|
“Bir gün bir yağmurla garip garip
Çoluğu çocuğu terk edeceğim
Bir sevgiyle dolmayacak kalbim, anladım
Alıp başımı gideceğim” E. Cansever
Ya geride kalan?
Çocuk?
Unutulsa da terk edip giden; geride kalan çocuğun beraber büyüyeceği bir mirası vardır artık: Terk edilmişlik.. Terk edilmişliğin kaşı, gözü, yüzü yoktur. Bundan dolayı, bellekteki resim silindiğinde unuttu sanır ötekiler. Başka bir anne ya da baba için hazırdır her şey. Çocuğun yüreğinde yer bulmayı başaran terk edilmişlik duygusu, onunla beraber büyümeye hazırdır oysa. Ömrü boyunca hiçbir sevginin içtenliğine, kalıcılığına yürekten inanamaz artık.
Sohbetimizin konusu, boşanma olgusunu yermek değil; aksine evlilik sözleşmelerinin bozulmasını gerektiren birçok faktörün, toplum tarafından kabulü o toplumun ve insanının gelişimini de gösterir.
Konumuz evliliklerin bitmesiyle arada kalan ya da velayeti ana ya da babaya verilen çocuğun yeni duruma uyma sorunudur. Bilmeliyiz ki; çocuklar boşanmaların en haklı gerekçelerine bile aldırmazlar. Ne kadar kötü olursa olsun, eski durumun devamını tercih ederler. Huzursuz aile ortamını, ayrılığa tercih ederler. Ayrılığı ölüme benzetirler. Ana babasının ayrılmasına alışmayı istemezler. Ana babasının boşanması, O’na göre kendisinin de birisinden boşanmasıdır çünkü. Sürekli olarak göremediği ve hayatından çıkan kişi; ona göre onu boşamıştır. Terk etmiştir.
Şairin dediği gibi başını alıp gitmek; boşanmanın şokunu geleceğe kalacak yaralara dönüştürür. Başını alıp gitmek, aynı yerde yaşarken de mümkündür. Birbirinize yabancı gelmeye başladığınızda, hafta sonu görüşmeleriniz anlamını yitirip, sıkıcı bir görev haline dönüştüğünde siz başınızı alıp gitmişiniz demektir.
Bundan dolayı boşanma sürecinde çocuğa yardım etmek gerekir. Bunu yapacak olan da ana baba ve süreçteki herkestir. Öncelikle, sevgili ana babalar, siz sadece eşinizden boşandınız; çocuğunuzdan değil. Boşanmayla birlikte yeni roller edinmiyorsunuz. Haklı gerekçelere dayalı bile olsa İçinizdeki öfkeyi, kırgınlığı, düş kırıklığını ve belki de yılların yorgunluğunu bir kenara bırakmanız ve eski eşinizi çocuğunuzun annesi, babası olarak kabul etmeye başlamanız gerekir.
Bu ilk adım yeterli değil ama gereklidir. Eski eşinizle paylaştığınız geçmişin etkileri; ikinizin çocuğunuz için doğru adımları ne zaman ve nasıl atacağınızı belirleyen ve engelleyen bir faktördür.
Çocuğunuz, daha az zamanı hanginizle geçiriyorsa, onu daha fazla özleyecektir. Genelde, boşanmadan sonra çocuğun velayeti anneye verilmektedir. Bu durumda, ‘babayla geçirilecek zaman’ çocuğun dünyasında önemli bir etken haline gelir. Görüşeceğiniz saati ertelemek ya da iptal etmek -çok önemli bir mazeret olsa bile- çocuğu olumsuz etkiler. Bütün bir hafta buluşmanızı bekleyen çocuğunuzun yaşayacağı kırıklık ve değersizlik duyguları, ertelemeler devam ettikçe kalıcı algılar haline dönüşebilecektir. Randevularınızı ertelemek zorunda kaldığınızda, önceden haber vermeye ya da daha öne çekmeye çalışın. Buluştuğunuz zaman, Onunla geçirdiğiniz zamanı hoyratça kullanmaktan kaçının. O lokanta senin, bu sinema benim tarzı bir hareketlilik, ilişkinizde aradığı doyumu vermekten uzaktır. Bol ve pahalı alışverişler de aynı olumsuz etkiyi yapar. Baş başa geçirilen zaman, baba ile çocuğun özel ilişkisiyle doldurulmuş sohbetler, ikili oynanan oyunlar, kucak kucağa izlenen T.V. programları, sadece babalarla yapılabilen çok çeşitli etkinlikler ve en önemlisi: Yaşamınızda onun olmasından dolayı duyduğunuz mutluluk. Beraber geçirdiğiniz zamanın sizin için vazgeçilmez olduğu ve telafisinin olmadığı duygusu.
Birlikte olmadığınız günlerde bile, onu önemsediğinizi, düşündüğünüzü gösteren girişimlerde bulunun. Öğretmenleriyle ve arkadaşlarıyla tanışın. Ders durumunu sorun. Maçlarını izleyin. Beklenmedik zamanlarda küçük sürprizler yapın. Bütün bunları eski eşinizin yani çocuğunuzun annesinin desteği ve onayıyla yapmaya çalışın. İkinizin kurallarının paralel olmasını sağlayarak ve asla çocuğunuza birbirinizi kötülemeyerek hatta eleştirmeyerek bunları yapmaya çalışın.
Varlığını ve ona duyumsadığımız sevgiyi asla sorgulamadığımız çocuk, anne babasının ayrılığından değil; ayrılıkla beraber yaşamak zorunda kaldığı ve doğasına aykırı olan ilişkiler karmaşasından etkilenir. Yaşamında denge ve doğru kişilere ait olmuşluk ister. Doğru kişiler ise her zaman sizlersiniz sevgili anne babalar. Şimdilik esen kalın.
Ve hazırım yeniden En uzak yollara gitmeye; İçimde bir sevinç Dudaklarımda bir gülüşle; Bu demektir ki Oğlum öptü beni; Omuzumda oturan, Kimsenin görmediği.“J. Marti”
|