamasında bulundu. Akıncı, "Buradaki muhabbetten böyle bir izlenim edindim" diye de ekledi.
- TOKEL'DEN HAYIR... Sıra Türkay Tokel'e(UBP) geldiğinde ise ilk iş olarak oyunun rengini gösterdi. Tokel, "Ben de İrsen Küçük ve Mustafa Akıncı gibi olumlu oy vermeyi çok isterdim. Ama hükümetin geçmiş icraatlarına baktığım zaman bu mümkün değil. Ancak bugün sayın bakanı izleyeceğim ve ona göre oyumu belirleyeceğim" dese de oyunun ret olacağı anlaşılıyordu. Zaten Tokel, ikinci cümlesinde "Alt yapı hazır değil. Bu yüzden reform dediğiniz bu yasaya olumlu oy vermeyi düşünmüyoruz" diyerek bu tavrını netleştirdi. Bu söz üzerine Bakan Murat, "Yani vermeycen?" diye sorunca, Tokel de "Bugünkü mali yapıda ve koşullarda bunu yapmak mümkün değil" karşılığını verdi.
- SERDAROĞLU'NUN OZANKÖY MESELESİ NE OLDU?...UBP milletvekilleri Hasan Bozer ve Ergün Serdaroğlu'nun da kısa konuşmalarının ardından İçişleri Bakanı Özkan Murat kürsüye gelerek bu konudaki çalışmalarını özetledi. Murat, Akıncı'nın bir sözünü hatırlatarak "mükemmeli aramak mümkün olanı yapmamaktır" dedi ve "köylerin belediyelere bağlanmasının bir süreç işi olduğunun altını çizdi. Murat, "Aslında biz hiç ellemezdik de bu işi. Köylerde çok iyi hizmetler yaparım zaten. Hiç baş ağrısı da çekmezdim. Ama olay, yerel yönetime gittiğinde çok daha güzel olacak. Eskiden köylere hiç gitmezdi içişleri bakanı" deyince, bundan alınan UBP'li Tokel ve Şerife Ünverdi, "Olur mu öyle şey" diye itiraz etti. Ergün Serdaroğlu da "Bizim istediğimiz de hangi belediye başkanı oraya giderse ona bağlansın. Mantık da onu söyler zaten" diye lafa karıştı. Akıncı ise "Ergün beyin Ozanköy meselesi ne oldu?" diye sorunca, Serdaroğlu da "Halledilecek ya" karşılığını verdi.
- TOKEL, MURAT'TAN TATMİN OLMADI... Konuşmaların ardından sıra yasanın oylamasına geldiğinde, salonda nisap yoktu ve yoklamaya geçildi. Bu sırada Ergün Serdaroğlu dışarıya yönelince, Özkan Murat "Nere giden ama? 26 var, merak etme, gel" diye müdahale etti. Ahmet Barçın ise "Nere gidiyon be ama gorkak tavuşanlar gibi" diye laf attı. Oylamaya geçildiğinde Murat peşinen Tokel'e "Oyunuz?" deyince, Tokel de "Oyum rettir, ret" karşılığını verdi ve "Özkan beyin cevapları beni tatmin etmedi" diye de ekledi. Ali Seylani de bu söz üzerine "Seni tatmin etmek kolay mı?" şeklinde konuştu. Ahmet Barçın ise "Nasıl olur böyle. Atacayık seni komiteden. Komitede başka, burada başka şey söylen" dedi. Tokel "Çekimser dedim ben komitede. Bakanı dinleyeceğim dedim" ifadesini kullandığında, Barçın'dan günün sözü geldi. Barçın, Tokel'e "Gabiraya benzen vallahi, gabiraya. Çevir genni çevir" benzetmesi yaptı.
|