Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Derbiye kilitlendiler
Kumuçakos: Kıbrıs'ta tek tanınmış devlet ve hükümet var
Kiprianu, Erçakıca'ya Moskova'dan yanıt verdi
YDÜ'de "Kadınlarda kanserle ilgili erken tanı yöntemleri" konulu konferans verildi
Yollarda ölmek istemiyoruz
Girne Amerikan Koleji'nden "Zorbalığa Hayır" seslenişi
Üreticiden tüketiciye aracısız ucuz et

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Ağustos 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yüksek oranlı büyümeden, yavaşlama trendine giren ekonomimiz, durgunlaşmasıyla birçok sorunu da beraberinde getirdi. Daha doğrusu her zaman var olan fakat ekonomi yüksek oranda büyüdüğü için pek hissetmediğimiz yapısal sorunları acı bir şekilde hissetmeye başladık. Kamunun ağzına bakan ve adeta kamu güdümünde olan KKTC ekonomisi, kamu gelirleri gerilemeye başlamasıyla tabiri caiz ise teklemeye başladı.

Ekonominin yavaşlamasıyla, bizi içten içe kemiren yapısal sorunların su yüzüne çıkması, bunun üzerine bir de dış kaynaklı küresel sorunların (kuraklık ve petrol fiyatlarında artış) eklenmesi, ekonomik hayatı çekilmez yaptı. Piyasa toz duman. Esnafı, işçisi, memuru, işvereni herkes ama herkes şikâyetçi! Kiminle konuşursanız konuşun herkes isyanlarda.

Hükümet yılsonuna kadar bütçesindeki mali yükümlülükleri yerine getirme ve 200 milyonu aştığı söylenen mali açığı finanse etme yollarına düştü. Bunun için de elinde kalan tek araç olan kamu mal ve hizmetlerindeki fiyatları artırarak finansman sağlamaya çalışıyor. Elektrik başta olmak üzere diğer tüketimi yüksek ve tahsilâtı kolay olan tüketim mallarında fon ve harç artırımına gidiyor. Bu kamu zamlarıyla satın alma gücünün çok belirgin bir şekilde eridiğini gören vatandaş isyanlarda. İşletmeler yılsonunu getirebileceklerinden emin değil. Çoğu işletmeler ya siparişlerini dondurmuş veya normalden az sipariş vererek çarkı çevirmeye çalışıyorlar. Piyasadaki nakit sıkıntısı, gazete sayfalarında boy boy yayınlanan 'çek kullanmaktan men edilenler' listeleriyle adeta destekleniyor.

Hükümet eşel-mobil sisteminde yapmak istediği değişikliği yapamadığı için sene sonuna kadar enflasyondaki artıştan dolayı oluşacak maaşlardaki ek maliyeti bütün halktan çıkarmak istercesine kamu ürünlerine zam yapma yoluna başvuruyor. Hükümet, tek hedefinin harcamaları karşılamak olduğu ekonomik politikasıyla, bedelleri daha da ağırlaşacağı görülen enflasyon sarmalına doğru tehlikeli bir şekilde yol alıyor.

İşin daha da kötüsü vatandaşın ileriyi görememesidir. Gelecek ile ilgili ekonomik kararlar verememesidir. Vatandaşın tüketim ve yatırım davranışlarının bozulması ekonomideki kaynak kullanımında israfa neden olmaya devam ederken, Devlete olan güven azalıyor. Hoş, vatandaş yapılan kamu zamlarının, artırılan harçların ve diğer icraatların ülke sorunlarına cevap vereceğini görebilse veya anlayabilse durum daha değişik olabilecekti. Yapılanların tam olarak neye hizmet ettiği, nerelere varılmak istediği ve hangi hedeflere yönelik olduğunu anlayan yok. Zira, ekonomik vizyon yok, hedef yok, ekonomik akıla uygun politika yok!

Bu köşede yazmaya başladığım ilk günden beri, ekonomide sürdürülebilirliği yakalayabilmek için mutlak surette ülkelerin kendilerine has ekonomik vizyona sahip olmaları gerektiğinin altını çizdim. Bu vizyonun toplumun siyasi, sosyal ve çevresel tercihleriyle örtüşen bir yapıda olması gerekliliğini vurguladım. Bu vizyona yönelik ekonomik politikaların ülkedeki ilgili tüm kesimlerin (paydaşların) katılımıyla geliştirilmesinin gerekliliğini anlattım. Bu sayede her kesim sorumluluklarının bilincinde olacaktır ve ekonomik politikalar daha kolay hayata geçirilebilecektir.

Nelson Mandela'nın meşhur bir lafı vardır. "İcraat (aksiyon) planı olmayan vizyon yalnızca rüya ve hayal, vizyonu olmayan icraatlar ise zamanı öldürmedir, fakat vizyonu olan icraatlar ise dünyayı değiştirebilir".

Yapısal sorunları çözme yönünde ekonomik hedeflerin olmadığı, dış şoklara karşı kırılgan yapımızı azaltma yönünde çalışmalar yapılamadığı ve yalnızca bütçedeki kara deliği nasıl kapatılacağı yönünde tedbirler alındığı için şimdilerde günlük yaşıyoruz. Bugün artık bu kötü rüyadan kurtulmak ve zamanı boşa harcamamak için Hükümetin bir an önce girişimde bulunarak ülkenin ekonomik vizyonunu belirleme yönünde çalışmalar yapması gerekmektedir.

Başbakan Ferdi Sabit Soyer'in "öneri getirin" çağrısına değişik kesimlerden doğrularıyla-yanlışlarıyla öneriler getirilmiş, özellikle Kıbrıs Türk Ticaret Odası, kapsamlı, kayda değer bir dizi önerilerde bulunmuştur. Vatandaşın önünü görebilmesi ve bir amaca yönelik daha sağlıklı karar verebilmesi için ülkedeki bütün kesimlerin görüşlerinin harmanlanacağı ve ileriye yönelik etkin ekonomik politikaların üretileceği bir platformun (konseyin) oluşturulması gerekmektedir. Ekonomi, ancak üretilecek bir icraat planı sayesinde belirlenen hedefe doğru yol alabilecektir. Aksi takdirde, Nelson Mandela'nın ifade etmeye çalıştığı gibi hayal dünyasında boşa kürek çekmeye devam edeceğiz.

   753 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Kasım 2008, Cuma   GÜVEN VE TALEP
14 Kasım 2008, Cuma   DESTEK ARZA MI TALEBE Mİ?
07 Kasım 2008, Cuma   BAĞIMSIZ İSTATİSTİK BİRİMİ
31 Ekim 2008, Cuma   "BUGÜNLERDE HERKES SOSYALİST"
24 Ekim 2008, Cuma   BAĞIMLILIK NEREYE KADAR?
17 Ekim 2008, Cuma   KENDİ YAĞIMIZLA...
10 Ekim 2008, Cuma   KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME
26 Eylül 2008, Cuma   İYİ HABER!
19 Eylül 2008, Cuma   MEVCUT BÜTÇE YAPISIYLA YAŞAM KALİTEMİZ ARTAMAZ
12 Eylül 2008, Cuma   EKONOMİK DURAKLAMA SOSYAL GÜVENLİĞİ DE VURDU!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Dostlar alışverişte görsün

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

BABALARINA BENZEYEN NESİLLER

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital