|
Sevgili gaip,
4 Mayıs 2008'den beri Türkiye'de Youtube'a erişim yasak. Bu web sitesi üzerinden Atatürk'e küfredenler varmış. Küfredenleri maddi veya manevi desteklediğimi hatırlamıyorum. Hafızama güveniyorum. Ama yine de kişisel bilgisayarımdaki web tarayıcıma "www.youtube.com" yazdığımda, Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin "kararlı" bir şekilde, senin üzerine inşa ettiği kanuniyet illüzyonuna güvenerek, bana küfrettiğini görüyorum. Buna nasıl izin veriyorsun, aslında anlıyorum. Sen gaipsin. "Hiç yoktan" yasaklar getirirken, hiç umut yokken yoktan özgürlükler var ediyorsun. Umutsuzluğu özlememiz mi gerek? Bunu mu ima ediyorsun?
Sevgili gaip,
Bülent Ersoy 18 Haziran'da "halkı askerlikten soğutma" suçlamasıyla Bakırköy Adliyesi'nde yargılanacak. Bir gün Bülent Hanım'la, hâlâ aramızda keskin bir dünya görüşü farklılığı olduğunu düşünmeme rağmen, aynı görüşte buluşacağım hiç aklıma gelmezdi. Ama belli ki sen buna da kadirsin. Yaklaşık altı ay kadar önce, buralarda her köşe başında "Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez" sloganı atılırken, yazmıştım: Şehitler hâlihazırda ölüdürler ve vatan bölünebilirlik üzerine kuruludur. Bülent Hanım benim kadar çıkıntılık da etmedi. 'Oğlum olsa askere göndermezdim,' makamında şeyler söyledi. Çünkü şehitlerin gerçekten öldüklerini düşünebilecek kadar mantıklı ve gerçekçiydi.
Bülent Hanım'ın üç yıl hapsi isteniyor ve iddianamede halkın benimsediği 'Her Türk asker doğar' özdeyişinin 'ulviyet ve kutsiyet'ine karşı 'propaganda' yaptığı öne sürülüyor. Bülent Hanım da asker doğmuştu herhalde, değil mi gaip? Belli ki doğduğu gibi kalmamış; tıpkı senden doğan dünya gibi... Kaldı ki o dünya artık düşünce özgürlüğünün, devleti veya toplumun bir kesimini sarsan, şok eden ve endişelendiren bilgi ve düşünceler için de geçerli olabileceği ilkesini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'yle yine senin üzerine inşa ettiği kanuniyet namına bağrına basmış. Ama bir sözleşmeden fazlası gerek, değil mi gaip? Korkmadan kâfirleşmek, inadına dünyevileşmek gerek. Ne dersin?
Sevgili gaip,
Geçtiğimiz salı günkü Radikal Gazetesi'nin manşetine bakakaldım: 'Flört de zinaymış'. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi web sitesinde buyrulanları anlatan bir haber. Neler buyrulmuş? 'Bir hadiste Hz. Peygamber zinaya zemin hazırlayıcı her gayrimeşru ilişkinin, flörtün zina olduğunu belirtmiştir,' buyrulmuş. 'Aralarında evlenme engeli bulunmayan bir kadın ile erkeğin baş başa kalması yasaklanmıştır. Kadının yanında mahremi olmadan yolculuk etmesi uygun değildir,' buyrulmuş. 'Cinsi uyarıcılık özelliği bakımından kadınların durumu çok daha hassastır. Hz. Peygamber, kadınların kendi evleri dışında koku sürünerek dolaşmalarını edep dışı bir davranış olarak değerlendirmiştir,' buyrulmuş. Anladın mı gaip? Karanlığın aydınlandı mı? Bu karanlık yasaklar diyarında sende bile bir ışık görmem hiç yoktan iyi.
|