Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Bolt şans tanımadı
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

ÇOCUĞUN DÜNYASINDA SÜNNET

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Ağustos 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yaz mevsiminin gelmesiyle, sünnet düğünleri de başladı. Aileler açısından bir toplumsal görev, Müslümanlığın gereği ve oğlan çocuğunun ilk mürüvveti olarak algılanan sünnetin, dünyamızda 15 bin yıldan fazla bir geçmişi olduğunu söylüyor uzmanlar. Sünnet yaşı toplumdan topluma değişmektedir. Yahudilerde doğumdan sonraki ilk 7 günde yapılırken, Müslümanlarda erken çocukluk çağlarından ergenliğe kadar uzanan bir dönem içine yayılmaktadır.

Araştırmalara göre, kültürümüzde erkek çocukları en çok 4 - 8 yaşlar arası sünnet olmaktadır. Bu yaş dönemi çocuğun dünyasında ve gelişiminde çok büyük önem taşıyan bir sürece işaret eder. Çocuk bu dönemde kendisi ve dünya ile ilgili algılar yapar, sorular sorar, cevaplar arar. Kendindeki ve dünyasındaki farklılıkları algılamaya ve kendisine dünyada bir anlam vermeye başlar.

Benlik algısının oluşmaya başladığı 4 - 8 yaş döneminde çocuk, erkek olmanın ayrıcalıklı bir durum olduğunu ve kızlardan farklı ve fazla bir şeylere sahip olduğunu fark eder. Çocuk, önem verdiği bir parçasının kesilmesine yönelik algılar geliştirir ve doğal olarak bu ayrıcalıklı fazlalığı kaybetme korkusu yaşar. Hele bir de sünnet konusunda yanlış bilgilendirilen ya da kandırılan bir çocuksa, sünnet operasyonunun çocuktaki psikolojik etkisi, yetişkinlik çağlarını bile etkileyebilir.

Çocuğun gözünde sünneti basit bir operasyon olmaktan çok öteye götüren bu durum, aile tarafından doğru yönlendirilmeli ve ele alınmalıdır. Yoksunluk ve kaybetme korkusunun eşlik ettiği bu süreci, istenilir bir girişim olarak algılaması sağlanmalıdır. Özellikle üç yaşlarından itibaren çocuk cinsel organının özel ve önemli olduğunu fark eder. Sünnet konusunun ortaya atılmasıyla bu konudaki endişe ve korkuları canlanır. Ya kaybederse? Kız çocuklarına benzerse? Bu çok derin ve yüksek bir korkudur. Bundan dolayı sünnetin bir şenlik, erkekliğe geçiş töreni olarak algılanması ve buna uygun olarak düğünlerin yapılması, armağanların alınması bu korkuların ortaya çıkışını engelleyen olumlu bir girişimdir. Yakın çevrenin sünnete yüklediği anlamın da önemli etkisi vardır. Bu "tören"le çocuğun erkekler dünyasına kabul edildiği mesajı, ortaya çıkabilecek olumsuz duyguları engelleyecektir. Buradaki ayırt edici nokta şudur: Korksa bile sünnet olmayı istemelidir.

Ana babanın önemle üzerinde durması gereken nokta sünnetin ne olduğunun ve niçin yapıldığının çocuğa doğru bir biçimde anlatılmasıdır. Toplumsal açıdan önemini bilen çocuk, yanlış bilgiler ve korkularla donatılmış çocuğa göre kendini olumlu çizgide görecektir. Çocuğu sünnet konusunda kandırmak kadar, sünnetle ilgili korkutmak da çok sakıncalıdır. "Korkulacak bir şey yok, canın acımayacak", "yaramazlık yaparsan keserim" tarzındaki yaklaşımlar çocukta kâbuslar yaratabilecek yanlışlıklardır. Sünnet konusunda çocuğa "şakalar" yapmaktan da kaçınmak gerekir. Çocuklar 8 - 9 yaşlarından sonra şakadan anlayacak ve şaka yapabilecek bilinç düzeyine erişir. Korkuların da akılcı bir çizgide yorumlanması için aynı yaş dönemine ulaşmaları gerekir. Bundan dolayı "tutun şunu, fazla büyümüş, biraz ufaltalım" tarzındaki şakalar 4 - 8 yaşındaki çocuğun dünyasının korkulu rüyaları olur. Burada ana babaların dikkat etmeleri gereken önemli nokta, çocuğun sünnet girişimini nasıl algıladığı ve sünnet olma düşüncesine hangi duygularla cevap verdiğini anlamaktır. Sünnet bir ceza olarak algılanıyor ya da sinsi bir korkunun pençesi içinde görünüyorsa, buna neden olan tutumlar hemen gözden geçirilmeli ve durum düzelmedikçe yani çocuk hazır olmadıkça sünnet operasyonu gerçekleşmemelidir.

Sünnet için uygun yaşı belirlemek en önemli konulardan biridir. Beden algısının gelişmeye başladığı, dünya ile ilgili algıların elde edildiği ve kimlik edinme sürecinin en hızlı geliştiği 4 - 8 yaşlar, araştırmalara göre, zorunlu olmadıkça tercih edilmemelidir. Önerilen zaman dilimi ya doğumdan hemen sonraki günler, haftalar ya da ilkokul çağıdır.

Sorularınız için elektronik postama mesaj bırakabilirsiniz. Esen kalın.

   1291 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital