Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Bolt şans tanımadı
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

DOĞ VE DOĞUR GERÇEĞİNLE

Bedia BALSES

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Ağustos 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 

Yaz güneşi biriktirdi biriktirdi

Sonbahar yapraklarda delirdi

Kış derin çizgileriyle devrildi

Bahar gül tanklarıyla çiçek çağlayanlarıyla belirdi

Ve bir bahar günü doğdun sen

 

Sezai Karakoç

 

Gökten ağır bir haber indi yere. “Doğ” dedi doğa, esirgeyen ve bağışlayan aşkın diliyle. Açtı kapısını ardına kadar toprak, dilinde yılan ısırığı gizli bir gülümsemeyle. Zehirli ve hormonlu, huzur yeniği bir dünyaya muştusunu getirdi. Kaçılmayacak bir k/a/eder gibi durmaktayken zaman, beyazın arınmış rengi düştü yaşamın orta yerine...

 

 

Nerdesin? Rüyaları yorumlayan adam getirdi haberini. İçimde kımıldanan adının yankısı bağlandı göbekten gerçeğime. Gerçek olmasaydın böyle barınabilir miydin içimde? Bunca yıl, bunca yol, bunca gece bekler miydin beni? Seni yaşamasaydım jilet kesiği gülümsemeleri tutamazdım ellerimde. Büyük adamların küçük taklitleri gibi laflar ezberlerdim şezlongların üzerinde. Hem de en az 50 faktörlü güneş koruyucularının garantisinde. Oturup gümdem ve başlıklar üzerine şiirler karalardım, hatta adreslerini tırmalardım gündemcilerin. Aşkı vıcık vıcık bir kalemle dillendirirdim belki büyük tirajlar gölgesinde. “Ödleriyle öten kuşları” yemlerdim belki felsefecilerin özlü sözleri ezberinde. Hatta içinde kaybolduğum kitapların kahramanları gibi olduğuma inanırdım, bunca yalan dolan içinde.

 

Gel, nerdesin? Sana diyemeyeceğim sözler biriktirmekteyim. Sana yazılamayacak anları gebeyim. “Yüreğim bozuk bir saattir, hep sende durur”, zamanı, saati, tarihi ve takvimi reddetmedeyim. Haberini gökten ağır bir işaret indirdi yere. “Doğ” dedi hayat affedici gülümsemesiyle. “Yağ” dedi, aşksızken şiirleşmeye kalkanların inadına.  Öfkenin gölgesinde duranların, eli kanlı tarih kitapları yazanların, rantçıların, partizanların,  doğaya ışık yerine zift atanların inadına “doğ” dedi, büyüyecek ceninlerin aşktann yaratılacakları inancıyla. Reklam gülüşlü eski edebi(yatı) kalmayanları görmemek için başını değil, rotanı çevir dedi...

 

 

Toprak ana, gökten bir Cemre sundu yere. Sür dedi yüzünü, sudan yapılmış gerçeğe.  Cengar bir ağaç sürdü meyvesini Ağustos’un üzerine. Yazın cinnet sıcaklı geceleri delici bıçaklarıyla baktı yüzüme. Toprağın yaratıcı kahverengisini tutarken ellerimde “hadi hazırlan” dedi bir ses karanlıklar içinde. Cemalini rüyamda gördüğüm ses çekti beni içine. Doğ dedi yaşam, doğ ve doğur kendini  gerçekliğinle...

 

Bedia Balses

Dışarıda bırakılmak içeri kapatılmakla aynı şeydir.

M.FOUCAULT

********

Gereği Yok

Beni anlamayınız

Gereği yok

 

Kaçınız duygulandı erken sabahlarda

Yapraklar üstündeki su damlalarıyla

Kaçınız değerlendirdi onları Japon incileriyle

 

Beni sevmeyiniz

Gereği yok

 

Tuttunuz mu yumuşacık bir sünger parçasını

Yüreğinizin bağlarıyla

 

Beni anımsamamanız çok önemsiz

Ya unuttuklarınız

Küçük, gereksiz bulduklarınız

Sevgiyi kıpır kıpır dağıtmalarınız

Ondan ötürü tüm anlaşamadıklarımız

 

Rengin Nadir

(Uyumsuz Dal)

************

Bırakın Gitsin Artık

 

Sözlüklerden çıkartın

Atın sevgiyi yola

Toprak yeşile doysun

 

Tükürün dilinizden

Kayalara taşlara

Taşlar kalbini oysun

 

Boşa tutmayın elde

Bırakın uçsun artık

Tanrı yerine koysun

 

Attila Damar

*************

Hayat Eğreti Bir Çiçek Gibi

 

Hayat eğreti bir çiçek gibi

Göğsümüzde takılı

Yüreğimizde taşırız ağrılığını

 

Yeryüzünün ilk aşkıyız, doğru

Eski şarkılar düşer dilime

Issız limanlara sığınır korku

Gözlerin sessiz yakarış

Parmakların uzadıkça saçlarımda

Göğsüne kaçarım, kendime

 

Aktaç Altıok

(Çıkılmamış Yolculuklara)

**********

Zamana Asılı Mektuplar

 

“Senin için alışılmış şeyler söyleyemem” bilirsin. Yok, bu “uzak yakınlıkta” yazılmamış değil, yazılamayacak mektuplar biriktirmekteyim sana. Tavan yapan yazıyla güneş şahittir yaşanacak hayatlar sakladım. Gri renkli öpüşlerden sakındığım sancılarımdan kendin kadar gerçek bir parçamı yaz(ş)ıyorum sana. Mürekkepsiz, harfsiz, zarfsız ve pulsuz bir kapının ardındayım. Aç kapıyı, çık karşıma...

 

Hazan Ada

*********

Başucu Kitaplarından

Gençlikteki yoksulluğun, başarıya ulaştığı zaman, olağanüstü yanı şudur ki, bütün istenci çabaya, bütün ruhu yükselişe çevirir. Yolsulluk, özdeksel yaşamı çırılçıplak meydana çıkarıverir, onu iğrenç durumda gösterir; işte bu da, ideal bir yaşama doğru atılışları doğurur. Zengin genç adamın yüzlerce parlak, kaba eğlencesi vardır. At yarışları, av partileri, köpekler, tütün, kumar, şölenler, daha birçok şeyler. Ruhun düşük yanlarının, üstün duygulu yanları zararına yaptığı işler. Fakir genç ekmeğini kazanmak için çabalar yer; yedikten sonra da düşlere dalar. (...) Gökyüzüne, uzaya,  yıldızlara, çiçeklere, çocuklara, içinde acı çektiği insanlığa, içinde parladığı doğaya bakar. İnsanlığa öyle bir bakar ki, ruhu görür; doğaya öyle bir bakar ki, Tarıyı görür. Derin derin düşünür, kendi büyüklüğünü görür...

 

SEFİLLER (Victor Hugo)

Dünya Klasikleri, Oda Yayınları, Türkçesi: Nesrin Altınova - 1990

 

   1646 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   Larnaka'da Şimdi Sonbahar mıdır?
29 Ağustos 2008, Cuma   YİNE BU YIL ADA SENSİZ
22 Ağustos 2008, Cuma   Muammer Ketencoğlu ve Zeybek Topluluğu Yeniboğaziçi Festivali'nde esti
15 Ağustos 2008, Cuma   Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Kristal Kelimeler
08 Ağustos 2008, Cuma   YANGIN
01 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR ÖLDÜRÜLMESİN
28 Temmuz 2008, Pazartesi   ‘O’ DAR KORİDORDA
18 Temmuz 2008, Cuma   Döşünden Yaralı Dağlar
13 Temmuz 2008, Pazar   GECENİN “ÖTEKİ” ŞİİRİ
04 Temmuz 2008, Cuma   KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital