Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
64 bin 552 alışveriş
2 bin ağaç elektrik kurbanı
HSBC kriz içinde atılım yaptı
Haftalık yıldız falınız
Bağcıl'ın 4. yabancısı Enio Da Silva
Türkiye ikinci yarıda: 2-1
Futbolda alt yapı antrenörleri belirlendi
Sabri Ugan spor yazarları ile buluştu
TRİO
Küba Büyükelçiliği konusunda Güney'deki tartışma sürüyor

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [2]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [2]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [3]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [3]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [4]



MONGOL UMUTLAR

Bedia BALSES

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Mayıs 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Döl yataklarında
İntihara sürüklenen
Tohumlarıyız hayatın


Sevdayı ve baharı
Uçkurunda çoğaltan bir neslin
Mongol umutlarıyız

Zeytinin, harnıbın hatırı, mersinin ve buğday çiçeğinin aşkıyla doluyken, tek bir damla kan akmadan ve tek bir kurşun yemeden kara gözlü, esmer tenli çocuklar yaralanırlar kendi topraklarında. Gaz lambalı, islimli bir savaş döneminin, yer-yurt değiştiren göçmen kuşları olup, uçarlar bir ülkenin diğer yarısına. Telleri, barikatları öğrenirler alfabeden önce. Ve savaşı ve kini... ve ölümü, ve acıyı... Yeni baştan kurulamayacak hayalleri terk eden anne-babalarından genetik olmasa da, pratik olarak bilirler "ben çektim, sen çekme" ezberindeki bir hayatı. Yeni baştan kurulamayacak öykülerin, sakatlanan anıların gölgelediği hayatlarla düğün ve cenaze karışık yaşanır topraklarında. Sonra öğrenirler spor arabalı, süratle biten ucuz hayatların özneleri olmayı. Sonra öğrenirler uyuşmak, uyuşturmak için kolay bir hayatın dayanılmaz sancılarını yaşamayı. Tütsülenen buhurlar yanar, mevlitler okunur savaş kokulu bir yaşamın gölgesinde, kulaktan dolma bilgilerle büyüyemeyen çocukların ülkesinde. Hayatın, para denen zehire bandırılıp satın alınabilen bir "şey" olduğunu sanarak/sandırılarak büyürler/büyütülürler. Ucu yenik bir yaşamı kurmaya yeltenirler. Elektriksiz gecelerde zevkin, nefretin döllediği yataklarda uyuyan ve hep uyuyan bir uyuşukluğun yarınlarıdırlar. El değmemiş bir gelecek düşüyle savururlar zeytin renkli gecelerdeki umutlarını rüzgâra. Masumdurlar. Sevmeyi bilmedikleri gibi ölmeyi de bilmezler. Dörtnala yarıştıkları yüksek şerefli diplomaların enflasyonuyla öğretilemeyecek yaşamlarını Kaf Dağı'nın ardında ararlar...

Vurulur zeytin, harnıp, nar, vurulur kara gözlü, yanık tenli çocuk gülüşleri kendi toprağında. Uçkurlarında, sakatlanmış bir geleceğin umutlarını saklı tutarlar. Milliyetçilik, vatan, bayrak derslerinin önünde kimliksizliğe sürüklenme noktasında dururlar. Ne kadar çalışsa da dersine, tarihin tembel öğrencisi olmaya adaydırlar. Ne kadar severlerse de zeytin karası acılarını, alnına yediği damgalarla vesikalı bir adada boşluğa savururlar gözyaşlarını. Kolay bir yaşamın gözbebeğinde büyüyen çocuklardır. onlar... Kara gözlü, yanık tenleriyle, zeytini ve mersiniyle mongol bir umudun ucunda sallanırlar...

**********

SİS

Sabahları iner bu adaya sis

ağaçlara

ışıklara

pencerelere

hiçbir şey olmamış gibi açarsınız gözlerinizi

halbuki sizden önce de vardı sis

şimdi çekip gidiniz

sisler gibi usulca

biz sislerle birlikte geldik bu adaya

Ahmet Okan (Adalıyız Maviye)

KKTC Turizm ve Kültür Bakanlığı Yayınları

************

SARKAÇ

ne zaman baksam gözlerine

savaş sonralarına döner içim

gölleri çekip uçlarından

yıldızları seyrederim sularda

az ötemde gemiler olur

gemilerde sen olursun

aklım bir sarkaç

döner durur ortalarda

ne zaman baksam gözlerine

annemsiz kalmak korkuları gelir çocukluğumun

Tekin Gönenç

Gönlü Güvercinli Kadın (Varlık Yayınları)

**********

Zamana Asılı Mektuplar

Zaman alacak biliyorum,

fakat eğer öğretebilirsen ona,

Kazanılan bir liranın, bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret.

Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve

hem de kazanmaktan neşe duymayı.

Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu.

Eğer yapabilirsen,

sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.

Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını...

Eğer yapabilirsen, ona kitapların mucizelerini öğret

Fakat ona sessiz zamanlar da tanı.

Gökyüzündeki kuşların,

güneşin altındaki arıların,

ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin

ebedi gizemini düşünebileceği.

Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha

onurlu olduğunu öğret ona.

Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret.

Herkes ona yanlış olduğunu söylediğin de dahi.

Tüm insanları dinlemesini öğret ona,

Fakat tüm söylediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini, ve sadece iyi olanları almasını da öğret.

Eğer yapabilirsen, üzüldüğün de bile

nasıl gülümseyeceğini öğret ona.

Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.

Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını,

Fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.

Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona.

Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa, dimdik dikilip savaşmasını öğret.

Abraham Lincoln tarafından oğlunun öğretmenine yazılmış mektup

***********

Bütün mutsuzluklar, yokluktan değil çokluktan ileri gelir

Tolstoy

*************

TOPRAKLAR VE İNSANLAR

Delik deşik etti beni acıları

halkımın, dikenli teller gibi

sardı ruhumu,

parçaladı yüreğimi:

o zaman çıktım yollara ve haykırdım,

çıktım dışarı ve ağladım, dumanla çevrili,

çaldım kapıları ve yaraladı beni

keskin bıçaklar gibi,

daha önce yıldızlar gibi taptığım

duyarsız yüzlere karşı haykırdım

ve gösterdiler bana ne kadar boş olduklarını.

***

Ve gördüm ne çok olduğumuzu, ne çok

kimse olduğunu benim tarafımda, o ya da bu

kişi değildi, fakat bütün insanlardı,

yüzleri yoktu, halktı bu,

metal ve yollar.

Ve dolaştım dünyayı

ilkbahar adımlarıyla.

Pablo Neruda

Çeviren: İsmail Aksoy

'Evrensel Şarkı'dan

***********

Başucu Kitaplarından

Damdan düşen bir kiremit bizi çok daha ağır yaralar ama kötü bir elin attığı taş gibi üzmez; taş hedefe değmeyebilir, ama niyet yapacağını yapar. Yüksek bir konumdan düşüşte en az duyumsanan, maddesel acıdır. (...) Ütülmekten üzülen bir kumarcı, kime kızdığını bilmeksizin öfkeye kapılır; talihi kendisine düşman sanır ve öfkesini besleyen bu kanıyla kendi kendine yarattığı düşmana ateş köpürür. Uğradığı yıkımlarda ancak kör bir zorunluluğun darbesini sezen bilge, bu gibi saçmalamalara düşmez; acısı içinde bağırır ama öfkelenmez; uğradığı derdin yalnızca maddesel etkisini duyar; yediği darbeler vücudunu ne denli yaralasa da hiçbiri yüreğine dek uzanamaz.

Yalnız Gezerin Düşlemleri (J.J. Rousseau)

************

 

   3195 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Fotoğraflar
04 Ekim 2008, Cumartesi   Sürüden Ayrılmak
05 Eylül 2008, Cuma   Larnaka'da Şimdi Sonbahar mıdır?
29 Ağustos 2008, Cuma   YİNE BU YIL ADA SENSİZ
22 Ağustos 2008, Cuma   Muammer Ketencoğlu ve Zeybek Topluluğu Yeniboğaziçi Festivali'nde esti
15 Ağustos 2008, Cuma   Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Kristal Kelimeler
08 Ağustos 2008, Cuma   YANGIN
01 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR ÖLDÜRÜLMESİN
28 Temmuz 2008, Pazartesi   ‘O’ DAR KORİDORDA
18 Temmuz 2008, Cuma   Döşünden Yaralı Dağlar


Yorum Sayısı:   4
  enteresan         - ankara 18 Mayıs 2007, Cuma 00:42 
Site yöneticisi sanırım ayırmaksızın her yorumu siteye aktarıyor..Devrik cümleden şikayet eden arkadaşın yazı dilini konuşma dili gibi kullanması asıl okuyucunun başını döndürüp gözünü karartıyor..İstanbul'dan Sayın Hasan Hayrettin,yorumunuz şaka gibi,yazarın ne düşündüğünü merak ediyorum..Havalar çok sıcak,nefesiniz kesiliyorsa camı açın,geçer..Saygılar :)
  Alinur Sezer         - Girne 10 Mayıs 2007, Perşembe 21:53 
Kardesim, bilmemek ayip degil, ogrenmemek ayiptir:) Elestirinin de bir agirligi, bir derinligi vardir. Dusunmesini, yazmasini bilene. Isterseniz once bir elestirecek duzeyde miyiz ona bakalim, sonra da elestiri yapabilecek kapasitedeysek elestirelim. Ne yazik ki toplumumuzda genclerin kultur seviyeleri cok dusuk. Herseyi alaya ve dalgaya alarak aktariyorlar...
  Hasan Hayretettin         - Istanbul 10 Mayıs 2007, Perşembe 19:32 
Bedia Abla 'Zeytin, harnıp...' diye basladin yaziya ikinci cizgiya gelene gadar devrik cumle okumaktan nefesim kesildi, gozlerim garardi. Lise caglarimdan beridir bu kadar perisan romantik bir yazi gormediydim. Cok duygulandim. Ayrica yazin cok yonlu; bilmece olarak da kullanilabilir.
Napayim, ben annamam.
  Türkan Özaziz         - lefkosa 07 Mayıs 2007, Pazartesi 03:39 
Bedia abla konu aldığınız tüm yazılar.Günümüz dünyasında ki olaylara daha iyi ve sağlıklı bakmama yardımcı oluyor. İnşallah herkes değilse bile büyük bir kitle benim gibi sizin gibi düşünüp günümüz olaylarına ışık tutup günümüz olaylarından etkilenmeye devam eder. Günümüz dünyasındaki iyi yada kötü her olay şuan bizim yaşadığımız topraklarımızda denizlerimizde dünyamızda oluyor. Siz ve sizin gibi değerli yazarlar günümüz dünyasındaki olayları kaleme aldıkça dünyamız daha iyiye gidecektir. Benim sizin seslenişlerinizden kaleme aldıklarınızdan etkilendiğim kadar umuyorum ki çok büyük bir kitlede etkileniyordur. Sizi ve yazdıklarınızı daha sık gazetede görmek istiyoruz.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

HAZIRLANIYORUZ...

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Unutmadan, sesimiz kısılmadan....

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Biraz da okuyucu konuşsun... Türk emlaki n...

Ahmet Tolgay

KÜRESEL KRİZ GELİP ÇATTI... ÇIKIŞ YOLLARI ...

Bilbay Eminoğlu

İnsanı ağlarken bile güldüren adam: Mağusa...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital