Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Müstesna kural ve müstehzi kral

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Aralık 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Benazir Butto'nun bir suikaste kurban gitmesiyle Pakistan'da olağanüstü halin, yani istisna halinin kalıcılığı tescillenmiş oldu. Butto'nun radikal İslamcı örgüt El Kaide'nin kurbanı olduğuna kesin gözüyle bakılıyor. Zaten El Kaide de bu eylemi büyük ihtimalle üstlenecektir. Tabii 28 Aralık Cuma'nın ilk saatleri itibarıyla üstlenmemişse şayet.

Habertürk kanalına olaya ilişkin verdiği demeçte Dr. Erol Mütercimler "komplo perspektifinden" sorulması gereken ilk soruyu sorup yanıtlandırdı. "Bu suikast kimin işine yarıyor? Bu suikast bölgede huzursuzluğa ve kargaşaya ihtiyaç duyan, besin kaynağı olan yasadışı ticaretin akışkanlığını kaos ortamında kollamak isteyen ABD'nin işine yarıyor," gibi bir şey dedi Mütercimler.

Küresel Amerikan egemenliğinin başrolü oynadığı bu komplo teorisini yalnızca Pakistan'daki duruma uygulamayıp dünya üzerindeki her türlü kirli iktidar ilişkilerine yakıştırabilirsiniz. Hegemon ABD'nin bütün dünyayı kontrolü altında tutmak istediği, hatta tuttuğu görüşü öyle genelgeçer bir hal aldı ki hem ciddi jeopolitik düşünürler hem de yavan Amerika karşıtları aynı teraneyi öttürür gibi görünmekteler.

Teranenin kulağa hoş gelebilmesi, siyaseten anlamlı olabilmesi ve verimli tartışmalara yol açabilmesi için öncelikle Amerika karşıtlığının abukluğunu kavramak gerekmektedir. Anti-Amerikanizm saçmalığın daniskasıdır, çünkü bir kalıba oturtup karşı çıkabileceğiniz yekpare bir Amerika yoktur, hiç olmamıştır, hiçbir zaman da olmayacaktır.

Tıpkı bir kalıba sığdırıp kucaklayacağınız tek bir Kıbrıs ve öyle hayali bir üniter Kıbrıs'ta yaşayabilecek tek tip bir Kıbrıslı olmadığı, olamayacağı gibi. Rauf Denktaş'ın "adadaki tek Kıbrıslı, Kıbrıs eşeğidir" lafına hak ettiği eleştirel değeri verecek olursak, deneyimli siyasetçinin sunduğu tanımı genişletip "hepimiz Kıbrıs eşeği kadar Kıbrıslıyız" dememiz gerekmektedir; altın semere, yani AB pasaportlarına rağmen, gene eşek, gene eşek...

Haliyle, dünyadaki tek Amerikan da patetik Bush Junior değildir, fakat hepimiz onun ekranlara yapışan bön suratına bakıp "Amerika'yı sevmeme" eşekliğine kapılabiliyoruz. Çorap reklamındaki seksi hatun gibi, anti-Amerikanizm de baştan çıkartıcı, kolayca tatmine ulaştıran bir mastürbasyon malzemesi. Pasaporttan, reklamdan, mastürbasyondan kaçabilmek bu dünyada mümkün olmadığından, eşekliğimizi sindirebilmek hepimizin insanlığı adına çok ama çok önemli.

Yoldan çıkmadan, esas konumuza dönelim. Küresel Amerikan egemenliği teorisini, ayakları yere basan bir jeopolitik çerçeve içerisinde niye ciddiye almalıyız? Niye Butto suikastinin de, Irak'ta kaosun da, yakın gelecekte dinmek bilmeyecek intihar saldırılarının da, son tahlilde, ABD'nin zirvesinde konuşlanmış sapkın bir şebekenin işine yaradığı ihtimalini enine boyuna tartışmalıyız?

Çünkü, en son örneğini Pakistan'da bulan istisna hali, olağanüstü hal, artık istisna olmaktan çıkmış, olağanlaşmıştır, ve hiçbir uluslararası hukuk anlayışını iplemeden dünya çapında kabul görmektedir. Siyasetin yeni kuralı olarak küreselleşmiş istisna halleri ise Batı siyasi geleneğinin tarih boyunca serptiği tohumların bugün verdiği acı meyvelerdir.

Evet, istisna hali kural olmuştur. Yani yasasızlık yasa olmuştur ve kuralsızlık modern siyaset oyununun artık tek kuralıdır. İstediğini yasadışı ilan edip sürgüne gönderebilen veya tabulaştıran, istediğini de yasalarla kutsayıp putlaştıran iktidar, günümüzün en revaçta olan yönetim biçimidir.

İtalyan felsefeci Giorgio Agamben bu konunun en değerli uzmanıdır ve bu çelişik hali, istisnanın kural olmasını, çok güzel bir örnekle açıklamaktadır: Sokağa çıkma yasağına uyulup uyulmadığını denetlemekle yükümlü polis memurlarını düşünün, der Agamben.

Sokağa çıkma yasağının işlemesini sağlayabilmek için, yani kimsenin sokağa çıkmadığından emin olmak ve çıkanı da cezalandırabilmek için, bu polisler sokağa çıkmak zorundadırlar. Yani uygulamakla görevli oldukları yasayı, ancak çiğneyerek uygulayabilmektedirler. Sokağa çıkmama kuralını uygulayabilmelerinin tek yolu, bu kuralı kendileri için yok saymaları, bu kurala istisna oluşturmalarıdır. İstisna olmaksızın, kural işlememektedir.

Bugünün şiddet dolu siyasi suç olayları da bu mantığa göre, hatta daha çapraşık bir halde gerçekleşmektedirler. İntihar saldırıları ve suikastlerle pekiştirilen kargaşanın davetiyesi olmaksızın, ABD terörizme, şiddete, hak hukuk dinlemeyen mahlukata karşı savaşamamaktadır. "Teröre karşı savaş" kuralını uygulamak isteyen Bush yönetimi, "terörü depreştirme, delilendirme" istisnasına göz yummak, hatta zaman zaman bu istisnayı teşvik etmek zorundadır.

Bu yüzden, şimdi can düşmanı ilan ettiği teröristleri (örneğin, Amerikan paralı askeri Usame'yi) yakın geçmişte besleyip eğiten bir Amerikan iktidar yapısının, suikastlere engel olmaması, intihar saldırılarını değerli fırsatlar olarak görmesi, uluslararası hukuku sallamaması, yani yasadışı şiddeti açık çek olarak kullanabilmesi ve kendi kaosunu kendi planlaması, akıl almaz bir komplo hikayesi değil, siyasetin yeni kuralını, yani küresel istisna halini açıklayan acı bir tarihsel gerçektir maalesef.

Bush Junior, küresel bir sokağa çıkma yasağını uygulamaya çalışan acemi çaylak bir polis gibidir. Sokağa çıkarak, koruduğu yasayı çiğnemek zorundadır. Fakat işin alayındadır. Fakat sokak çıkmazdır. Kanunsuzluğun tadına varan bu polis için dönüş yoktur artık. Kuralların çiğnenebileceğini bütün dünyaya öğretmiş, envai çeşit yeni yargıçlar yaratmıştır. Elbet adamakıllı yargılanacaktır.

   900 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Sol'un "hasımsızlığı"
09 Ağustos 2008, Cumartesi   Ölüm, sorumluluk, sır
02 Ağustos 2008, Cumartesi   Kara Şövalye ve siyasetin trajedisi
26 Temmuz 2008, Cumartesi   Sendikal lakayıtlık: Ya kapitalizm gidecek, ya da biz...
19 Temmuz 2008, Cumartesi   Olağanüstü hallerimiz
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Kılavuzu Kissinger olanın...
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası" eksik bir adam
28 Haziran 2008, Cumartesi   Carlin vs. Ölüm
21 Haziran 2008, Cumartesi   Auctoritas, non veritas...
14 Haziran 2008, Cumartesi   Egemenlik ve dalalet/küfür



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital