Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Rallide son viraj
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



Endişe

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Haziran 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Endişelenmek, çoğumuz için kaçınılması güç ve rahatsız edici bir duygudur. Bir şeyler alarm verir ve bu alarma bağlı olarak endişe, engellenemez bir şekilde kontrolü ele geçirir. Çoğu zaman olacağından korktuğumuz olasılıklar için endişeleniriz. Çocuğumuz ya ÖSS'den iyi puan alamaz da açıkta kalırsa? Ya ameliyattan kalkamazsak? Doktorlar umut veriyor ama, ya kalbi bir krizi daha kaldırmazsa? Bunlar gibi pek çok gündelik ve genelde başkalarının başına geldiğine şahit olduğumuz mutsuzlukları yaşama korkusudur endişe.

Freud; endişeyi "tehlikeye karşı gösterilen tepki" olarak tanımlar ve onu diğer bütün duygularımız gibi doğal ve normal bir gerçekliğe oturtur. Bununla beraber; gündelik hayatı ele geçirmeye ve ilişkilere, olaylara damgasını vurmaya başladıysa, endişe ile baş edebilmek için bir uzman desteğine ihtiyaç duyarız.

Endişenin yıpratıcı yönü, olanın ya da olabilecek olanın olumsuz yönünü düşünmekten kaynaklanır. Kişi henüz vuku bulmamış ve belki de hiç olmayacak bir şey için kaygılanmaya başlar ve buna dur demesi oldukça güçtür. Korktuğunun başına gelmemesi için önlem almaya çalışmak ya da endişelenmesini artıran faktörleri ele almak aklına gelmez. Tuzağa düşmesine neden olan bu durum, endişenin sürekli olabileceğinin habercisi de olabilir.

Endişeli biri haline geldiysek; hatta biz artık "çok endişelenen" birisi olduysak çevremizle ailemizle ilişkimiz buna göre değişikliğe uğrar. Onları koruma adına, kimselerin düşünemediği tehlikeleri bulup çıkarmaya ve önlemler almaya başlarız. Yakınlarımız "biz merak etmeyelim" diye yeni önlemler geliştirmemizde bize yardımcı olurlar. Attıkları her adımı güvenli bir şekilde attıklarına dair bizi bilgilendirmeye çalışırlar. Bunların sonucunda, endişe yayılmak için daha fazla fırsat yakalar. Endişelerimizin gölgesinde yetişen çocuklarımızda korku, kaygı ve panikler başlar. Gece karanlıktan korkmalar, ana baba ile uyuma istekleri, yeni durumları merak etme yerine ürkütücü bulma gibi davranışlar geliştirirler. Güven sevgi gibi ihtiyaçları tehlikeye düştüğünde endişelenmelerini normal karşıladığımız çocuklarımız her şeyden nem kapan, çabuk darılan, korkan çocuklar haline gelirler.

İlerlemiş endişe; bir kaygı bozukluğu olarak uzman tarafından tedavi edilmek durumundadır. Kaygı bozuklukları yaşayan kişilerin; çoğunlukla ana babalarının da endişeli kişiler oldukları gözlenmektedir. Bütün bunlara olanak vermemek için; yetişkinlerin endişelerini kontrol etmeyi bilmeleri gerekir. Bununla birlikte, çocuklarımızdan endişelerimizi saklamayı, uzak tutmayı da öğrenmeliyiz. Amaç, endişeyi yok etmek değildir; çünkü endişe bizi tehlikelere karşı uyaran bir duygudur. İstediğimiz, endişenin kölesi olmamak ve yaşamımızı, sevdiklerimizi ele geçirmesine izin vermemektir.

   909 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital