Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Rallide son viraj
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



Evetin ağırlığı ve hayırın hafifliği

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Haziran 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Evet" ve "hayır" ilişkilerdeki alış verişlerin önemli düzenleyicileridirler. Bu iki sözcük, dünya ile sınır alanımızı çizme gücünü taşır. Duygusal, sosyal, kültürel pek çok iletişim için kapıları açar ve kapar. Doğru yerde, doğru kişilerin dudaklarından döküldüğünde ise; ilişkilerde olumlu katkılar yaratır.

Nasıl oluyor da kendi ihtiyaçlarımızı giderme uğraşımız bize suçluluk duygusu verirken; başkalarının üstümüze vazife olmayan istekleri bizden "evet" cevabını alıyor?

Yakınlarımıza, sevdiklerimize "hayır" demek bazılarımız için çok zordur. Mutluluğu, başarıyı, huzuru sevdiklerimiz adına yakalama arzumuz, gücümüzü son raddesine kadar kullanmaya iter bizi. Bu da hayır diyememenin ağırlığını yükler sırtımıza.

"Hayır" dediğimiz zaman, sadece bizden istenileni kabul etmemiş olduğumuzu unutup, onları reddettiğimiz yanılsamasına düşüyoruz.

"Hayır" dememiz gereken her "evet", sırtımıza bir yüktür. Bu sorulara "evet" desek de aslında cevapları "hayırdır". Bile bile yanlış cevap verdiğimizden, kendimizi kızgın, kullanılmış, değersiz ve yalnız hissederiz. Kendi isteklerimizin önem kaybetmesi ile birlikte gündelik yaşamımızın kontrolünü de kaybederiz. Sorulara verilen yanlış evetler, uzun vadede ilişkilerin kötüye gitmesine neden olur. Hayır diyememek sadece söyleyemeyeni değil; muhatabını da etkiler. Örneğin çocuğunuza hayır diyemediğinizde, onun isteklerini daima yerine getirdiğinizde masaldaki düş dünyasının sınırlarını çizersiniz. Bu dünyadan gerçek dünyaya geçtiğinde ise, yaşamda mücadele etmeden hiçbir şey elde edemeyeceğini fark eder. Bu geç kalmış fark ediş; -bütün geç kalmalar gibi- sancılı ve bunalımlıdır. Telafisi ya da geriye dönüşü de yoktur.

Gerçekte, "hayır" dediğimizde kendimizi iyi hissetmek isteriz. "Hayırı" ağır bir yük olarak sırtımızda taşımak istemeyiz. Hayır diyemememizin en önemli nedeni; karşımızdakinin duygularına zarar verme korkusudur. Bu duygu önemlidir çünkü duygular bütün ilişki çeşitlerinin yönlendiricileridir. Gerek iş, gerekse özel hayatta duygulardaki incinmişlik, toplumsal ve kişisel ilişkilerimizi bozma gücünü barındırır. Bundan dolayı yaşamın her alanında kendimizle ilgilenme, kendi isteklerimizi gerçekleştirme ve bunlar için zaman yaratma çabamız; başkalarının bizden beklentilerine takılma riski taşır. "Hayır" sözcüğünü kullanma becerimiz; başkalarının bizden beklediklerine uygun bir cevap olmasının yanında, kendimizi nasıl algıladığımızı da anlatır. Kişinin gelişmiş benlik algısının "hayırlarının" faydası çoktur. "Hayır" demeyi öğrenmekle stres ve gerilimlerin kontrol altına alınma şansı olur. Kişi kendini daha güçlü ve cesur hisseder. Hayır ya da evet demek bir alışkanlık halini almadığından; çevre tarafından kişinin kararlarına güven duyulur ve itibarı artar.

Bunun yanında, bir birey olarak kendi gereksinimlerimize zaman ayırmayı bildiğimizi ve kendimiz dışındaki insanların ihtiyaçlarını önemsediğimizi gösterir.

Hayır cevabını açıklamadan önce, istekte bulunan kişi, iyice dinlenmelidir. Anlatmak istediklerini anlatmasını ve isteğini nedenleri ile açıklaması beklenmelidir. Verdiğimiz cevabın gerekçelerini açıklamak zorunda olmasak da; nezaketle açıklama yapmaktan kaçınmamalıyız. İmkân dâhilinde ise, sorununu çözmeye yönelik önerilerde bulunmalıyız.

"Hayır" demeyi öğrenmek istiyorsak, ilişkilerin sınırlarını çizmek ve aynı kişilerle yaşanan farklı rolleri birbirinden ayırmak gerekir. İş arkadaşınız aynı zamanda yakın dostunuz ya da akrabanız ise; aslında yapmak istemediğiniz bir şey için "evet" demekten kaçınmalısınız. "Hayır" demeye hazır olana kadar, isteklerinin bir bölümüne sınır çizmeyi ve kısmen kabul etmeyi de deneyebilirsiniz. Zor olsa da, incelikli bir zekâ kıvraklığı ile doğru zamanda "hayır" dudaklarınızdan dökülmeyi başarmalıdır. "Hayır" derken sadece sizden istenileni reddediyorsunuz. Karşınızdaki insanın kişiliğine ya da aranızdaki duygulara ve bağa yönelik yapmıyorsunuz.

Sizden beklentilerin, siz yaptıkça artacağını ve "hayır" diyememenin yükünün giderek ağırlaşacağını unutmayınız. Üstünüze aldığınız ve aslında size ait olmayan bu yükler, aynı zamanda sürekli artacak bir öfkenin ve gerilimin de habercisidir.

   1045 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital