Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BOŞANMIŞ ÇOCUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

“Bir gün bir yağmurla garip garip

Çoluğu çocuğu terk edeceğim

Bir sevgiyle dolmayacak kalbim, anladım

Alıp başımı gideceğim”  E. Cansever

 

   Ya geride kalan?

   Çocuk?

   Unutulsa da terk edip giden; geride kalan çocuğun beraber büyüyeceği bir mirası vardır artık: Terk edilmişlik.. Terk edilmişliğin kaşı, gözü, yüzü yoktur. Bundan dolayı, bellekteki resim silindiğinde unuttu sanır ötekiler. Başka bir anne ya da baba için hazırdır her şey. Çocuğun yüreğinde yer bulmayı başaran terk edilmişlik duygusu, onunla beraber büyümeye hazırdır oysa. Ömrü boyunca hiçbir sevginin içtenliğine, kalıcılığına yürekten inanamaz artık.

   Sohbetimizin konusu, boşanma olgusunu yermek değil; aksine evlilik sözleşmelerinin bozulmasını gerektiren birçok faktörün, toplum tarafından kabulü o toplumun ve insanının gelişimini de gösterir.

   Konumuz evliliklerin bitmesiyle arada kalan ya da velayeti ana ya da babaya verilen çocuğun yeni duruma uyma sorunudur. Bilmeliyiz ki; çocuklar boşanmaların en haklı gerekçelerine bile aldırmazlar. Ne kadar kötü olursa olsun, eski durumun devamını tercih ederler. Huzursuz aile ortamını, ayrılığa tercih ederler. Ayrılığı ölüme benzetirler. Ana babasının ayrılmasına alışmayı istemezler. Ana babasının boşanması, O’na göre kendisinin de birisinden boşanmasıdır çünkü. Sürekli olarak göremediği ve hayatından çıkan kişi; ona göre onu boşamıştır. Terk etmiştir. 

   Şairin dediği gibi başını alıp gitmek; boşanmanın şokunu geleceğe kalacak yaralara dönüştürür. Başını alıp gitmek, aynı yerde yaşarken de mümkündür. Birbirinize yabancı gelmeye başladığınızda, hafta sonu görüşmeleriniz anlamını yitirip, sıkıcı bir görev haline dönüştüğünde siz başınızı alıp gitmişiniz demektir.

   Bundan dolayı boşanma sürecinde çocuğa yardım etmek gerekir. Bunu yapacak olan da ana baba ve süreçteki herkestir. Öncelikle, sevgili ana babalar, siz sadece eşinizden boşandınız; çocuğunuzdan değil. Boşanmayla birlikte yeni roller edinmiyorsunuz. Haklı gerekçelere dayalı bile olsa İçinizdeki öfkeyi, kırgınlığı, düş kırıklığını ve belki de yılların yorgunluğunu bir kenara bırakmanız ve eski eşinizi çocuğunuzun annesi, babası olarak kabul etmeye başlamanız gerekir.

   Bu ilk adım yeterli değil ama gereklidir. Eski eşinizle paylaştığınız geçmişin etkileri; ikinizin çocuğunuz için doğru adımları ne zaman ve nasıl atacağınızı belirleyen ve engelleyen bir faktördür.

   Çocuğunuz, daha az zamanı hanginizle geçiriyorsa, onu daha fazla özleyecektir. Genelde, boşanmadan sonra çocuğun velayeti anneye verilmektedir. Bu durumda, ‘babayla geçirilecek zaman’ çocuğun dünyasında önemli bir etken haline gelir. Görüşeceğiniz saati ertelemek ya da iptal etmek -çok önemli bir mazeret olsa bile- çocuğu olumsuz etkiler. Bütün bir hafta buluşmanızı bekleyen çocuğunuzun yaşayacağı kırıklık ve değersizlik duyguları, ertelemeler devam ettikçe kalıcı algılar haline dönüşebilecektir. Randevularınızı ertelemek zorunda kaldığınızda, önceden haber vermeye ya da daha öne çekmeye çalışın. Buluştuğunuz zaman, Onunla geçirdiğiniz zamanı hoyratça kullanmaktan kaçının. O lokanta senin, bu sinema benim tarzı bir hareketlilik, ilişkinizde aradığı doyumu vermekten uzaktır. Bol ve pahalı alışverişler de aynı olumsuz etkiyi yapar. Baş başa geçirilen zaman, baba ile çocuğun özel ilişkisiyle doldurulmuş sohbetler, ikili oynanan oyunlar, kucak kucağa izlenen T.V. programları, sadece babalarla yapılabilen çok çeşitli etkinlikler ve en önemlisi: Yaşamınızda onun olmasından dolayı duyduğunuz mutluluk. Beraber geçirdiğiniz zamanın sizin için vazgeçilmez olduğu ve telafisinin olmadığı duygusu.

   Birlikte olmadığınız günlerde bile, onu önemsediğinizi, düşündüğünüzü gösteren girişimlerde bulunun. Öğretmenleriyle ve arkadaşlarıyla tanışın. Ders durumunu sorun. Maçlarını izleyin. Beklenmedik zamanlarda küçük sürprizler yapın. Bütün bunları eski eşinizin yani çocuğunuzun annesinin desteği ve onayıyla yapmaya çalışın. İkinizin kurallarının paralel olmasını sağlayarak ve asla çocuğunuza birbirinizi kötülemeyerek hatta eleştirmeyerek bunları yapmaya çalışın.

   Varlığını ve ona duyumsadığımız sevgiyi asla sorgulamadığımız çocuk, anne babasının ayrılığından değil; ayrılıkla beraber yaşamak zorunda kaldığı ve doğasına aykırı olan ilişkiler karmaşasından etkilenir. Yaşamında denge ve doğru kişilere ait olmuşluk ister. Doğru kişiler ise her zaman sizlersiniz sevgili anne babalar. Şimdilik esen kalın.

 

Ve hazırım yeniden
En uzak yollara gitmeye;
İçimde bir sevinç
Dudaklarımda bir gülüşle;
Bu demektir ki
Oğlum öptü beni;
Omuzumda oturan,
Kimsenin görmediği.J. Marti

   1028 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital