Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

I tube, You tube, They intrude... Lefkoşa Ağlayan Parkı'nda protesto!

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ankara bir şehir değildir, "yığışımdır". Şehir olma özelliğini tarihi işgalcilerinin çok-kültürlülüğüne borçlu olan Lefkoşa ise yığışım olma yolunda emin adımlarla ilerleyen bezgin bir şehirciktir. (Bu bakımdan genel olarak tüm Kıbrıs adasının başına gelen en güzel tarihsel olgunun İngiliz sömürgeciliği olduğunu söyleyebiliriz.)

Flaş... Flaş... Flaş... Ankara Çağlayan Parkı'na yapılan katkı... Ne?! 1 trilyon 650 milyar lira mı?! (Şaştım da kaldım.) Bana 10 milyar 650 milyon lira veriniz, yeter... (Sakinleştim. Hayali bile güzel.) Ankara'da ikamet etmekte olan bir Lefkoşalı olarak içinde yaşamakta olduğum apartman dairesinin gayet hoş bir park potansiyeli taşıdığını düşünmekteyim. Ev sahibim de Kıbrıslı Türk, bu da "otantik" bir park potansiyeli demek.

Ankara'nın şehir olmadığını söyledim ya, sosyo-politik aktivizme inanan bir insan olarak bu nahoş "yığışım" gerçekliğini bireysel çabalarımla dönüştürmek istiyorum. "Gelişime" ve "kültürel değerlere" önem veren İ. Melih Gökçek'ten ricam, yukarıda belirttiğim minik meblağı benim projeme tahsis etmesidir.

Sayın Büyük Belediye Başkanımız "gelişim" ve "kültürel değerler" kelimelerinin önüne taptığı bir sıfat koymayacaksa şayet, ben hazırım. (Sıfatsızlaşmanın en büyük erdem olduğu bir dünya hayal ediyorum.) Benim de gelişesim var çünkü... Kültürel değerlerim bile var hatta.

Aktivizmin de en doyurucusu ev rahatlığında yapılanı olduğundan, evimi Lefkoşa Ağlayan Parkı'na dönüştürüp Ankara adlı yığışımı 85 m2'lik "bireysel kentsel dönüşümümle" protesto etmek istiyorum.

Açılış sırasında zaman zaman izdiham yaşanabilir, yerimiz dar. Devlet büyüklerimizin hep birden değil, zamana yayarak taksit taksit gelmeleri, tercihimdir. Kurdele kesilecektir, halk dansları gösterileri ise park genelinde yasaktır. Çalınan müziğin ve ortak bütçeyle finanse edilecek olan alkollü içki hizmetinin sebep olabileceği rahatlatıcı "psikedelik" etkiye binaen saçma vücut kıpırdanmaları ve salınmaları serbesttir.

Bu parkta neler yok ki? Müzik var, sinema var, kitap var, ama çoğu Batı medeniyetinden... (Upps! Demek ki Batı'dan yalnızca ahlaksızlık almayanlar da varmış bu coğrafyada, Sayın Büyük Başbakanım. Recep Tayyip Erdoğan'ın o lafından kaç kişi huylandı Avrupalı Kuzey Kıbrıs'ta?) Kablosuz Internet de var, aaaa, fakat maalesef henüz YouTube yok.

Çünkü Türkiye'de yasak. Çünkü bu güzelim websitesinde Atatürk'e küfredenler varmış. Ne kadar ayıp! Bilirsiniz, Türk evladı hiç küfür sevmez, hiç de küfretmez. Toplumun terbiyesi bozulmasın diye böyle engellemelere başvuruluyor doğal olarak.

Dahası Atatürk'e küfredildiğini görüp Atatürk düşmanı kesilecek ve Türkiye Cumhuriyeti'ni yok etmeye çalışacak aylaklar da var buralarda. Tabii canım, ana avrat dümdüz giren manifestolar yazıyorlar. İdeolojileri küfür, ütopyaları herkesin Atatürk'e küfrettiği bir dünya.

Ne o, inanmıyor musunuz bana? Yoksa siz Atatürk'e küfredenlerin güçlü bir politik tehdit oluşturmadığını mı düşünüyorsunuz? Kâfirler sizi! Siz bilmezsiniz, salt küfür ne liderler devirdi, ne statükolar yıktı... Biliyorsunuz galiba, hinoğluhinler sizi... Rauf Denktaş'a küfreden kitlelerin statüko yıkmada ne kadar başarılı olduklarına bakınız; Atatürk'e küfredenlerin oluşturduğu tehdidin acıklı ebatını anlarsınız.

Diyeceğim, Lefkoşa Ağlayan Parkı'nda gerçekleştirilecek ilk etkinlik "YouTube yasağını protesto eylemi" olacaktır. Parkımıza en az tavus kuşları kadar renk veren bu sanal platformun kapatılmasını Pearl Jam'ın "1/2 Full" şarkısıyla kınayacağız. "Bardağın yarısı dolu mu yarısı boş mu?" paradoksuna Pearl Jam solisti, yüce insan Eddie Vedder'in bardağı insan olarak düşünüp verdiği yanıtı hep birlikte haykıracağız: "İnsanın yarısı dolu, yarısı bok!"...

Bu arada "Çağlayan Parkı, Ankara Çağlayan olursa; Cemal da Camel olur" pankartı olmamış arkadaşlar. Keşke "Camel" olsa, ama olamaz... Olsa olsa, "Hazreti Cemal" olur. Çünkü trend Batılılaşma trendi değil. Trend, "Şarki Ceberut" trendi, tren "Ilımlı İslam" treni... Dolayısıyla, "küçük bir apartman dairesi, Lefkoşa Ağlayan olursa, Mehmet de Muhammed olur", ümmete katılır, ümitlenir, nemalanır... 10 milyar 650 milyon, diyorum. Çok değil be... İnsafa gelin.

Son olarak, parkın isminin önündeki Ankara sıfatına darılan yiğit "kültür ve tarih gardiyanlarına" sesleniyorum. Çok üzülmeyin, hatta biraz umutlanın... Çünkü kültür sadece muhafaza edilmez, aynı zamanda yaratılır; tarih sadece hatırlanılmaz, aynı zamanda yazılır. Gözlerinizin önünde cereyan eden ders, "gerçekliğin kültürel sermayeyle yeniden üretilmesi" dersidir. Elinizdeki gazeteyi bir köşeye bırakın ve Edward Said, Jean-Paul Sartre, Michel Foucault, George Orwell, Christopher Hitchens okumaya başlayın.

Kıbrıslı Türkler olarak kültür emperyalizmine ve asimilasyona "hayır" dememizin pek bir anlamı yoktur. Çünkü bağımsızlık ve özgürlük bizim karakterimiz değildir. Zaman, en uygun mandayı, en faydalı himayeyi, en kültürlü emperyalisti seçme zamanıdır. Dileğim, Türkiye Devleti ve Kıbrıs Rum Cumhuriyeti dışında seçenekler oluşturmamızdır.

Derken, Lefkoşa Ağlayan Parkı'nın kiracısı gaipten gelen ıslıklarla ve alkışlarla protesto edilir. Akil belediyemin zabıta ekipleri ve düşünce polisi protestolar sırasında yaşanan ruhsal gerginliğe anında müdahale ederek Mehmet Ratip isimli şahsın bünyesinde bir olay çıkmasını engellerler. Bu yazı da böylece biter.

   1112 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası" eksik bir adam
28 Haziran 2008, Cumartesi   Carlin vs. Ölüm
21 Haziran 2008, Cumartesi   Auctoritas, non veritas...
14 Haziran 2008, Cumartesi   Egemenlik ve dalalet/küfür
07 Haziran 2008, Cumartesi   Demokrasinin yokluğunda "anti-parlamenter" düşünce
31 Mayıs 2008, Cumartesi   Türkiye'den gaibe mektuplar
25 Mayıs 2008, Pazar   Cinsel ilişki yoktur, fantezi vardır... Pornografi ve çilekli kek...
17 Mayıs 2008, Cumartesi   Lacan ve motosikletli kız... Entelektüel yazı ve gündelik yaşam...
10 Mayıs 2008, Cumartesi   Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten sonra olanlar
03 Mayıs 2008, Cumartesi   2012: Denizaltı için şarkı



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital