Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Her taraf toz duman
Bolt şans tanımadı
Refüje çarpıp takla attı
Bariyerler durduramadı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Lavrov: Rusya'nın Kıbrıs sorunundaki tavrında değişiklik yok
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Grup çalışması ve arkadaşlıklar...

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Mayıs 2007, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

   2 Mayıs Çarşamba akşamı BRT’de Petek-Osman Cankoy ikilisinin programını izledim. Kıbrıs Türk Eğitim Vakfı’nın düzenlemiş olduğu Liseler Arası Proje Yarışması’nda dereceye giren okulların öğrencileri ile yapılan bir programdı.

   Genç yaşlarına rağmen öğrencilerin buluşları ilginçti.

   Aslında yaratıcılık o yaşlarda daha bir cesurcadır.

   Bu yarışmaya katılan tüm öğrencileri kutlamak gerek. Yalnız öğrencileri değil, onları yüreklendirip bilgilendiren öğretmenleri ve aileleri de tabii ki...

   Bu yarışmanın grup çalışması niteliğinde olması da hayli önemli... Arkadaşlıkların temeli böylesi çalışmalar sırasında daha bir güçlenir.  

   Programı eleştirmek gibi bir niyetim yok; ancak, sevgili Petek ile sevgili Osman alınmasın ama, alelacele hazırlanmış bir program gibi geldi bana... Belki program süresinin kısa oluşundan dolayı da bu duyguya kapılmış olabilirim, bilemem... Emek ve zaman harcanarak yapılan her şeyi takdirle karşıladığımı da ayrıca belirtmek isterim.

   Gençler güzel konuştu, projelerini iyi açıkladı; fakat sorulan sorular yetersizdi kendilerini ifade edebilme açısından...

   Bu bir başlangıçtı diyelim. Petek ile Osman, öğretmen kökenli olmalarından dolayı, çocuk psikolojisinden çok iyi anlıyorlar. Böyle programların devamını dileyelim. Toplum olarak ilgi duyduğumuz konular bunlar. Hepimiz çocuklarımızla fazlasıyla ilgiliyiz. Hiç olmazsa bilinçli davranalım, gençlerimizi ilgi duydukları alanlarda yüreklendirelim...

                                                      *     *     *

   Konuyla ilgili olduğuna inandığım bir yazıyı sizlere aktarmadan edemedim yine. “Arkadaşların günümüzdeki etkileri artıyor” başlıklı yazı Dr. Erdal Atabek’in “Erken Büyüyen Çocuklar” adlı kitabından alınmıştır.

 

   “Önceki dönemlerde ‘arkadaş edinme’, mekan yakınlığıyla çok ilgiliydi. Arkadaşlar, mahalleden, okuldan ya da aile büyüklerinin arkadaş çocukları arasından seçilirdi. Bu da hem arkadaş sayısını belirlerdi, hem arkadaşlar aileler tarafından tanınırdı, gerektiğinde de bu arkadaşlıklar gözlem altına alınabilirdi.

   Günümüzde ise ‘arkadaş edinme’ mekansal özelliklerinden uzaklaştı. Gençler için mahalle arkadaşlığı hemen hemen kalmadı, okul arkadaşlığının yanında gidilen kafe-bar’larda tanışılanların arkadaşlığı da eklendi. Bunların dışında ‘internet arkadaşlığı’ denilen sanal arkadaşlık türü yerleşti ve yaygınlaşmaya başladı.

   Arkadaşların günümüzdeki etkilerini artıran önemli bir etken de ailelerin çocuklarıyla olan ilgilerinin kaçınılmaz olarak azalması oldu. Anne babanın ikisinin birden çalışması, uzayan çalışma saatleri, çocukların kendi başlarına geçirdikleri süreleri uzattı, bu da arkadaşlara ayrılan zamanın artmasıyla sonuçlandı.

   Cep telefonları, internet gibi telekomünikasyon araçlarının iletişimi hızlandırması da arkadaş etkileşimini eskisine göre katlanarak arttırdı, bu etkilerin neler olduğunun da artık bilinmemesine yol açtı.

   Anne babaların bilgi kaynağı olmaktan çıkması da arkadaşlar arasındaki bilgi alışverişini hem arttırdı, hem de etkinlik kazandırdı. Artık arkadaşlar arasındaki bilgi internet yoluyla sürekli yenilendiği için arkadaşların birbirini etkisi de arttı.

   Bütün bu gelişmeler, gençlerin her zamankinden daha çok ‘kendi yönetimi’ni başarmalarını gerektirirken, gençler dış etkilere her zamankinden daha açık duruma geldi. Bütün bunlar da, arkadaşların ve arkadaşlığın önemini arttırdı.

 

Neler yapılmalıdır ve neden yapılmalıdır?..

   * Öncelikle, gençlerin arkadaşlığı her düzeyde desteklenmelidir. Gençlerin arkadaşlarla geliştiği ve sosyalleştiği bilinmelidir. Arkadaş olma, arkadaş edinme, arkadaşa önem verme gibi özelliklerin kazanılmasına yardımcı olunmalıdır.

   Gerek aileler, gerekse okullar bu konuda duyarlı olmalıdırlar.

   * Gençler, ‘arkadaşlık’, ‘arkadaşlar’, ‘grup etkileri’ konularında bilgilendirilmeli, aydınlatılmalıdır. Arkadaşların, arkadaşlığın, grupların ‘olumlu ve olumsuz etkileri’ konusunda çeşitli örneklere dayalı tartışmalı toplantılar yapılmalıdır.

   ‘Arkadaş dayanışması’nın nasıl güç bir durumdan kurtulmayı sağladığı, bir ‘takım’ olmanın, bir ‘sıkı dostlar’ grubunun olumsuz bir durumu nasıl olumlu bir duruma çevirdiği anlatılmalıdır.

   ‘Arkadaş etkileşimi’nin nasıl bir suç örgütüne dönüştüğü, birlikte nasıl gözüpek yanlışların yapıldığı, sonradan aynı kişilerin kendi durumlarını nasıl değerlendirdiği de yine örneklerle anlatılmalıdır. Bir uyuşturucu bağımlısının, bir suç çetesinin nasıl bir ilk hevesle başlayıp nerelere geldiği örneklerle açıklanmalıdır.

   Gençler her konuda olduğu gibi bu konuda da bilinçlendirilmelidir.

   * Burada da ‘sorumluluk gelişimi’ bize yardımcı olacaktır.

   Gençlerimize ‘her yaptıklarından kendilerinin sorumlu oldukları’ çok açık biçimde anlatılmalı, sorumluluk duygusu güçlendirilmelidir. Mazeretlerin, suçu başkalarına atmanın, başkalarını sorumlu tutmanın bireyin sorumluluğunu ortadan kaldıradığı açıklanmalıdır.

   Gençlerimize, kendi yaptıklatrını değerlendirerek sorumluluk paylarını ölçmenin yolları gösterilmelidir.

   * Aileler, çocuklarının arkadaşlarını tanımalıdır. Çocuklarının kimlerle arkadaş olduklarını, arkadaşlarıyla neler yaptıklarını, sonradan bunları nasıl değerlendirdiklerini bilmeye ailelerin hakkı vardır.

   Aileler, bu haklarını çocuklarıyla konuşarak, çocuklarından bilgi alarak kullanmalıdırlar. Çocuklarını izlemek, cep telefonlarını merak etmek, bilgisayarlarını kurcalamak yanlış yollardır. Bilgi ve değerlendirme her zaman çocuktan alınmalıdr. Aileler, çocuklarıyla bu konularda konuşmalı, her durumu birlikte değerlendirmelidirler.

   Eğer çocuklarımıza doğru sorumluluk duygusunu kazandırırsak bunu yapmakta güçlük çekmeyiz.

   * Eğer çocuğumuzun –bize göre- yanlış arkadaş seçmek gibi bir tutumu varsa çocuğumuzda nasıl bir sorun olduğunu düşünmenin zamanı gelmiştir. Bu konuda yardım istemekten çekinmemeliyiz.

   ‘Yanlış’ dediğimiz arkadaşların seçilmesinde belki de başka bir ‘yanlış’ vardır. Bu ‘yanlış’ın içinde çocuğumuz olabileceği gibi ‘biz’ de yer alabiliriz.

   * Okullar, grup oluşumuna, grup etkileşimine çok dikkat etmelidir.

   Belki de, sadece bu amaçla, bir yönetici-eğitimci görevlendirilmesi doğru olur. Okul içindeki gruplaşmalar, bu grupların oluşumu, grup değerleri, grup içi etkileşim, grup liderliği gibi konular dikkatle izlenerek ve değerlendirilerek çok önemli bilgiler sağlanabilir. Bu duruma ilişkin öğrencilerin durumunu onlarla birlikte değerlendirmek, gerektiğinde ailelerle işbirliği yapmak, sonradan ortaya çıkacak pek çok konuyu ve olayı önleyebilir.

   * Okullarda ‘kulüp çalışmaları’ olarak ortak bir konuda buluşan öğrencilerin grup kurmaları, grupların amaçlarıyla uğraşmaları ve sonuç almaları her zaman önerilecek ve uygulanacak grup çalışmalarıdır. Bunlara önem vermek, değerlendirmek, yeni alanlar açılmasını sağlamak çok olumlu çalışmalardır.

   * Toplumumuzda pek bilinmeyen ‘ortak çalışma grupları’, ‘sosyal hizmet grupları’, ‘sosyal araştırma grupları’ gibi grupların kurulması ve çalışması çok önemlidir. Bu grupların oluşması, çalışması ve sonuçlar alması birçok bakımdan toplumun gelişmesine yardım eder, aynı zamanda bu çalışmada yer alan bireylerin kişisel gelişimlerine de olumlu katkılarda bulunur.

   Çocuklarımızı sadece gezme, eğlenme ve zaman doldurmanın dışında yapılacak pek çok şey olduğu yolunda desteklemek, bu yolla yaşamımızı anlamlı kılmanın önemiyle zenginleştirmek de hepimizin görevi olmalıdır.”      

 

Git artık

 

Bir türlü gitmek bilmedin bu yıl karakış

Kaldı mı alacağın bende?

Ödeşmedik mi?

Yetmez mi bağrımdan söküp aldıkların?

Ahım kalır sonra sende

Bilesin…

 

S.S.

 

   2197 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
19 Ağustos 2008, Salı   İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları...
14 Ağustos 2008, Perşembe   Tatil notlarım... Karadeniz’e yolculuk...
24 Temmuz 2008, Perşembe   İçimizden biri: Arif Albayrak
15 Temmuz 2008, Salı   Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...
09 Temmuz 2008, Çarşamba   Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...
17 Haziran 2008, Salı   Çocuğuma okul arıyorum...
10 Haziran 2008, Salı   Ölüm
29 Mayıs 2008, Perşembe   Öğretmen olmak...
21 Mayıs 2008, Çarşamba   Kendi dünyasında tanrı olmak...
23 Nisan 2008, Çarşamba   Sen Kaderimsin...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital