Yakın Doğu Üniversitesi Kıbrıs Araştırmaları Merkezi (YDÜ-KAM) tarafından 9-12 Nisan, 2008’de düzenlenen 1.Uluslararası Kaşgarlı Mahmut Dil ve Edebiyat Sempozyumu’nda Rektör Prof. Dr. Ümit Hassan, Prof. Dr. Osman F. Sertkaya, Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Prof. Dr. Hamza Zülfikar, Prof. Dr. İsmail Parlatır, Prof. Dr. Umay Günay, Prof. Dr. Fikret Türkmen, Prof. Dr. Gülden Sağol Yüksekkaya, Erdoğan Saracoğlu (M.A), Doç. Dr. Esra Karabacak, Yrd. Doç. Dr. Arzu Erdoğan Öztürk, Prof. Dr. Igor Kormuşin, Prof. Dr. Dimitri Nasilov, Prof. Dr. Anna Dybo, Orhan Kabataş (M.A), Doç. Dr. Rasim Özyürek, Dr. Kateryna Tsymbal, Dr. Anna Rog, Dr. Kateryna Teleshun ve Yrd. Doç. Dr. Nuran Altuner’in sundukları bildiriler kitaplaştırıldı.
Sempozyum Düzenleme Kurulu adına açılış konuşmasını yapan YDÜ-KAM Yönetim ve Danışma Kurulu Başkanı Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Yorulmaz, Türk dilinin ilk büyük sözlüğünü ve Türk kültürünün ilk ansiklopedisini yazan, büyük dil bilgini Kaşgarlı Mahmud’un 1000. doğum yılı dolayısıyla onu eseri ve şahsiyetiyle anmak üzere bu sempozyumun düzenlendiğini söyledi.
Bilindiği gibi, Kaşgarlı Mahmut; Divanü Lugati’t-Türk isimli eserin yazarıdır. Tam adı, Mahmut bin Hüseyin bin Muhammed’dir. İlk Türk-İslam devletini kuran Karahanlılar soyundandır. Hangi tarihte, nerede öldüğü bilinmemekle birlikte türbesi Doğu Türkistan’ın Kaşgar şehrindedir. Mahmut, 1008’de dünyaya gelmiş, Saciye ve Hamidiye Medreseleri’nde öğrenim gördükten sonra kendisini Türk dilini araştırmaya vererek 1072-1073 yılları arasında Orta Asya’yı boydan boya kat ederek önce Anadolu’ya oradan da Bağdat’a gitmiş, hazırladığı meşhur kitabını Abbasi halifesine armağan etmiştir. Kitabın asıl nüshası bu gün Ayasofya Müzesi’nde muhafaza edilmektedir.
Mahmud’un, Kaşgar’a dönerek 1105’de vefat ettiği biliniyor. Türkler’in yaşadığı yurtları bir bir dolaşarak hazırladığı sözlük, İslamiyet’ten önceki sözlü edebiyatımızı aydınlatan geniş kapsamlı, dev bir eserdir. Yazılış gayesi, Araplara Türkçeyi öğretmek olmala birlikte, asıl amacı, türk dilinin zenginliğini, her duygu ve düşünceyi anlatmaya elverişli olduğunu ispat etmektir. Kaşgarlı Mahmut, eserini yazarken, Türk dilini, Türk kültürünü, Türkler’in yurt sevgisini her şeyin üstünde görmüş ve ilk büyük dil bilgini olarak bu ölümsüz eseri bizlere bırakmıştır.
AKDENİZ KOKUYOR BAKIŞLARIN
Akdeniz kokuyor bakışların;
Hem karanlığı bilir, hem aydınlığı onlar
Hem karanlığa yakın hem aydınlığa onlar.
Yaşayıp sevdaların en ateşlisini,
Kavganın en yüreklisini verdiler.
Sarılıp dostların en güzeline,
Türkünün en güzelini söylediler.
Sen Akdeniz'lisin;
Mavi; gözlerinde ışıl ışıl yanan umutlar
Dalga; sevdaya ölümüne bir kavga
Başak; ateşli aşkların sarı saçlı dilberi
Hüzünlü kıyılar; genç kızların yüreğinde sevgi oyası
Tuz; acılı yaralarına inadına bir lezzet.
Akdeniz kokuyor ellerinde nasırlar;
Toprağı işlemekten yorgun,
Sulamaktan yasemini bitkin ölmesin diye.
Ölmesin diye direndiler;
Bir kır çiçeği,
Bir sevdalı kıyılar
Ve bir de nasırlı ellerin.
Akdeniz kokuyor yüreğin;
Nice sevda, nice kavgadan arda kalan,
Yorgun, sevdaya arsız yüreğin.
Şairin dediği gibi
Şimdi hoyratHHh rüzgarlar söylüyor şarkısını
Umutlu yüreğinin:
" Durma sarıl yurduna
Yaşamın anlamıdır bu güzel yeşil ada
Durma inan yurduna
Yaşamın anlamıdır unutma
Gözlerimde bir telaş ararım sana sevgileri
Sorarım geçen buluta yüreğini
Uğruna ölüyorum koskoca şu dalgaların
Vursa da kıyılarına hüzünle. "
Akdeniz kokuyor sende yaşam;
Sen Akdeniz kokuyorsun.
Yüzündeki çizgiler
Acılarındandır yaşamışlığının.
Gülüşün kurnaz, bakışın keskin
Umutlarındandır yüreğinde büyütmüşlüğünün.
Akdeniz kokuyor bakışların;
Sen Akdeniz kokuyorsun.
İnsan kokuyorsun,
Sevda kokuyorsun,
Aşk kokuyorsun,
Toprak kokuyorsun,
Kavga kokuyorsun,
Barış kokuyorsun.
Sen Akdeniz'lisin,
Ben Akdeniz'liyim.
Biz hem kavga hem sevda kokuyoruz.
İnadına Akdeniz'liyiz
Kokuyoruz Akdenizli…..
Dr.Arif Ali Albayrak
16 Aralık 02
|