Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı
Hem aldatıldılar, hem hapse gittiler
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor
Başkanlık konusunda uzlaşamadılar
Evraklarını yeğenine verdi polise "kaybettim" dedi
Tatbikatlar iptal
Ertuğruloğlu: Herkes mesajı aldı,UBP tek başına iktidara yürüyor
Esnaf tükenme noktasında, acil önlem şart
Öztürk: Ülkede toplanan sütün yüzde 20'sinin fiyatı borsada belirleniyor
Kıbrıs sorununun çözümü, AB'ye katılıma da yardımcı olacaktır

YORUMLANANLAR
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [6]
Tatbikatlar iptal [2]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [2]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [4]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [5]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [5]



YAŞAMAK GİBİ BİRŞEY

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Eylül 2007, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Beste SAKALLI

Kırmalı, kalın kadife perdelerin açtığı o gıcırdayan sahnede, alkış bekleyerek birilerinden, rol peşindeyiz işte, inkâr etmesin kimse. Maskelerimiz ve ağır makyajın arkasında gizlenen yüzlerimizle en iyi 'gibi'yi kim yapacak derdindeyiz. İçimizdeki depremlerin artçı sarsıntıları devam ederken daha, en iyi 'mutlu'yu kim oynayacak, 'sevinç'i en iyi kim canlandıracak alemindeyiz.

Her şeyi tükettik, 'gibi'sindeyiz. Biri içerimizi göremesin diye kendi kuyumuzun dibinde, ama soranlara ıtır kokulu bir liman kentindeyiz. Rol yapıyoruz işte, inkar etmesin kimse. Kavgaların ve insanca savaşların içinde, küme düşmek aklımıza hiç gelmemiş gibi davranma hallerindeyiz. Yenilmenin ve düşmenin ağır kokusu burnumuzun direklerini hiç kırmamış, hiç burkulmamış gibi hayallerimiz ayak bileğinden, ve kaşı yarılmamış gibi umutlarımızın salıncağın paslı demirinden, oynuyoruz kendimize ve herkese.

Hep 'gibi'lerdeyiz. İçerimizde 'gözler giremez' tabelaları. Girilmez ve görülmez bölgelerle doluyuz başkalarına. Saklıyız dostlarımıza bile aysız bir gece kadar, karanlığız. Kapalıyız sıkı sıkıya zayıf yanlarımızdan. Eksiklerimizin ve artıklarımızın olduğu taraflardan denizci düğümlüyle bağlıyız, açılmayız. Dolsak da bulut kadar, yağmayız. Sonbahar alıştırdı bizi, kendi düşen yaprak gibiyiz, ağlamayız.

Ayıpmış gibi hüzün, hep güler gibidir güneyi bu maskeli yüzlerin. Hep memnun olacak birileri, bilmeden içimizden geçenleri. 'Gibi' yapıyoruz hep, yaptığımız işten mutlu gibi, girdiğimiz kalbe sıfır kilometre heyecanlarla gelmiş gibi, takvimden yaprağını aldığımız her yeni gün, dünü ömrümüzden gerçekten sökmüş gibi.

'Gibi' yapıyoruz hep. Lefkoşa'nın birleşik ışıklarının altında barışı çağırmaktan yorulmamış gibi, iki direkle Karpaz'a aydınlık gidecekmiş gibi, nefes nefese kalmamışız gibi yaşadığımız ülkede bir şeylerin düzeleceğini beklemekten.

Ah! 'Gibi' yaşıyoruz hep, kendi bedeninde bitmez bir sürgünde, gençliğimize yedi kat yabancı bir üslupla hem de. Sonra da sendeliyoruz. Her gün doğumunda, kendimizi yaşıyor gibi yapmaya uyandırıyoruz. En insan yanımız kanıyor ve biz hiç bir şey yapmıyoruz. Göz göre göre akıp giderken hayatımız, ardından yalnızca bir başkası gibi, bakakalıyoruz. 'Gibi' yapmaktan yaşlanıyoruz en çok, ne acı!

******

MUTLU SON

Yaşamak, nerdesin, çık ortaya

ne olur şeytan getirsin seni satamadan buraya

 

Mutluluk kim

Nerden yapılırdı çocuk sevinçleri unuttum

Sana bakıyorum

Farklı değiliz

İkimiz de birbirimizden torpil umuyoruz

Sonunda rüyalara dalacağımız ninnili bir masal gibi

Birbirimizin sesinden, yaşamayı dinlemek istiyoruz

 

Oturup kalmışız koltuklara

Bir hatırı sığdırmışız bir 'alo'ya

Tuş sesi, tık sesi, bip sesi derken

Unutmuşuz yüzlerimizi erken erken

Birbirimizi böyle uzaktan severken

 

Koltuğumuzun altına alıp teknolojiyi

Dört duvara kilitleyip yaşamı

Sanal alemlere dalıvermişiz

 

Gel diyorum sana da bana da ona da,

O yüzden gel diyorum artık,

Çıkaralım kafalarımızı soktuğumuz bu kumlardan

Bu hapseden kafeslerden kaçalım şafakta,

Kapatalım bilgisayarları

Kaybedelim telefonları

Ve çıkalım en dışarı

Hayat kalkarken karşı duraktan

Yakalarız belki ucundan

 

Mutluluk gelir

Sonra çocuk sevinçler peşi sıra

Ve bizler,

Gıcır gıcır bir ömrü yaşayacak olmanın

Tarifi imkansız heyecanıyla

Ediz Hun'un Hülya Koçyiğit'e koştuğuyla aynı hızda

Koşarız hayata

Ve sarıldığımızda biter bu film,

Hak ettiği gibi

Mutlu bir sonla!

Beste SAKALLI

**********

*********

Posta Kutusu

Gitme Vakti

Gitme vakti geldi galiba bu canlı şehirden

gülümseyen insanlardan, kuşların ötmesinden,

çiçeklerin sevda kokusundan,

ve en önemlisi de senden gitme vaktim geldi

Henüz gitmek istemiyorum bu cennet gibi şehirden

hayat dolu caddelerde yürümeye doyamadan daha

sessiz sedasız bir şehre dönmek istemiyorum ama

artik buralardan gitme vaktim geldi

Kalamaz mıyım bir kaç gün daha, bir gün de olsa?

o kadar kalmak isterim ki içimde feryatlar duyulur

fakat ne kadar istesem de,ne kadar çığlık atsam da

gitme vaktim geldi, son günüm artik bu şehirde

son günüm seninle, her şeyim hazır

ayaklarım doğru giderken, arkamda geriye çeker

gidiyorum buralardan istemeyerek, gidiyorum artik

dönüp de geriye baksam elimden bir şey gelmez

ne olur affet beni gitme vaktim geldi...

Ceylan Hassan

*********

Unutuş

Güneşin parlaklığının nasıl bir şey olduğunu

Ve nasıl serin estiğini esen yelin

Unutur çiçekçi dükkanına kapanmış

Camların altında duran çiçekler

Özdemir İnce

**********

   1944 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Eylül 2008, Pazar   YUMUŞAK YAZILAR
31 Ağustos 2008, Pazar   BİR EYLÜL KARŞILAMSI
24 Ağustos 2008, Pazar   BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...
17 Ağustos 2008, Pazar   AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...
10 Ağustos 2008, Pazar   ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARI
03 Ağustos 2008, Pazar   KAPILAR
27 Temmuz 2008, Pazar   BENİ YAĞMURA BIRAK
20 Temmuz 2008, Pazar   ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR
13 Temmuz 2008, Pazar   GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM
06 Temmuz 2008, Pazar   II. Uluslararası Şiir Buluşması



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3916 1.4014
1 STERLİN 2.3972 2.4150
1 EURO 1.8957 1.9090



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

İSTESEK DE İSTEMESEK DE (*)

Ali Baturay

"BİZE BİR ŞEY OLMAZ ZATEN!"

Hasan Hastürer

Az bilgi çok laf...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Aman şeytan karışmasın!..

Ahmet Tolgay

KADINSIZ SİYASET... (2)

Bilbay Eminoğlu

74'ten bir anı ve düşündürdükleri

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Görevi bırakmaya hazırlanan İnce'nin ö...

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital